Çarpıntıyı hafife almayın! Uzmanından inme ve kalp yetersizliği uyarısı
Çarpıntıyı hafife almayın! Uzmanından inme ve kalp yetersizliği uyarısı
İçeriği Görüntüle

Kadınların üreme döneminin sona erdiği doğal bir süreç olan menopozun görülme yaşının son yıllarda düştüğüne yönelik değerlendirmeler bulunsa da bilimsel veriler doğal menopoz yaşının dünya genelinde 45-55 arasında olduğunu gösteriyor.

Yaşam tarzındaki değişiklikler, çevresel faktörler ve tıbbi gelişmelerle birlikte menopoz sürecine ilişkin farkındalığın da arttığı belirtiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Op. Dr. Gülbin Destici İşgören, 45 yaşın altında menopoz belirtileri yaşayan kadınların erken menopoz ihtimaline karşı kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmasını önerdi.

İŞGÖREN: "BELİRTİLERİ ERKEN FARK ETMEK ÖNEMLİ"

Menopozun adet döngüsünün kalıcı olarak sona ermesiyle tanımlandığını belirten Op. Dr. İşgören, sürecin genellikle perimenopoz adı verilen geçiş dönemiyle başladığını söyledi.

İşgören: "Menopoz genellikle perimenopoz adı verilen geçiş dönemiyle başlar. Bu dönemde hormon seviyelerindeki dalgalanmalar nedeniyle sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku sorunları, ruh hali değişiklikleri, vajinal kuruluk ve kemik yoğunluğunda azalma gibi çeşitli belirtiler ortaya çıkabilir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bu belirtileri erken fark etmek ve yönetmektir" ifadelerini kullandı.

SICAK BASMALARINA VE KEMİK SAĞLIĞINA DİKKAT

Menopoz öncesinde ve sırasında ortaya çıkabilecek belirtilerin daha rahat yönetilebilmesi için yaşam tarzında bazı değişiklikler yapılabileceğini belirten İşgören, sıcak basmalarına karşı hafif kıyafetlerin tercih edilmesini, kafein ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmasını önerdi.

Kemik sağlığı için kalsiyum ve D vitamini alımının gözden geçirilmesi gerektiğini belirten İşgören, süt ürünleri ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesini, güneş ışığından yararlanılmasını tavsiye etti.

İşgören, kalp sağlığının korunması için kan basıncı ve kolesterol seviyelerinin düzenli olarak kontrol edilmesini, sigara kullananların ise bırakmasını önerdi. Sigaranın menopoz belirtilerini şiddetlendirebileceğini ve erken menopoza yol açabileceğini belirten İşgören, düzenli egzersiz ve dengeli beslenmenin de bu geçiş sürecinin daha rahat geçirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

HAFTADA EN AZ 150 DAKİKA EGZERSİZ ÖNERİLİYOR

Menopozun doğru yaklaşımla yönetilebileceğini belirten İşgören, beslenme ve yaşam tarzındaki değişikliklerin önemine dikkat çekti.

İşgören: "Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin balık, fındık ve tohum gibi gıdalar hormon dengesini destekler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, kilo kontrolüne yardımcı olur ve sıcak basmalarını azaltır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapın. Yürüyüş, yoga veya yüzme hem fiziksel hem de zihinsel sağlığın korunmasına katkı sağlar" dedi.

"HORMON TEDAVİSİ HERKES İÇİN UYGUN OLMAYABİLİR"

Menopoz belirtilerinin günlük yaşamı etkilemesi halinde tıbbi destek alınması gerektiğini belirten İşgören, hormon tedavisinin her kadın için uygun olmayabileceğine dikkat çekti.

İşgören: "Belirtiler günlük hayatınızı etkiliyorsa hormon replasman tedavisi gibi seçenekleri doktorunuzla değerlendirin. Ancak hormon tedavisi herkes için uygun olmayabilir ve meme kanseri öyküsü bulunanlarda risk taşıyabilir. Bitkisel takviyeler bazı kadınlarda rahatlama sağlayabilir ancak bunları da doktora danışmadan kullanmayın" diye konuştu.

MENAPOZUN PSİKOLOJİK ETKİLERİ DE GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Menopoz döneminde psikolojik değişimlerin de yaşanabileceğini belirten İşgören, bu etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

İşgören: "Menopoz, anksiyete veya depresyonu tetikleyebilir. Meditasyon, mindfulness uygulamaları veya destek gruplarına katılmak faydalı olabilir. Cinsel sağlık için lubrikanlar ve egzersizler önemlidir. Partnerinizle açık iletişim kurmaya özen gösterin" ifadelerine yer verdi.

"RUTİN KONTROLLER İHMAL EDİLMEMELİ"

Menopoz döneminde düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çeken İşgören, yıllık jinekolojik muayenelerin yanı sıra mamografi ve kemik yoğunluğu testlerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

İşgören, "Yıllık jinekolojik muayeneler, mamografi ve kemik yoğunluğu testleri ihmal edilmemelidir. Bu sayede osteoporoz ve kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklar erken dönemde tespit edilebilir. Bu adımlar, menopozu bir krizden ziyade yeni bir başlangıç olarak görmenizi sağlar" dedi.

ERKEN MENAPOZ 40-45 YAŞ ARASINDA GÖRÜLEBİLİYOR

Erken menopoz hakkında bilgi veren İşgören, menopozun ortaya çıktığı yaşa göre farklı tanımlamalar yapıldığını söyledi.

İşgören: "Menopozun 40 yaşından önce gerçekleşmesi ‘prematür menopoz’, 40-45 yaş arasında görülmesi ise ‘erken menopoz’ olarak tanımlanır. Erken menopoz, kadınların yaklaşık yüzde 5’ini etkiler. Osteoporoz, kalp hastalıkları ve infertilite gibi uzun vadeli riskler taşıdığı için erken tanı önemlidir" dedi.

ERKEN MENOPOZDA GENETİK VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER ETKİLİ OLABİLİYOR

Erken menopozda genetik ve çevresel faktörlerin rol oynayabileceğini belirten İşgören, ailede erken menopoz öyküsü bulunmasının riski artırdığını söyledi.

İşgören: "Ailede erken menopoz öyküsü bulunması riski artırır. Sigara kullanan kadınlarda menopoz 1-2 yıl daha erken görülebilir. Alkol tüketimi ve düşük fiziksel aktivite de riski artıran faktörler arasındadır. Tiroid sorunları, romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar, enfeksiyonlar, kemoterapi veya radyasyon tedavileri erken menopoza yol açabilir. Overlerin alınması doğrudan erken menopoza neden olur. Düşük sosyoekonomik durum, erken yaşta adet görmeye başlama ve belirli etnik kökenler de etkili olabilir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA