Polonya’da hükümet ile cumhurbaşkanlığı arasındaki siyasi gerilim, Anayasa Mahkemesi’ne yönelik polis operasyonuyla yeni bir boyuta taşındı. Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin Senegal’e resmi ziyaret için yola çıktığı sırada, Başbakan Donald Tusk’ın talimatıyla polis ekipleri Anayasa Mahkemesi binasına baskın düzenledi. Mahkeme Başkanı Bogdan Swieczkowski ve yardımcısı Bartlomiej Sochanski bir ay süreyle görevden uzaklaştırılırken, gelişmeler üzerine Nawrocki ziyaretini yarıda keserek ülkeye dönme kararı aldı.
CUMHURBAŞKANI SENEGAL YOLUNDAN GERİ DÖNÜYOR
Polonya’da yaşanan gelişmeler, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin Senegal’e gerçekleştireceği resmi ziyaret için yola çıktığı sırada gündeme geldi. Anayasa Mahkemesi’ne polis baskını düzenlendiği haberini uçakta alan Nawrocki, ziyaretini yarıda bırakarak ülkeye dönme kararı aldı. Kararını açıklayan Nawrocki, “Böyle bir anda başkan Polonya'da olmalı. Senegal'e uçuşumu yarıda kesiyorum. Ülkeme dönüyorum" ifadelerini kullandı.
MUHALEFETTEN VATANDAŞLARA ANAYASA MAHKEMESİ ÇAĞRISI
Operasyonun ardından ana muhalefet kanadı, hükümetin adımına sert tepki gösterdi. Yaşananları hukuka ve anayasaya müdahale olarak değerlendiren muhalefet temsilcileri, gelişmeler için "Dünya çapında benzeri görülmemiş bir darbe" ifadesini kullandı.
Muhalefet liderleri, vatandaşları Anayasa Mahkemesi binası önünde toplanmaya çağırdı. Ülkede siyasi tansiyon yükselirken, gözler Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin Polonya’ya dönüşünün ardından atacağı adımlara çevrildi.
ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI VE YARDIMCISI AÇIĞA ALINDI
Polonya Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartlomiej Sochanski, mahkemenin çalışmalarını engelledikleri gerekçesiyle bir ay süreyle görevden uzaklaştırıldı. Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan açıklamada, kararın Genel Mahkemelerin Yapısına İlişkin Kanun’un 130. maddesine dayandırıldığı belirtildi.
Açıklamada, Swieczkowski ve Sochanski’nin Polonya Parlamentosu tarafından usulüne uygun biçimde seçilen tüm hâkimlerin katılımıyla Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun toplanmasını engelledikleri öne sürüldü. İki ismin ayrıca Anayasa Mahkemesi’nde görülecek davalar için hâkim heyetlerini kanuna aykırı biçimde belirlediği ifade edildi.
Polonya Adalet Bakanı ve Genel Savcısı Waldemar Zurek de Swieczkowski ile Sochanski’nin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve cezai sorumluluğa tabi tutulmaları amacıyla 50 ciltlik soruşturma dosyasını Anayasa Mahkemesi’ne ilettiğini açıkladı.
Mahkeme başkanlığı görevine ise geçici olarak, kurumda en kıdemli isim olan Hâkim Anna Korwin-Piotrkowska’nın getirildiği duyuruldu.
MAHKEME ÖNÜNDE GERGİNLİK: 3 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Anayasa Mahkemesi Başkanı ve yardımcısının görevden uzaklaştırılması, ana muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) tarafından tepkiyle karşılandı. PiS Genel Başkanı Jaroslaw Kaczynski başta olmak üzere parti yöneticileri ve bazı vatandaşlar, gelişmeleri protesto etmek amacıyla Anayasa Mahkemesi binası önünde toplandı. Mahkeme çevresinde geniş güvenlik önlemleri alan polis ekipleri, binaya girmeye çalışan 3 kişiyi gözaltına aldı.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ YENİDEN TESİS ETMEK GÖREVİMİZ
Polonya Başbakanı Donald Tusk, yaşanan gelişmelerin ardından hükümetin adımlarını savunan bir açıklama yaptı. Tusk, “Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek görevimizdir. Yıllarca süren hukuksuzluktan sonra bu, zorlu, bazen acı verici bir süreçtir ve kararlı bir eylem gerektirir. Başka yol yoktur.” ifadelerini kullandı.
POLONYA’DAKİ KRİZİN ARKASINDA NE VAR?
Polonya’da yaşanan siyasi krizin temelinde, yargının bağımsızlığı ve Anayasa Mahkemesi üzerindeki yetki mücadelesi bulunuyor. 2015 yılında iktidara gelen Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), yargı sisteminde gerçekleştirdiği değişiklikler nedeniyle mahkemeleri siyasallaştırmakla suçlandı. 2023 yılında iktidara gelen Başbakan Donald Tusk ise önceki dönemde oluşturulan yargı yapısını değiştirmeye yönelik reform girişimlerinde bulundu.
Ancak PiS’in desteklediği Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile Tusk hükümeti, Anayasa Mahkemesi üyelerinin atanması ve mahkemenin yetkileri konusunda karşı karşıya geldi. Tusk hükümeti, önceki iktidarın yargı üzerindeki etkisini ortadan kaldırmayı hedeflediğini savunurken, muhalefet hükümeti Anayasa Mahkemesi’ni kendi siyasi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalışmakla suçladı.
Geçmiş dönemde yapılan yargı reformlarının meşruiyeti ve yeni hâkimlerin atanmasına ilişkin anlaşmazlıklar, böylece Polonya’nın en üst devlet kurumlarını karşı karşıya getiren bir güç mücadelesine dönüştü. Son gelişmelerle birlikte ülkedeki siyasi ve hukuki krizin daha da derinleşmesi bekleniyor.





