MEMDUH GÜNEY – EGE TELGRAF- İzmir Büyükşehir Belediyesi haziran ayı olağan meclis toplantısında İzmir’in çevre sorunları gündeme geldi. Başkan Tugay idaresinde geçen mecliste Gediz Nehri, Melez Çayı ve İzmir’deki sivrisinek ilaçlamasıyla ilgili konular tartışıldı. Arıtma tesisleriyle ilgili konuşan Başkan Tugay, “Mevzuat diyor ki nüfusu iki binden az olan yerlerde arıtma tesisi zorunlu değil foseptik sistemiyle kanalizasyon yürütülüyor. Bazı özel durumlar mesela Kaymakçı cezaevi. Burasının arıtma tesisi yok. Buraya arıtma tesisini Adalet Bakanlığı ve cezaevi yapmalı. Biz de onlardan bu konuda talepte bulunuyoruz ancak ilerleme sağlayamadık. Küçük Menderes boyunca ruhsatları il tarım müdürlüğü tarafından verilmiş olan hayvan besleme damları var. Buralardan deşarjların olduğunu biliyoruz. Benzer şeyleri Gediz’de yaşıyoruz. Gediz’de 56 noktadan su örneği alınıyor. Nerelerden, hangi noktalarda kirlilik olduğunu biz raporlayabiliyoruz. 3-4 aydır bu analiz yapılıyor ve ilgili kurumlara bildiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ne sanayi ne de tarım kökenli deşarjla ilgili denetleme ve yaptırım yetkisi yok. Bu tür eleştirileri getirirken bu tür detayları da ortaya koymalısınız. Mevcut arıtma tesislerinin yükü azalsın diye yağmur suyu ayrıştırma altyapısı yapılıyor. Arıtma tesislerinin iyileştirilmesiyle ilgili pek çok projeyi adım adım gerçekleştiriyoruz. Arıtma tesisinden çıkan suyun tekrar tarımsal sulamada kullanılabilecek hale getirilmesi deniz suyu arıtmayla eşdeğer bir yatırım gerektiriyor. Oldukça maliyetli bir iş. Kademe kademe bunu yapacağız. Ödemiş’te de yapacağız. Bunun zaman alacağını belirtmek isterim. İzmir Büyükşehir Belediyesi çok basit yöntemle kanalizasyondan çıkan suyu kullanılabilecek hale getiremiyor. ÇED onayları gerekiyor.
“GEDİZ’İ KURTARACAĞIZ”
AK Partili Hüsnü Boztepe, “Biz hep birbirimizi suçluyoruz. Gediz kirli mi kirli, Gediz, Körfez’i kirletiyor mu hayır. Bütün çiftçiler bu konuda mağdur. Bunun önceliğini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay başlatacak arkasından ilgili tüm belediyeler, valilikler herkes taşın altına elini koyacak. Herkes o masanın etrafına oturacak ve Gediz’i kurtaracağız” dedi.
“ÇABAMIZA UYGUN KARŞILIK GÖRMEDİK”
Tugay, “Konu belediyelerle çözülmüyor. Pek çok kurumun dahil olması lazım. Bu konudaki çabamıza uygun bir karşılık henüz göremedik eğer yardımcı olursanız minnettar oluruz” dedi.
“GEDİZ’İN NE TAŞIDIĞINI BİLMİYORUM DEMEK”
CHP’li Selçuk Karakülçe ise “Yürekten katılıyorum. Bunu iyi niyet göstergesi olarak algılıyorum. Gediz, Körfez’i kirletmiyor demek Gediz’in ne taşıdığını bilmiyorum demek. Gediz, Körfez’i kirletmiyor demek çok doğru bir yaklaşım değil. Gediz, Körfez’e büyük bir kirlilik taşıyor. İstiyorlarsa tespit ettiğimiz noktaları ziyaret ederiz. Geride bıraktığımız yılda büyük bir yağış kirliliği vardı” ifadelerini kullandı.
“İZMİRLİ MARUZ KALMADAN”
AK Partili Dilaver Kişili, “Yeşildere, Melez Çayı’nda her sene aynı görüntüyü yaşıyoruz. Burada sadece koku değil görüntüyü de yaşıyoruz. Bir çalışma yürütülüyor haziran sonunu buluyor ama tam sıcakların çöktüğü dönemde üstü kireçle kapatılan katı atık ağır bir metal kokusuna neden oluyor. Bu çok daha erken yok edilemez mi? Derenin taşıması da bitti. Bu çirkin görüntüye ve kokuya İzmirli maruz kalmadan bunu daha erkene çekmek mümkün değil mi?” dedi.
“KÖRFEZ’İN TEMİZLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ”
Başkan Tugay, “Normalde her yıl Melez’in temizliği Nisan ayının ikinci haftasında başlar birkaç hafta sürer Melez Çayı’nın ağzındaki çamur temizlenir. Bunu yaşamamız için Melez’i doldurmamız lazım. Melez, Arap Deresi gibi bölgelerin şehrin içerisinde denizin ulaştığı yere kadar kirletiliyor. Bir kısmı endüstriyel bir kısmı insan kaynaklı bir kısmı da tarımsal. İnsanlar dereleri temiz tutmuyor ve her türlü atıkları atıyor. Bunlar rutin olmuş işler. Bu sene Nisan ayı içerisinde başlanamadı çünkü yağışlar vardı. Bayram boyunca dahil bir an önce temizlik çalışmasının yapılması için İZSU çok yoğun çaba sarfetti. İşin önemli bir kısmı halloldu. Çamur kaldırılırken koku yayılıyor ve bu yüzden kireç dökülüyor. Bu biraz zorunlu biraz da rutin bir çalışma. Dereler akmaya ve kirliliği taşımaya devam ettikçe bunu yaşayacağız. 15 gün içerisinde dere içerisinde hiçbir malzeme kalmayacak. Bu temizlik Körfez’in temizliği için, yaz ayında koku olmaması için önemli” dedi.
“AFRİKA’YA AİT YENİ TÜR”
Sivrisinek konusuyla ilgili olarak Tugay, “Şunu iddia edebilirim İzmir tarihinin gördüğü en geniş en kapsamlı en yoğun sivrisinek ilaçlamasını bu sene yapıyoruz. Buna ocak ayında başladık. Yumurtlama dönemi atlanmasın diye. Ancak bir sorunumuz var. Belki bu vesileyle bunu açıklamak isterim. Bu sorun sadece İzmir’in değil Türkiye’nin batı kesimler ve Akdeniz kıyılarında yaşanan bir sorun. Hatta Avrupa’da bile yaşanıyor. Nedeni ise birkaç sene öncesine kadar yeni bir sivrisinek türü iklim krizi nedeniyle sıcaklıkların artması sebebiyle Afrika’ya ait bir türken maalesef artık bölgemizde var. Bununla mücadele bildiğimiz sivrisinek türüne göre daha zor. Bildiğimiz türler sadece sulak alanlarda çoğalıyor ve belli başlı yerleri ilaçladığınızda bununla baş edebiliyorsunuz. Ancak bu tür hafif nemli bir toprağın olduğu bir yerde çoğalıyor. Bu sorun ciddi bir sorun. Bu konuyla ilgili bilim insanlarını davet ederek bir buluşmanın olduğu toplantı yapacağız. Bu sadece bu yılın değil önümüzdeki yıllarında sorunu olacak. Bu belediyenin ihmalinin olmadığı ancak içinde yaşadığımız iklim ortamının bize yaşattığı bir sorundur. Türkiye’nin diğer şehirlerinde de var” ifadelerini kullandı.




