Yaklaşık 19 bin çocuğun gelişim verilerinin incelendiği çalışma, fiziksel cezaya maruz kalan çocukların hem akademik başarılarında düşüş yaşadığını hem de sosyal davranışlarında belirgin değişimler görüldüğünü gözler önüne serdi. İngiltere ve Kuzey İrlanda odağında yapılan araştırmada, çocukların farklı yaş dönemlerinde (3, 5 ve 7 yaş) maruz kaldıkları fiziksel cezaların uzun vadeli etkileri kronolojik olarak takip edildi. Ortaya çıkan sonuçlar, çocuk gelişimi açısından dikkat çekici farkları ortaya koydu.
“BU ÇOCUKLARDA BAŞARI ORANI DÜŞÜK”
Elde edilen verilere göre, erken yaşlarda fiziksel cezaya maruz kalan çocukların İngilizce ve matematik dahil olmak üzere temel ortaöğretim sınavlarında (GCSE) başarısız olma oranı yüzde 48’e ulaşırken, fiziksel şiddet görmeyen çocuklarda bu oran yüzde 42,3 seviyesinde kaldı. Bu fark, eğitim başarısındaki kırılganlığı net şekilde ortaya koydu. Ayrıca araştırma, fiziksel cezanın yalnızca akademik başarıyla sınırlı kalmadığını; çocukların davranışsal gelişiminde de önemli etkiler yarattığını gösterdi. 3-7 yaş aralığında fiziksel cezaya maruz kalan çocukların, 14 yaşına geldiklerinde akranlarına karşı saldırgan davranışlar sergileme olasılığının yüzde 35 daha yüksek olduğu tespit edildi.
“FİZİKSEL CEZANIN FAYDASI YOK”
Araştırmanın ortak yazarlarından Becca Lacey, fiziksel cezanın çocuk gelişimi üzerinde hiçbir olumlu etkisinin bulunmadığını vurgulayarak, bu uygulamanın hem akademik başarıyı düşürdüğünü hem de ergenlik döneminde antisosyal davranışları artırdığını belirtti. Çalışmaya katkı sunan Anja Heilmann ise yetişkinleri koruyan yasaların çocukları korumakta yetersiz kalmasının ciddi bir etik sorun olduğunu ifade ederek, çocukların fiziksel şiddetten tamamen korunması gerektiğine dikkat çekti.
“MAKUL CEZA” TARTIŞMASI VE YASAL BOŞLUKLAR
Birleşik Krallık’ta Galler ve İskoçya çocuklara yönelik her türlü fiziksel cezayı yasaklamışken, İngiltere ve Kuzey İrlanda’da “makul ceza” savunmasının hâlen yasal olarak geçerliliğini koruması tartışmaları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu yasal boşluğun çocukların korunması açısından risk oluşturduğunu savunuyor. 2023 yılında Woking’de yaşanan ve 10 yaşındaki Sara Sharif davası da bu tartışmaları yeniden gündeme taşımış, “makul ceza” ifadesinin kötüye kullanım potansiyeli kamuoyunda büyük tepki çekmişti. UCL’nin ortaya koyduğu bulgular, fiziksel cezanın çocukların eğitim başarısından sosyal gelişimine kadar birçok alanda olumsuz sonuçlar doğurduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırma, çocukların gelişiminde şiddet içermeyen yaklaşımların önemini bir kez daha bilimsel verilerle gündeme taşıyor.




