AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU - EGE TELGRAF/ Bazen bir yolculuk sadece yeni bir yer görmek değildir. Bazen insan, kalabalıklardan uzaklaşıp tarihin sessizce fısıldadığı sokaklarda yürümek, denizin kıyısında zamanı unutturacak bir nefes almak ister. İşte Çanakkale'nin Biga ilçesine bağlı Karabiga tam da böyle bir yer. Marmara Denizi'nin güney kıyısında konumlanan bu sakin sahil beldesi, binlerce yıllık geçmişi, doğal güzellikleri, temiz plajları, balıkçılık kültürü ve kendine özgü mutfağıyla ziyaretçilerine hem huzur hem de keşif dolu bir deneyim sunuyor. Biga ilçe merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan Karabiga, tarih ve doğanın iç içe geçtiği ender yerleşimlerden biri olarak dikkat çekiyor.
BİNLERCE YILLIK TARİHİN İZLERİ
Karabiga'nın en dikkat çekici değerlerinin başında Priapos Antik Kenti geliyor. Beldenin "Kaleler" olarak bilinen bölgesinde yer alan bu antik yerleşimin MÖ 670 yılı dolaylarında Miletoslular tarafından kurulduğu kabul ediliyor. Bereket tanrısı Priapos'un adını taşıyan kent, yalnızca bulunduğu bölgenin değil, antik dünyanın da önemli merkezlerinden biri olarak gösteriliyor. Antik Delos Deniz Birliği üyeleri arasında bulunan Priapos, döneminin ticaret ve denizcilik faaliyetlerinde önemli rol oynadı. Bugün Karabiga merkezine yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan antik kentten geriye ulaşabilen kalıntılar, sit alanı içerisinde korunuyor. Ancak bugüne kadar bölgede kapsamlı bir arkeolojik kazının yapılmamış olması, toprağın altında hâlâ keşfedilmeyi bekleyen pek çok tarihi sır bulunduğu düşüncesini güçlendiriyor. Bu yönüyle Karabiga, tarih meraklıları için adeta açık hava müzesi niteliği taşıyor.
ANTİK DÜNYANIN ÖNEMLİ YAZARLARI
Karabiga'nın tarihi yalnızca kalıntılarla sınırlı değil. Antik çağın önemli isimleri de eserlerinde bu topraklardan övgüyle bahsediyor. Coğrafyacı Strabon, bölgenin kaliteli şarap üretimiyle ün kazandığını aktarırken, tarihçi Thukydides ise Karabiga'nın stratejik konumu sayesinde önemli bir donanma üssü olarak kullanıldığını anlatıyor. Flavius Arrianus'un aktardığı bilgilere göre Büyük İskender'in komutanlarından Panegorus, Granikos Muharebesi öncesinde kenti ele geçirerek önemli bir askeri başarıya imza attı. Pomponius Mela, Plinius, Stephanos Byzantinos ve Ravenna Coğrafyacısı gibi pek çok antik yazarın eserlerinde de yer bulan Karabiga, tarih boyunca önemini koruyan yerleşimlerden biri oldu. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde ise "Pegae" ya da "Pegai" adıyla anılan beldede bir Bizans kalesinin bulunduğu da tarihi kaynaklarda yer alıyor.
DOĞAYLA BAŞ BAŞA BİR KAÇIŞ
Karabiga'nın en büyük zenginliklerinden biri de doğası. Marmara Denizi'nin sakin kıyılarında uzanan belde, gürültüden uzak atmosferiyle ziyaretçilerine dinlenme fırsatı sunuyor. Temiz plajları, denizle iç içe uzanan yürüyüş alanları ve yeşil dokusuyla yılın her döneminde farklı güzellikler sergileyen Karabiga, özellikle şehir yaşamının yoğun temposundan uzaklaşmak isteyenler için adeta nefes alınacak bir adres haline geliyor. Biga'nın kuzeydoğusunda yer alan belde, deniz ve doğanın kusursuz uyumunu aynı anda yaşamak isteyenlerin tercih ettiği noktalar arasında bulunuyor. Gün doğumunda denizin huzur veren sessizliği, gün batımında ise Marmara'nın eşsiz manzarası Karabiga'yı unutulmaz kılıyor.
DENİZLE YAŞAYAN BİR BELDENİN HİKÂYESİ
Karabiga'da hayatın merkezinde deniz bulunuyor. Beldenin ekonomik yapısında balıkçılık ilk sırada yer alırken, çiftçilik ve hayvancılık da önemli geçim kaynakları arasında bulunuyor. Bunun yanında esnaflar, memurlar ve işçiler de bölgenin ekonomik yaşamını şekillendiriyor. Yük ve yolcu taşımacılığı ile yat turizmi açısından elverişli bir konumda bulunan Karabiga, Marmara Denizi'nin önemli kıyı yerleşimleri arasında gösteriliyor. Aynı zamanda birçok balık türünün üreme alanı olarak bilinen bölge, Kocabaş Çayı'ndan taşınan atıklar ile bilinçsiz ve kaçak avcılık nedeniyle çevresel tehditlerle de karşı karşıya bulunuyor. Doğal zenginliklerinin korunması ise beldenin geleceği açısından büyük önem taşıyor.

KÖKLÜ BİR YERLEŞİM
Karabiga'nın geçmişi yalnızca antik dönemle sınırlı değil. Belde, resmi olarak 1910 yılında belediye teşkilatına kavuşsa da 1882 tarihini taşıyan belediye mührü, yerel yönetim geçmişinin çok daha eski yıllara uzandığını ortaya koyuyor. 1920 yılında yeniden kurulan belediyenin ilk başkanı Mehmet İstanbullu oldu. 2017 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 4 bin 475 kişinin yaşadığı Karabiga, küçük nüfusuna rağmen köklü geçmişini ve kültürel değerlerini bugüne taşımayı başaran önemli yerleşimlerden biri olmayı sürdürüyor.
SOFRASINDA MARMARA'NIN BEREKETİ
Karabiga mutfağı da beldenin kültürel mirasının en önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Deniz ürünlerinin ağırlıkta olduğu mutfakta zeytinyağlı yemekler de önemli yer tutuyor. Yöreye özgü Ovmaç Çorbası, un, su, soğan ve salçanın bir araya gelmesiyle hazırlanırken, Papaz Yahnisi ise sarpa balığı, üzüm koruğu, soğan, domates ve biber kullanılarak yapılan farklı aromasıyla dikkat çekiyor. Bölgenin sevilen lezzetlerinden biri olan Tumbi ise göce olarak bilinen buğday, patlıcan, domates ve çeşitli baharatlarla hazırlanarak sofralara geliyor. Karabiga'yı ziyaret edenler için bu yöresel tatlar, bölgenin kültürünü yakından tanımanın en lezzetli yollarından biri oluyor.
ULAŞMAK SANILDIĞINDAN ÇOK DAHA KOLAY
Karabiga, kara ve deniz ulaşımı açısından avantajlı bir noktada bulunuyor. Bursa üzerinden yola çıkanlar Karacabey ve Bandırma güzergâhını takip ederek Biga'ya ulaştıktan sonra Karabiga yönünü gösteren kavşaktan ayrılıyor ve yaklaşık 20 kilometrelik yolculuğun ardından beldeye varabiliyor. Çanakkale yönünden gelenler ise Lapseki ve Balıklıçeşme'yi geçtikten sonra Biga'ya ulaşmadan Karabiga-Priapos tabelalarını takip ederek yaklaşık 20 kilometre sonra Karabiga'ya ulaşabiliyor. Bursa ile Biga arasındaki mesafe ise yaklaşık 180 kilometre olarak belirtiliyor. Toplu taşımayı tercih edenler için de ulaşım oldukça kolay. Biga Otogarı'ndan Karabiga'ya sabah saat 08.00'den itibaren her saat başı karşılıklı belediye otobüsü seferleri düzenleniyor. Biga'dan son sefer saat 23.00'te yapılırken, yaz sezonunda ve çarşamba günleri ek seferler de gerçekleştiriliyor. Deniz yolunu kullanmak isteyenler ise İstanbul Yenikapı-Bandırma feribot hattıyla yaklaşık 1 saat 45 dakikada Bandırma'ya ulaşıyor. Buradan Karabiga'ya kara yoluyla yaklaşık 45 dakikada geçilebiliyor. Ayrıca hava şartlarının uygun olduğu günlerde Karabiga'dan Tekirdağ'ın Kumbağ yönüne kamyon taşıyan deniz motorlarının da sefer yaptığı belirtiliyor.



