
E-LİFE A.K.A. İSKENDER’DEN “ALATURKA”: UNDERGROUND RAP’E GÜÇLÜ DÖNÜŞ
Türkçe underground rap sahnesinde uzun bir sessizliğin ardından dikkat çeken bir geri dönüş yaşanıyor. E-Life a.k.a. İskender, “Alaturka” adlı yeni şarkısıyla müzikseverlerle buluştu. 2005 yılında müzik yolculuğuna başlayan, 2009 yılında ise üretimlerine ara veren MC, prodüktör ve DJ kimliğiyle tanınan sanatçı, 2024 sonrasında yeniden stüdyoya girerek üretimlerine kaldığı yerden devam ediyor.
“Alaturka”, E-Life a.k.a. İskender’in yıllara yayılan birikimini ve underground rap kültürüne olan bağlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Parça, hem sözlerinde hem de altyapısında Türkçe rap’in sokak ruhunu ve alaturka dokunuşları bir araya getirerek dinleyiciye samimi ve sert bir anlatı sunuyor. Sanatçı, müziğinde ticari kaygılardan uzak, özüne sadık bir çizgi izlediğini bir kez daha gösteriyor.
Yeni single Spotify, Apple Music ve YouTube Music platformlarında yayınlandı. Bununla birlikte klip çalışması da YouTube üzerinden dinleyicilerin erişimine açıldı. Sanatçının “Alaturka” için hazırlanan videosuna şu bağlantıdan ulaşmak mümkün:
https://youtu.be/0gcd_6IxzJ8
Müzikal yolculuğunu “Türkçe Underground Rap” ekseninde tanımlayan E-Life a.k.a. İskender, geçmişten bugüne edindiği tecrübeyi yeni dönem işlerine yansıtıyor. 2000’li yılların başındaki underground ruhunu bugünün sound anlayışıyla harmanlayan sanatçı, “Alaturka” ile eski dinleyicilerine nostaljik bir selam gönderirken, yeni kuşak rap dinleyicilerine de güçlü bir alternatif sunuyor.
Sanatçı, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarda üretmeye devam edeceğinin altını çiziyor. Dinleyicileriyle iletişimini Instagram üzerinden sürdüren E-Life a.k.a. İskender’e şu adresten ulaşılabiliyor:
https://www.instagram.com/elifeakaiskender
“İvazpaşalı İskender’den sevgi ve saygılar” mesajıyla dinleyicilerine seslenen sanatçı, “Alaturka” ile birlikte müzik yolculuğunda yeni bir sayfa açmış görünüyor. Underground rap sahnesinde kalıcı izler bırakmayı hedefleyen bu dönüş, şimdiden dikkat çekmiş durumda.

SAĞLIK, YÖNETİM VE VİZYONUN GÜÇLÜ BULUŞMASI: DR. DEMET ENSARİ ŞAYLI
Sağlık sektöründe klinik uzmanlık ile yönetsel vizyonu bir araya getirebilen isimler, günümüzde fark yaratan liderler arasında yer alıyor. Bu çok yönlü yaklaşımın güçlü temsilcilerinden biri olan Dr. Demet Ensari Şaylı, akademik birikimi, uzun yıllara dayanan kurumsal deneyimi ve uluslararası bakış açısıyla sağlık yönetimi ve sağlık turizmi alanlarında dikkat çeken bir kariyere imza atıyor.
1980 yılında Ankara’da doğan Dr. Ensari Şaylı, 2003 yılında Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden yüksek onur öğrencisi olarak mezun oldu. Mezuniyetinin ardından 2003–2023 yılları arasında Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi başta olmak üzere Başkent Sağlık Kurumları’nda farklı kademelerde görev alarak sağlık hizmetlerinin hem uygulama hem de yönetim boyutlarında kapsamlı bir deneyim kazandı.
Mesleki gelişimini akademik çalışmalarla destekleyen Şaylı, 2023 yılında Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sağlık Yönetimi ve Yöneticiliği alanında yüksek lisansını tamamladı. Ayrıca 2022 yılında Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde “Sağlık Turizmi Sorumlusu” sertifika programını başarıyla bitirerek uluslararası sağlık turizmi süreçlerinde uzmanlığını pekiştirdi. Etkili iletişim, proje yönetimi, sağlık turizminde pazarlama ve imaj yönetimi alanlarında aldığı sertifikalar, onun çok yönlü donanımını ortaya koyuyor. Bu konularda çeşitli dergi ve bloglarda yayımlanmış çok sayıda yazısı da bulunuyor.
Akademik yolculuğunu 2025 yılında Health Sciences Atlantic International University’den aldığı doktora derecesiyle tamamlayan Dr. Demet Ensari Şaylı, uluslararası düzeyde de uzmanlığını belgeledi. Çok iyi derecede İngilizce, orta derecede Arapça bilmesi, küresel iş birlikleri açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Hâlen ASÜER Danışmanlık & Yatırım Şirketi’nde Kurumsal İlişkiler ve Pazarlama Direktörü olarak görev yapan Şaylı, aynı zamanda Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi olarak sektöre stratejik katkılar sunuyor. Özellikle Kastamonu ve ilçelerinde ekoturizm ve sağlık turizmi yatırımlarına odaklanan çalışmalarıyla sürdürülebilir ve yenilikçi projelere öncülük ediyor.
Yetenekleri, özgün projeleri, güçlü iletişimi, vizyoner bakış açısı ve pozitif enerjisiyle öne çıkan Dr. Demet Ensari Şaylı, sağlık ve yönetim dünyasında ilham veren bir lider profili çiziyor.
EFLATUN: KENDİ RENGİNDE BİR MÜZİK EVRENİ
İzmir doğumlu sanatçı Oğuz Kaan Özdemir, müzik dünyasında “Eflatun” adıyla biliniyor. 22 Şubat 1979’da İzmir’de dünyaya gelen sanatçı, Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Nefesli Çalgılar Bölümü’nden mezun oldu. Korno üzerine uzmanlaşan Eflatun, kariyerine İzmir Senfoni, İzmir Opera ve Antalya Opera Orkestraları’nda görev alarak başladı.
Yıllar süren klasik müzik tecrübesinin ardından kendi üretimlerini hayata geçirmek üzere İstanbul’a taşındı. 2009 yılında çıkardığı “Cennette Bir Akşamüstü” albümüyle müzik dünyasına güçlü bir adım atan sanatçı, aynı adlı şarkısında mors alfabesi kullanarak dünyada bir ilke imza attı.
Eflatun; söz, müzik ve aranjman süreçlerinde tamamen kendi imzasını taşıyan özgün tarzıyla tanınıyor. “Yerli ve üretken bir müzisyen” olarak anılan sanatçı, kendi kliplerini çeken, mix ve mastering aşamalarını da kendisi üstlenen az sayıda müzisyenden biri.
Yıllar içinde Gülben Ergen, Mustafa Ceceli, Mustafa Sandal, Burcu Güneş, Ziynet Sali, Funda Arar ve Fatih Erkoç gibi birçok usta isme şarkılar verdi. Ayşegül Aldinç, Nalan ve Burcu Güneş’le yaptığı düetlerle de dikkat çekti. 2012’de yayımladığı “Çıkmaz Sokaklar” albümü ise, Burcu Güneş ile seslendirdiği aynı adlı şarkısıyla büyük beğeni topladı.
Kendine has müzikal kimliği, derin sözleri ve çok yönlü birikimiyle fark yaratan Eflatun, aynı zamanda Tan Sağtürk Akademi Çekmeköy’de “Bestecilik Atölyesi” bölümünde genç yeteneklere rehberlik ederek müzik üretiminin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulundu.
Son dönemde Gözde Lora ile birlikte farklı sahnelerde performans sergileyen sanatçı, sahne enerjisi, güçlü iletişimi, vizyoner yaklaşımı ve karizmatik duruşuyla dikkat çekiyor.
Müziğin yanı sıra Eflatun, son yıllarda sağlık ve bütünsel iyileşme alanına da yönelmiş durumda. Son 4 yıldır İngiltere CHE Homeopathy Enstitüsü’nde eğitim görmekte olan sanatçı, bu yıl mezun olarak Homeopath unvanıyla sağlık sisteminde aktif biçimde çalışmaya başladı.
Yeni albüm çalışmalarına devam eden Eflatun, üretimlerinde ticari kaygılardan uzak, sanatsal niteliği yüksek eserler ortaya koymayı sürdürüyor. Müzikte samimiyetin ve içsel ifadenin gücüne inanan sanatçı, “Her şarkının bir ruhu, her melodinin bir hikayesi vardır” diyerek yoluna emin adımlarla devam ediyor.
“DÜŞÜRDÜN BENİ” YAYINDA: ERHAN YÜZGEÇ’TEN AYRILIĞIN VE HÜZNÜN İÇTEN ANLATIMI
Müziğe olan tutkusunu çocukluk yıllarından itibaren sürdüren Erhan Yüzgeç, uzun soluklu müzik yolculuğuna yeni bir iz daha ekledi. 1976’dan bu yana söyleyerek ve dinleyerek büyüttüğü müzik sevgisini, 2019 yılında profesyonel yayınlarla taçlandıran sanatçı, “Düşürdün Beni” adlı teklisiyle müzikseverlerle buluşmaya devam ediyor.
YouTube başta olmak üzere dijital platformlarda paylaştığı birçok video ve kliple kendi dinleyici kitlesini oluşturan Erhan Yüzgeç, bu çalışmasıyla profesyonel bir müzik kanalı olan netd müzik’te de yer alarak önemli bir adım attı. 16 Kasım 2020 tarihinde yayınlanan “Düşürdün Beni”, kısa sürede dinleyicilerin duygusal bağ kurduğu eserlerden biri haline geldi.
Sözleri Ertuğrul Polat’a, müziği Kemal Arapoğlu’na ait olan eser; ayrılık, hüzün ve aşkın ardından gelen kopuşu yalın ama derin bir dille anlatıyor. Düzenlemesi Ali Kemal Arapoğlu tarafından yapılan şarkının video klip yönetmenliğini ise Turgay Ceylaner üstleniyor. İçten anlatımıyla dikkat çeken “Düşürdün Beni”, söylendiği sesle anlam kazanan ve duyguyu doğrudan dinleyiciye geçiren güçlü bir anlatı sunuyor.
Erhan Yüzgeç’in repertuvarı içinde özel bir yere sahip olan bu çalışma, diğer şarkılar arasındaki güzelliğini korurken; anlamı ve derinliğiyle kendini daha belirgin biçimde hissettiren eserlerden biri olarak öne çıkıyor. Sanatçı, bu ve benzeri şarkılarla kendini müzikle ifade etmeye, dilinden anlayan dinleyicilerle yoluna kararlılıkla devam ediyor.
Erhan Yüzgeç’in, Güncel Müzik etiketiyle yayınlanan “Düşürdün Beni” adlı tekli çalışmasının video klibi, netd müzik YouTube kanalında izlenebiliyor.
🎵 YouTube bağlantısı:
https://www.youtube.com/watch?v=3r-yKIAMIJs
SESSİZLİĞİN SESİ: GÜLŞEN GÜNAY
Van’ın Erciş ilçesinden yükselen bir ses… Kimi zaman kamera karşısında güncel gelişmeleri Türkiye’ye aktarıyor, kimi zaman mikrofonun ardında dinleyicinin hayal dünyasına dokunuyor, kimi zamansa objektifiyle doğanın kalbini yakalıyor. Gülşen Günay, çok yönlü üretimi ve sahici duruşuyla medya, sanat ve edebiyatın kesişim noktasında kendine özgü bir yer ediniyor.
Erzurum Atatürk Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunu olan Günay, özel eğitim kurumlarında edindiği deneyimlerin ardından rotasını medyaya çevirdi. Bugün TRT Haber yurt muhabiri olarak Van’daki gelişmeleri ekrana taşıyor. Sürekli sahada, çoğu zaman kamera karşısında görev yapan Günay, haberin merkezinde olmayı seviyor.
Mesleki yolculuğunun en güçlü damarlarından biri ise radyo. 2004 yılında memleketi Erciş’te başlayan radyoculuk serüveni, üniversite yıllarında Erzurum’da devam etti. Uzun yıllar Erciş ve Erzurum’daki radyolarda programlar hazırlayıp sundu. Televizyon ile radyo arasında bir tercih yapması gerekse, tereddütsüz radyoyu seçeceğini söylüyor. Ona göre radyonun tılsımı, dinleyiciyle kurulan o görünmez ama derin bağda saklı.
Sunuculuk alanında da deneyimiyle öne çıkan Günay, resmî ve özel organizasyonlarda 22 yıldır sahnede. Bölgenin en büyük kültür sanat etkinliklerinden biri olan İnci Kefali Göçü Kültür ve Sanat Festivali’nin ilk yılından bu yana, tam 12 yıldır sunuculuğunu üstleniyor. Van Gölü’nde yaşayan ve “uçan balık” olarak bilinen endemik inci kefalinin göç yolculuğunu merkezine alan festivalin sesi olmayı sürdürüyor.
Gülşen Günay aynı zamanda ödüllü bir doğa fotoğrafçısı. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda derece alan fotoğrafları bulunuyor. Akdamar Adası’ndaki badem çiçekleri, inci kefali göçü ve Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı temalı çalışmaları estetik ve belgesel değer taşıyor.
Edebiyat, üretim alanlarının önemli bir parçası. Yayımlanmış üç kitabı bulunan Günay, iki şiir kitabının ardından “İnci / Deli Suyun Kalbi” adlı eserinde, inci kefalinin zorlu yaşam mücadelesini fotoğraflarla ve balığın kendi ağzından anlattı.
24 Aralık 2025’te Ankara’da düzenlenen 2. Platin Melek Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Yurt Muhabiri” ödülüne layık görülen Gülşen Günay; vizyonu, özgün projeleri, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve çok yönlü birikimiyle dikkat çekiyor. Gürültülü şehirlerden çok sessizliğin insanı olduğunu söyleyen Günay, sesiyle, sözüyle ve görüntüsüyle yaşadığı coğrafyanın hikâyesini anlatmaya devam ediyor.

PROF. DR. KADİRHAN SUNGUROĞLU: BİLİM, VİZYON VE LİDERLİĞİN BULUŞTUĞU İSİM
Türkiye’de akademi, sağlık ve toplumsal hizmet alanlarında iz bırakan önemli isimlerden Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu, 1959 yılında Elazığ’da doğdu. Eğitim hayatına Elazığ’da başlayan Sunguroğlu, ortaokul eğitiminin bir bölümünü babası Prof. Dr. Kerim Sunguroğlu’nun görevi nedeniyle Londra’da Haverstock School’da tamamladı. Türkiye’ye döndükten sonra Elazığ Lisesi’nden mezun oldu ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanarak tıp eğitimine başladı.
1986 yılında mezun olan Sunguroğlu, mecburi hizmetinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başladı. 1990 yılında Biyokimya ve Klinik Biyokimya Uzmanı oldu. Akademik kariyerinde hızla yükselerek 1993’te Doçent, 1999’da Profesör unvanını aldı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde uzun yıllar öğretim üyeliği yapan Sunguroğlu, 2000–2012 yılları arasında dört dönem üst üste Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürüttü. 2012–2016 yılları arasında ise Ankara Üniversitesi Rektörlük Koordinatörü olarak görev yaptı.
Bilimsel çalışmalarının yanı sıra girişimci kimliğiyle de öne çıkan Prof. Dr. Sunguroğlu, 1994 yılında Çağ Tıp Merkezi A.Ş.’nin hisselerini devralarak kısa sürede Türkiye’nin en büyük özel laboratuvar zincirlerinden biri olan Çağ Laboratuvarlar Grubu’nu kurdu. Ardından Çağ Hastanesi, üç Çağ Tıp Merkezi ve bir Genetik Tanı Merkezi hayata geçirildi.
Ulusal ve uluslararası alanda önemli görevler üstlenen Sunguroğlu, FISU Sağlık Kurulu üyeliğini beş dönemdir sürdürmekte; Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu’nda uzun yıllar yöneticilik yapmaktadır. Aynı zamanda Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu, Anadolu Böbrek Vakfı ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler üstlenmektedir.
15 Ocak 2024 itibarıyla Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu; vizyonu, çok yönlü birikimi, güçlü iletişimi ve liderlik özellikleriyle dikkat çekmektedir. Geçmişte Bereket TV’de hazırlayıp sunduğu “Sağlığın Bereketi” programıyla da toplumda sağlık bilincinin artmasına katkı sağlamış; bugün ise bilgi ve deneyimini eğitim dünyasına yön vermek için kullanmaya devam etmektedir.

EKRANLARIN GÜVEN VEREN YÜZÜ MELTEM GÜRSOY TYT TÜRK HAFTA SONU ANA HABER’DE
Türk televizyon haberciliğinin dikkati çeken isimlerinden Meltem Gürsoy, başarılı kariyeri, kendine özgü sunum dili ve güçlü iletişimiyle ekranların güven veren yüzlerinden biri olmayı sürdürüyor. 3 Ekim 1989’da İstanbul’da dünyaya gelen Gürsoy, eğitim hayatını da medya odaklı bir çizgide şekillendirdi. İletişim Fakültesi mezunu olan Meltem Gürsoy, akademik yolculuğunu yine iletişim alanında yüksek lisans ile pekiştirdi. Medya sektörüne yazılı basında adım atan Gürsoy, uzun yıllar boyunca farklı medya gruplarında dergi ve gazetelerde çeşitli görevler üstlendi. Bu süreçte edindiği güçlü haber yazımı, analiz ve içerik üretme deneyimi, televizyon haberciliği kariyerinin de sağlam temeller üzerine kurulmasını sağladı. Televizyon ekranlarında ise özellikle 2021 yılında Bengü Türk TV’de hazırlayıp sunduğu “İş Konuşalım” programı ile geniş bir izleyici kitlesinin dikkatini çekti. Programda ekonomi, iş dünyası ve güncel gelişmeleri sade ama etkili bir dille ele alan Gürsoy, moderasyon yeteneğiyle öne çıktı. Show TV’de kısa süren deneyimin ardından Lider Haber’de spikerlik yaptı ve Farklı Açıdan, Zirve, Haber Arena, Barometre, Haftaya Bakış gibi siyaset programlarını hazırlayıp sundu. Haberleri yorumlayan değil, anlamlandıran bir sunum anlayışı benimsedi. Başarılı çalışmaları, kısa sürede ödüllerle taçlandırıldı. Gürsoy, “Yılın En İyi Çıkış Yapan Haber Moderatörü” seçilerek mesleki başarısını tescilledi. Meltem Gürsoy’un kariyerindeki son ve en dikkat çeken adım ise TYT Türk oldu. Gürsoy, TYT Türk Hafta Sonu Ana Haber Bülteni’ni Cumartesi ve Pazar günleri 19.00–20.00 saatleri arasında izleyiciyle buluşturuyor. Güven veren duruşu, net diksiyonu, doğaçlama anlatımları ve güçlü haber okuma tarzıyla hafta sonu gündeminin nabzını tutan Gürsoy, TYT Türk ekranlarında haberciliğe yeni bir soluk getiriyor. Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri, çok yönlü birikimi ve vizyonu ile dikkat çeken Meltem Gürsoy; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, ışıltısı ve ekran uyumuyla modern haberciliğin öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. TYT Türk Hafta Sonu Ana Haber’de sergilediği performans, onun kariyerinde yeni bir zirvenin habercisi olarak değerlendiriliyor ve sektör yöneticileri tarafından da ilgiyle takip ediliyor.

KELİMELERDEN ŞARKILARA: NİHAL ERMAN’IN DİJİTAL MÜZİK YOLCULUĞU
Şiir yazmayı çok seven ve kelimelerinin bir gün şarkıya dönüşmesini hayal eden söz yazarı Nihal Erman, bugün bu hayalini dijital dünyanın sunduğu imkânlarla gerçeğe dönüştürüyor. Kaleme aldığı dizeler, AI destekli müzik prodüksiyonlarıyla müzikle buluşarak Spotify ve YouTube gibi platformlarda dinleyiciyle buluşuyor. Erman, teknolojiyi bir amaç olarak değil; sözlerinin duygusunu daha doğru, daha güçlü ve daha samimi bir biçimde aktaran bir araç olarak görüyor.
Söz merkezli bir üretim anlayışına sahip olan Nihal Erman’ın şarkıları, gündelik ilişkilerden duygusal gelgitlere uzanan geniş bir yelpazede dinleyiciye sesleniyor. Mizahı, nazı ve net tavrı aynı potada eriten dili; özellikle kadın bakış açısını güçlü, özgüvenli ve yer yer eğlenceli bir üslupla ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, şarkılarının kısa sürede dikkat çekmesini sağlıyor.
Bu yolculuğun öne çıkan parçalarından “Takmış Sarı Bere”, enerjik yapısı ve akılda kalan sözleriyle dinleyiciyi gülümseten bir şarkı olarak öne çıkıyor. Sözleri Nihal Erman’a ait olan parça, müziğini Suno.ai ile ürettiği eğlenceli bir çalışma. Günlük flört hâllerini, mesafeli ama ne istediğini bilen bir karakter üzerinden anlatan şarkı, sosyal medyada da ilgi görüyor. “Takmış sarı bere, konuşuyor hede hede!” nakaratı, şarkının hafızalara kazınan bölümlerinden biri.
Bir diğer dikkat çeken eser “Dediğim Dedik” ise çok daha net, iddialı ve tavizsiz bir ruh hâlini yansıtıyor. Yine sözleri Nihal Erman imzası taşıyan şarkı, ilişkilerde sınır koymayı bilen, geri adım atmayan bir duruşu anlatıyor. “Ezbere biliyorum repliklerini, ben seyretmiyorum artık filmini” dizeleriyle Erman, söz yazarlığındaki güçlü ifade yeteneğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Nihal Erman’ın üretim sürecinde dikkat çeken bir diğer nokta ise şeffaflığı. Şarkılarında, müziklerin AI destekli üretildiğini açıkça paylaşan Erman, bu yöntemi bir kısayol değil; sözlerin ruhunu taşıyacak doğru atmosferi yakalamanın bir yolu olarak tanımlıyor. Ona göre önemli olan, dinleyiciyle kurulan bağ ve kelimelerin samimiyeti.
YouTube’da “Nihal Erman Şarkıları” adlı kanalında ve Instagram hesabında aktif olarak üretimlerini paylaşan Erman, aynı zamanda Spotify’daki sanatçı profiliyle de dinleyici kitlesini büyütmeye devam ediyor. Henüz yolun başında olsa da, kelimelere olan tutkusu ve çağın imkânlarını doğru okuyan yaklaşımıyla Nihal Erman, dijital müzik dünyasında kendine özgü bir yer edinmeye aday isimler arasında gösteriliyor.
Kelimelerle başlayan bu hikâye, artık melodilerle yoluna devam ediyor. Ve görünen o ki, Nihal Erman’ın şarkıya dönüşmeyi bekleyen daha pek çok dizesi var.


