Ahbap Arapça’dan dilimize karışan ve “dost, arkadaş, çok sevilen kişi” anlamına gelir. Ahbapla muhabbet kurulur ve o muhabbetlerin tadına doyum olmaz. Çoğu zaman yediğiniz, içtiğiniz bile ayrı gitmez. Ahbaplar birbirlerine karşı da yardımseverdir. Çoğumuzun hayatında böyle kişiler olmuştur, vardır ve olacaktır da.

Ancak şu son Ahbap Derneği olayı her şeyi altüst etti. Halkın önemli bir kesimi tarafından şarkıları yüzünden sevilen bir ismin kurduğu derneğin, topladığı yardımların suistimal edildiğine dair iddialar be başlatılan soruşturma tüm Türkiye’nin yüreğini derinden yaralamıştır. Haluk Levent adlı kişinin bu noktaya nereden geldiği, halkın güvenini nasıl kazandığı ortadadır.

Kurduğu dernek ile yardımsever bir kimliğe bürünen Haluk Levent’in iddia edilen suçları işleyip işlemediğini adli makamlar ortaya çıkaracak. Elbette “masumiyet karinesi” gereği suçu sabit olana dek herkes masumdur. Bu yargılamanın sonucunu Türkiye merakla bekliyor. Dileriz dava toplumda çok derin bir güven kaybına yol açacak bir evreye çevrilmeden sonuçlanır.

Biz Ahbap’ı Haluk Levent’in toplumun farklı kesimleri için gerçekleştirdiği ve bunları zaman zaman da şarkılarına döktüğü iyilik çabaları ile tanımıştık. Evet, şahsi hayatında işlediği bazı mali suçlar yüzünden gözaltına alınıyor ve sevenlerini bir hayli üzüyordu. 6 Şubat Depremleri’nin akabinde de başta Hatay olmak üzere depremzedelere yardım için çalıştığı ağırlıklı olarak kamuoyuna yansımıştı.

O dönemde, “Kızılay bize para ile çadır sattı” iddialarıyla, acının üstüne acı eklenmişti. Kızılay bir hayır kurumuydu ve para ile çadır satamazdı. Buraya kadar her şey normaldi. Ancak Kızılay gibi bir devlet kurumu, yardımı kendi yapmak varken o çadırları bilabedel neden Ahbap’a versindi. Bugün olay daha aşikar anlaşılıyor ki, iyi ki vermemiş. Hani insan o çadırların akıbetini merak etmiyor değil.

Ahbaplık ilişkileri maalesef bununla kalmıyor. Bahis için harcanan paraların yardım paraları olması, bu paraların hiç de üzerinde görünmediği halde Haluk Levent tarafından bu amaçla kullanılması söz konusu. Öyle az buz da değil hani. Trilyonlardan bahsediliyor.

Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent hakkında başlatılan geniş kapsamlı adli soruşturmanın ardından peş peşe gelen tutuklamalar geldi. Aralarında Levent başta olmak üzere, dernek yöneticileri, çalışanları ve bazı avukatların da bulunduğu 40'tan fazla kişi gözaltına alındı. MASAK olarak bilinen Mali Suçları Araştırma Kurulu raporlarına dayandırılan iddialar oldukça ağır. Özellikle 6 Şubat depremleri sonrasında dernek adına toplanan milyarlarca liralık (yaklaşık 4.3 milyar TL) bağışın bir kısmının, şüphelilerin şahsi banka hesaplarına aktarıldığı öne sürülüyor.

Dernek hesapları ile bağlantılı kişilerin yüz milyonlarca liralık yasal ve yasa dışı bahis oynadığı, büyük miktarlarda para kaybedildiği iddia ediliyor. Yine MASAK raporlarına göre, son 2 yılda yurt dışından gelen yaklaşık 210 milyon liralık yardım parasının resmi kayıtlara geçirilmediği de ileri sürülüyor. Ve Deprem bölgesi için sipariş edilen konteynırların üreticilerine ödeme yapılmayarak dolandırıcılık yapıldığı ve bazı iş insanlarından borç karşılığı alınan taşınmazların usulsüz şekilde üçüncü kişilere devredildiği iddialar arasında yer alıyor.

Soruşturmada Haluk Levent'in de bulunduğu 14 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ahbap Derneği’nin tüzel kişiliğine ve dosyada adı geçen tüm şüphelilerin şahsi mal varlıklarına tedbiren el konuldu.

Kim ne derse desin, toplumun bir kesimi tarafından da olsa kabul görmüş bir sanatçının ve derneğin bu hallere düşmesi-düşürülmesi ne yazık ki güven kaybıdır. Bu güven uzun süre geri gelmeyecektir.