1-7 Haziran Türkiye Çevre Haftası ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan THK Güzelbahçe Şube Başkanı ve Çevre Mühendisi Yakup ATEŞ, çevre sorunlarının yalnızca çöp ve geri dönüşüm ekseninde ele alınmasının yetersiz olduğunu belirterek İzmir'in hava, su ve toprak kaynaklarının bütüncül bir yaklaşımla korunması gerektiğini söyledi. Ateş, "Bugün çevreyi konuşurken sadece atıkları değil; kuruyan su kaynaklarını, kirlenen denizleri, azalan tarım topraklarını, artan yangın risklerini ve iklim değişikliğinin etkilerini de konuşmak zorundayız. Çevreyi parçalar halinde değil, bir bütün olarak değerlendirmeliyiz” dedi.
“KÖRFEZ YALNIZCA DENİZDEN İBARET DEĞİL”
İzmir Körfezi’nin kentin çevresel sağlığının en önemli göstergelerinden biri olduğunun altını çizen Ateş, "Körfez yalnızca denizden ibaret değildir. Körfez; arıtma sistemlerinin etkinliğini, dere yataklarının durumunu, sanayi ve yerleşim baskısını, iklim değişikliğinin etkilerini ve kent yönetim anlayışını birlikte yansıtan büyük bir çevre göstergesidir” ifadelerini kullandı.
REHAVET UYARISI
Son dönemde meydana gelen yağışlarla birlikte barajlardaki doluluk artışının olumlu olduğunu ancak bunun rehavet yaratmaması gerektiğini aktaran Ateş, "Su tasarrufu artık bir tercih değil, zorunluluktur. İklim değişikliği nedeniyle yağış rejimleri değişiyor. Bir yıl yoğun yağış alırken diğer yıl ciddi kuraklık yaşayabiliyoruz. Bu nedenle suyu sadece yağmur yağdığında değil, her zaman korumalıyız” dedi.
“ÇEVREYİ KORUMAK ZORUNLULUKTUR”
Yaklaşan yaz ayları ve artan sıcaklıklar sonucu meydana gelen orman yangınlarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Ateş "Bir sigara izmariti, bir cam parçası veya ihmal sonucu yakılan bir ateş, binlerce hektarlık doğal yaşam alanının yok olmasına neden olabiliyor. Yangınla mücadele sadece kurumların değil, toplumun tamamının sorumluluğudur. Temiz hava, temiz su ve sağlıklı toprak olmadan ekonomik kalkınmadan, sağlıklı yaşamdan ve sürdürülebilir gelecekten söz etmek mümkün değildir. Çevreyi korumak sadece ekolojik bir görev değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve stratejik bir zorunluluktur. Dünya Çevre Günü vesilesiyle tüm vatandaşlarımızı doğaya karşı daha duyarlı olmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.





