Seyahat

Dışarısı kavuruyor, içerisi üşütüyor! Bu mağara dört mevsim aynı sıcaklıkta: İşte 3 milyon yıllık sırrı

Yaklaşık 3 milyon yıllık Oylat Mağarası, yıl boyunca değişmeyen 15-18 derecelik sıcaklığıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yazın serin, kışın ise sıcak hissedilen mağara hakkında bilinenler

Abone Ol

Bursa'nın İnegöl ilçesinde bulunan Oylat Mağarası, yaklaşık 3 milyon yıllık geçmişi, doğal oluşumu ve dört mevsim değişmeyen sıcaklığıyla ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Yaz aylarında serinlemek isteyenlerin tercih ettiği mağara, kış aylarında ise dışarıdaki soğuk havaya rağmen daha sıcak hissedilen ortamıyla dikkat çekiyor.

3 MİLYON YILLIK DOĞAL OLUŞUM

İnegöl'de Oylat Deresi'nin batı kıyısında yer alan Oylat Mağarası, fay hatları üzerinde meydana gelen depremler sonrasında suların kayaları aşındırmasıyla oluştu. Yaklaşık 750 metre uzunluğunda ve 95 metre yüksekliğe sahip mağara, özellikle yaz döneminde yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği turizm noktaları arasında bulunuyor. Bölgeyi ziyaret eden Arap turistlerin de mağaraya yoğun ilgi gösterdiği belirtiliyor.

SICAKLIĞI DÖRT MEVSİM AYNI KALIYOR

Oylat Mağarası'nın en dikkat çeken özelliklerinden biri yıl boyunca sıcaklığının 15 ila 18 derece arasında sabit kalması. Nem oranı ise yaklaşık yüzde 90 seviyesinde bulunuyor. Bu özelliği nedeniyle yaz aylarında mağaraya giren ziyaretçiler serinlerken, kış aylarında gelenler ise dışarıya göre daha sıcak bir ortamla karşılaşıyor.

ASTIM VE BRONŞİT HASTALARI DA TERCİH EDİYOR

Doğal yapısıyla öne çıkan mağara, astım ve bronşit rahatsızlığı bulunan bazı ziyaretçiler tarafından da tercih ediliyor. Mağarada zaman zaman film ve dizi çekimleri de gerçekleştiriliyor.

SARKIT VE DİKİTLER MİLYONLARCA YILDA OLUŞTU

Mağaranın son noktasına ulaşan ziyaretçiler, yaklaşık 31 katlı bir binanın yüksekliğine denk gelen seviyeye çıkıyor. Mağaradaki sarkıt ve dikitlerin her 1 santimetresinin yaklaşık 16 yılda oluştuğu belirtiliyor. Merdivenlerle gezilebilen mağara, doğal yapısıyla fantastik film sahnelerini andıran görüntüler sunuyor.

ZİYARETÇİLERİN İLGİNÇ GELENEKLERİ

Oylat Mağarası, doğal güzelliklerinin yanı sıra ziyaretçilerin oluşturduğu farklı alışkanlıklarla da dikkat çekiyor. Bazı ziyaretçiler mağara içerisindeki göletlere para atarak dilek diliyor, bazıları ise bilekliklerini belirli alanlara bağlıyor. Zaman zaman spiritüel çalışmalar yapan kişilerin ve mağara toprağını almak isteyen ziyaretçilerin de bölgeye geldiği belirtiliyor.

"TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK İKİNCİ GEZİ MAĞARASI"

Oylat Mağarası işletmecisi Nurcan Yılmaz, mağaranın özelliklerine ilişkin "Oylat Mağarası ölü bir fay hattının üzerinde. Milyonlarca yıl önce gerçekleşmiş büyük depremlerden oluşan kayalık kırıkları ve içinden akan akarsularla oluşmuş bir mağara. Mağaramızın takriben yaşı 3 milyon. Mağaramızın diğer özelliği hala yaşamaya devam ediyor oluşu. Oylat Mağarası içerisinde 750 metrelik bir gezi alanının bulunduğu bir mağara. Gezi alanı olarak Türkiye'nin en büyük ikinci mağarası. Ziyaretçilere açık olmayan daha fazla alanı da var." dedi.

"KRONİK HASTALIKLARI OLANLAR RAHAT NEFES ALIYOR"

Mağaranın sağlık turizmine de katkı sunduğunu belirten Yılmaz, "Astım ve bronşit gibi kronik hastalıkları olan insanların mağaranın 300 metreden sonraki rakımında çok rahat nefes alıyorlar, broşları açılıyor. Mağaramızın 100 metreden sonra ziyaretçilerimizin görebileceği dev sarkıt ve dikitler var. Bunların 1 santimetresi 16 yılda oluşuyor. Yani milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitler. Mağaramızın en son noktasına vardığımızda yerden 93 metre yükselmiş oluyorsunuz. 750 metrede mesafe katetmiş oluyorsunuz. Mağaramız yoğun bir şekilde ziyaretçi alıyor. Yaz ve kış aylarında ortalama 100-350 bin arasında değişen ziyaretçi sayımız var" diye konuştu.

"YÜZ GÜLDÜREN HATIRALARIMIZ VAR"

Yılmaz, mağaranın dört mevsim aynı sıcaklıkta olduğunu vurgulayarak, "Kış aylarında burasının soğuk olduğunu düşünen ziyaretçilerimiz için söylüyorum. İçerideki ısı yaz kış sabittir. 15 ile 18 derece arasında. Kış mevsiminde geldiğinizde ısınırsınız, yaz mevsiminde geldiğinde doğal bir klimanın içerisinde olursunuz. Bunun dışında burasını değerlendirmek isteyen reklam dizi çalışmaları yapan şirketlerle görüşüyoruz. Ziyaretçilerimiz Türkiye'nin hemen hemen her yerinden var. Sadece belli bir kesime ya da belli bir yaş grubuna hitap etmiyoruz. Belki de o anlamda turizm sektöründe çok özel bir yere sahip. Çünkü hem çocukların mutlu olduğu hem gençlerin enteresan bulduğu belli bir yaş üzerindekilerin gezmekten hoşlandığı tek yerdir. Bu anlamda böyle bir yerin işletmecisi olmaktan mutluyum. Büyük teyzelerimiz gelip buradan toprak almaya çalışıyorlar. Spiritüel çalışmalar yapan meslekler var. Onlar gelip burada kendilerince çalışmalar yapıyorlar. Ağaçlarımıza şans bileklikleri bağlanıyor. İçeride göllenmeler var içerisine para atıp şans diliyorlar. Böyle yüz güldüren hatıralarımız var" ifadelerini kullandı.