Böbrekler, vücuttaki atık maddelerin temizlenmesinin yanı sıra su, tuz ve mineral dengesinin korunması, tansiyonun düzenlenmesi ve kemik sağlığının desteklenmesi gibi birçok hayati görevi üstleniyor. Ancak bazı ürolojik hastalıklar böbreklerin çalışma kapasitesini fark edilmeden azaltabiliyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü, böbrek fonksiyonlarını kalıcı olarak etkileyebilen üç önemli soruna dikkat çekti.
BÖBREK TAŞLARI İDRAR AKIŞINI ENGELLEYEBİLİR
Böbreklerde oluşan taşların idrar kanallarına ilerlemesi, idrar akışının engellenmesine neden olabiliyor. İdrarın böbrekte birikmesiyle oluşan basınç, zaman içerisinde böbrek dokusuna zarar verebiliyor. Hidronefroz olarak adlandırılan bu durum tedavi edilmediğinde böbreğin idrar üretiminden sorumlu hücrelerinde hasara ve kalıcı fonksiyon kaybına yol açabiliyor. İdrarın böbrekte veya idrar yollarında birikmesi aynı zamanda enfeksiyon riskini de artırıyor. Tedavi edilmeyen bazı enfeksiyonların kana yayılması ise ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Yeterli sıvı tüketimi, tuz tüketiminin sınırlandırılması ve düzenli kontroller böbrek taşı riskinin yönetilmesinde önem taşıyor. Taş oluşması durumunda ise günümüzde lazer, kapalı cerrahi ve ses dalgaları gibi farklı tedavi yöntemlerinden yararlanılabiliyor.
BÖBREK TÜMÖRLERİ BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİYOR
Böbrek tümörlerinin erken evrelerinde belirgin şikâyetler ortaya çıkmayabiliyor. Bu nedenle bazı hastalarda tümörler, başka sağlık sorunları nedeniyle gerçekleştirilen ultrasonografi veya tomografi sırasında tesadüfen tespit ediliyor. İleri yaş, sigara kullanımı, hipertansiyon ve obezite böbrek tümörleri açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor. Erken teşhisin böbreğin korunmasında da önemli bir avantaj sağladığını belirten uzmanlar, günümüzde uygulanan nefron koruyucu cerrahi sayesinde bazı hastalarda yalnızca tümörlü dokunun çıkarılabildiğini ve sağlam böbrek dokusunun korunabildiğini belirtiyor.
PROSTAT SORUNLARI BÖBREKLERİ DE ETKİLEYEBİLİR
Özellikle ilerleyen yaşlarda erkeklerde görülen iyi huylu prostat büyümesi, idrar kanalındaki darlıklar ve diğer alt idrar yolu problemleri de böbrek sağlığını tehdit edebiliyor. İdrarın mesaneden yeterince boşaltılamaması, mesanede basınç oluşmasına neden olabiliyor. Zaman içerisinde artan bu basınç böbreklere kadar ulaşarak böbrek fonksiyonlarının bozulmasına yol açabiliyor. Tedavi edilmeyen ileri vakalarda böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilen bu süreç nedeniyle idrar yapma alışkanlığındaki değişikliklerin dikkate alınması önem taşıyor.
BU BELİRTİLERİ GÖRMEZDEN GELMEYİN
Uzmanlar, bazı belirtilerin böbrek ve idrar yollarıyla ilgili önemli sorunlara işaret edebileceğini belirtiyor. İdrarda kan görülmesi, aniden başlayan şiddetli yan ağrısı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve idrar yaparken zorlanma durumunda üroloji uzmanına başvurulması gerekiyor. Herhangi bir şikâyet bulunmasa dahi özellikle 50 yaş ve üzerindeki erkeklerin düzenli ürolojik değerlendirmelerini aksatmaması öneriliyor. Yıllık kontroller ve gerekli görülen görüntüleme yöntemleri sayesinde böbrek, prostat ve idrar yollarıyla ilgili birçok hastalık erken aşamada tespit edilebiliyor. Erken tanı ise böbrek fonksiyonlarının korunmasında en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.