Türkiye Atasını anmaya hazırlanıyor. Salı günü düzenlenecek törenlerle 09.05’te hayat duracak, gözyaşları sel olacak.

Siren sesleriyle başlayacak anma programında saygı duruşu tüm Türkiye’yi ayağa kaldıracak. Ardından sevgi ve minnet içeren şiirler, marşlar ile Ata’ya duyulan derin özlem anlatılacak, emanetlerine sahip çıkılması gerektiği izah edilecek ve gün sevdiği şarkılarla sona erecek.

Hasret, hüzün, şükran duyguları birbirine karışırken İzmir’de hayat duracak ama bazı bölgelerde aynı duyarlılığı göremeyeceğiz, bu duyarsızlık yine üzecek. Bu nedenle önceden yazmak istedim.

Değerli arkadaşlar, 10 Kasım saat 09.05’te hayat durur. Nerede olursak olalım, bu değişmez. Siren çalarken yürüyen donar, trafik durur, esnaf kapı önüne, evdekiler balkona çıkar. 10 Kasım 1938’in kasveti çöker şehre. Kimse yerinden kıpırdayamaz, yalnızca gözler, onların yaşları akar.

Bu ruhu hala kavrayamamış, sahiplenememiş meydanlar, şehirler var. Ne yazık… Sorarım, oradaki Atatürkçü dernekler ne yapar? Öğretmenler, siyasi partilerin gençlik kolları, kadın kolları ne yapar? Kent meydanına bir çelenk koymaktan mı ibarettir yasınız? 10 Kasım saat 9’u 5 geçe hayatı durdurmayacaksanız, ne yapacaksınız?

Çocuklarınıza, gençlerinize öğretin, şehrinizi bu kültürle eğitin. Türk’ün büyük yası için örgütlenin.