NİHAT AK-EGE TELGRAF/İzmir’de yoğun bir programla temaslarına başlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kentin üretim, ticaret ve istihdam damarını tutan kesimlerle buluştu. Ege Serbest Bölgesi’nde iş dünyasının temsilcilerini dinleyen Kılıçdaroğlu, ardından rotasını İzmir ekonomisinin omurgasını oluşturan esnaf ve sanatkârlara çevirdi. Beraberindeki heyetle İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ni ziyaret eden Kılıçdaroğlu’nun buluşması, CHP ile kentin köklü esnaf teşkilatı arasında güçlü bir dayanışma mesajına dönüştü. İESOB çatısı altındaki oda başkanlarının büyük ilgi gösterdiği toplantıda CHP liderine bir plaket takdim edildi.
ESNAFSIZ HAYAT DURUR
9 Eylül’ün sadece İzmir için değil, çok önemli olduğunu hatırlatan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “9 Eylül bizim için de çok önemli. Çünkü partinin kuruluş tarihi 9 Eylül. 9 Eylül’ü inşallah görkemli bir törenle kutlayacağız. Esnaf ve sanatkârlar hepimizin hayatında önemli yer tutan bir alan.
Çocuklukta ilk tanıdığımız kişi, alışveriş yaptığımız kişi esnaftır. Ekmeği oradan alırız, sakızı oradan alırız, çikolatayı oradan alırız. Ne gerekiyorsa evimize en yakın yerden alırız. Dolayısıyla esnafın korunması lazım. Esnafı koruyacak özel yasaların çıkması lazım. Esnafın olmadığı yerde hayat durur. Hatta Başkan’ın bir sözü var.
Onu da not aldım. “Esnaf küçülürken şehir büyüyemez” diye. Aslında dediği doğru. Esnafın büyümesi lazım ki şehir de büyüyebilsin. Eğer esnafı yok ederseniz vatandaşın doğrudan alışveriş yapacağı bir yer kalmayabilir. Kendisine yakın bir mekân bulamayabilir” dedi.
ESNAF BAKANLIĞI KURULMALI
Kendilerinin geçmişten bu yana CHP olarak bir esnaf bakanlığı kurulmasını arzu ettiklerini belirten CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Mutlaka ama mutlaka bir Esnaf Bakanlığı kurulması lazım. Çünkü esnafın derdi çok fazla. Hangi bakanlığa gidecek? Bir tarafı Maliye Bakanlığı, bir tarafı Hazine, öbür tarafa gidiyorsunuz başka bir bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı... Bir sürü yere gidiyor. Esnaf Bakanlığı kurulmalı ve esnaf derdini bir yere, bir siyasi otoriteye aktarmalı ve oradan çözüm üretilmeli. Yine Halk Bankası, Esnaf Bankası aslında normaldir ama esnafın yanında duran bir banka değil. Diğer bankalardan üç aşağı beş yukarı bir farkı yok. Esnafa ucuz kredi verilmeli, esnafın ayakta durması sağlanmalı” diye konuştu.

ÜÇ HARFLİLERLE REKABET
Esnafın toplumsal bir sorumluluk taşıdığını üç harfli marketler karşısında rekabet gücünün korunması gerektiğini vurgulayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Esnaf sadece kendisi gelir elde etmiyor, istihdam da yaratıyor. Ve insanlar gidip oradan rahatlıkla alışveriş yapabiliyorlar. Bir başka önemli risk, tehlike; üç harfli mağazalar ya da dükkânlar. Bu doğru değil. Şimdi sokak aralarından tutun ana caddeye kadar esnaflar rekabet ediyor. Esnaf gidiyor.
Diyelim ki 10 tane çikolata kutusu alabiliyorsa onlar gidiyorlar, binlerce çikolata kutusunu daha rahat alabiliyorlar. Yani esnafın onlarla rekabet etme şansı yok. Şimdi devlet olarak siz, iktidar olarak siz, bu rekabete, daha doğrusu rekabet olmayan bir alana esnafı getirip “Sen de bununla rekabet et” derseniz, esnaf bununla nasıl rekabet edecek?” şeklinde konuştu.
HUZURUNUZDA SÖZ VERİYORUM
Esnafın derdini yerelde çözmenin boyunlarının borcu olduğu değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu, “Dünyanın her tarafında, bütün ülkelerinde, görüşü siyasi açıdan söylüyorum ne olursa olsun, esnaf her yerde korunur. Her yerde. Çünkü esnaf, özelliği gereği korunması gereken bir alandır. Küçük bir dükkânı vardır. Rahatlıkla orada üretim yapar. Rahatlıkla vatandaşa hizmet sunar oradan. Gelir elde eder. Ahi Evran geleneğinden geliyordur. Güçlü bir dayanışması vardır. Bu güçlü dayanışma bizim kültürümüzün de önemli bir parçasıdır. Ben Sayın Başkan’a hepinizin huzurunda söz veriyorum.
Geçmişte ne dediysem esnaf için bugün de aynı şeyleri söylüyorum. Esnaf başımızın tacı olmak zorundadır ve esnafın korunması gerekiyor. Ucuz kredi, ucuz kredi. Esnafa özel banka, evet, özel bir banka. Derdini anlatacak bir bakanlık, evet, derdini anlatacak bir bakanlığı olmalı esnafın. Ben Sayın Başkan’a ev sahipliğinden ötürü teşekkürlerimi sunuyorum ve kendisine yürekten de teşekkür ederim.
Bu kadar açık ve net konuştuğu için. Tabii yerel yönetimlerle ilgili şikâyetleri de var. Onu da gayet iyi biliyorum. Hepsini çözmek bizim boynumuzun borcudur. Bunu bir daha ifade edeyim. Sizin sorunlarınızı yerelde çözmek bizim boynumuzun borcudur. Bunu da yapmaya özen göstereceğiz ve çalışacağız” sözleriyle esnafın belediyelerdeki sorunlarını çözmeye kararlı olduklarını dile getirdi.
İESOB ÜRETİMİN TEMSİLCİSİ
İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB), yalnızca meslek odalarının çatı kuruluşu değil, İzmir ekonomisinin sahadaki en güçlü aktörü olduğuna dikkati çeken İESOB BaşKANI Yalçın Ata, “128 odamızla üretimden hizmete, ticaretten ulaşıma, gıdadan sanayiye kadar kentin günlük ekonomik hayatının her noktasında varız. Esnafımız istihdam yaratır, mahalle ekonomisini ayakta tutar, yerel ticaretin sürekliliğini sağlar ve kentte oluşan ekonomik değerin yine kent içinde kalmasına katkı sunar. Bu nedenle İESOB’un temsil ettiği yapı, sadece küçük işletmelerden ibaret değildir; İzmir’in çarşısını, pazarını, sanayi sitelerini, sokaklarını ve üretim kültürünü temsil eder” dedi.
ESNAF KÜÇÜLÜRKEN KENT BÜYÜYEMEZ
Bir kentin ekonomisinin gücünün yalnızca büyük yatırımlarla, sanayi tesisleriyle ya da yüksek cirolarla ölçülemeyeceğini savunan İESOB Başkanı Ata, “Kent ekonomisinin gerçek dayanıklılığı; çarşısında, pazarında, sanayi sitesinde ve mahalle aralarında ayakta kalan esnafıyla ortaya çıkar. Esnaf küçülürken, kepenkler kapanırken, ustalar mesleğini bırakırken bir kentin sağlıklı ve dengeli büyümesinden söz edemeyiz. Esnaf küçülürken kent büyüyemez. Çünkü esnaf istihdam yaratır, yerel ticareti canlı tutar, orta sınıfı güçlendirir ve kentte oluşan ekonomik değerin yine kent içinde dolaşmasını sağlar. Büyük yatırımlar elbette gelsin, sanayi büyüsün, turizm gelişsin, ihracat artsın. Ancak bütün bunlar olurken küçük işletme de korunmalı, desteklenmeli ve güçlendirilmelidir” diye konuştu.
YEREL YÖNETİM ETKİSİ
Yerel yönetimlerin aldığı her kararın esnafı yakından ilgilendirdiğini dile getiren Başkan Ata, “Yerel yönetimlerin aldığı hemen her karar, yaptığı her uygulama esnafın günlük hayatına doğrudan dokunur. Bir yolun kapanması, ulaşım güzergâhının değişmesi, otopark düzenlemesi, işgaliye uygulaması, ruhsat süreci, altyapı çalışması ya da pazar yerleriyle ilgili alınan bir karar; esnafın müşteri sayısını, iş hacmini, maliyetini ve günün sonunda kasasına giren parayı etkiler. Belediyede alınan bir kararın sonucu çoğu zaman ertesi sabah dükkânda hissedilir” dedi.
ESNAF DOSTU BELEDİYE
İESOB Başkanı Yalçın Ata, Esnaf dostu belediyecilik konusunda şu sözlerle çağrıda bulundu, “CHP’nin İzmir ve Ege’de yıllara dayanan yerel yönetim birikimi nedeniyle esnaf dostu belediyecilik konusunda öncü olmasını da özellikle bekliyoruz. Çünkü esnaf belediyenin sadece ruhsat verdiği, denetlediği, harç ve ücret aldığı bir kesim değildir. Esnaf dostu belediyecilik konusunda da CHP’li belediyelerimizin öncü olmasını özellikle bekliyoruz.
Bizim talebimiz. Esnafı ilgilendiren bir karar alınacaksa, esnaf karar çıktıktan sonra haberdar edilmesin. Karar alınmadan önce masaya çağrılsın. İlgili odamız dinlensin, esnafımızın görüşü alınsın, sahadaki gerçekler karar süreçlerine yansısın. Ulaşımdan altyapıya, ruhsattan işgaliyeye, pazar yerlerinden sanayi sitelerine kadar alınan her karar esnafın işini, ticaretini ve kasasını doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle sizden, CHP’li belediyelerimizin esnafla istişareyi güçlendirmesi, kararları ortak akılla alması ve “Esnaf Dostu Belediye” anlayışını yaygınlaştırması konusunda destek bekliyoruz. Esnaf kendisiyle ilgili kararların sadece muhatabı değil, o kararların doğal ortağı olmalıdır” ifadelerini kullandı.
KATKI VE DESTEK BEKLİYORUZ
Meclis çalışmalarında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’ndan destek isteyen Başkan Ata, “Biz esnaf ve sanatkâr teşkilatıyız. Siyasi partiler üstü bir yapıyız. İktidara başka, muhalefete başka konuşmayız. Bizim ölçümüz siyasi parti değil, esnafımızın ve yurttaşın menfaatidir. Merkezi yönetimin çözmesi gereken meseleyi hükümetimize söyleriz. Meclis’te çözülmesi gereken konuda bütün siyasi partilerimizin desteğini isteriz. Belediyenin yetkisindeki meselede ise belediyelerimizin kapısını çalarız. Bizim siyasetimiz esnafın ekmeğidir. Elbette esnafımızın merkezi yönetimden beklentileri var. Finansmana erişimden BAĞ-KUR’a, vergiden perakende ticaretin düzenlenmesine kadar sorunlarımızı iktidarla ve ilgili bakanlıklarımızla görüşüyor, atılan olumlu adımları takdir ediyor, çözüm bekleyen konuları da aktarmaya devam ediyoruz. Sizden de muhalefet partisinin Genel Başkanı olarak esnafımız lehine yapılacak düzenlemelere Meclis’te katkı ve destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.
İESOB’da esnaf ve sanatkârların sorun ve beklentilerini dinleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, temaslarının ardından CHP İzmir İl Başkanlığı’na geçti. Burada saat 16.30’da MYK toplantısına başkanlık eden Kılıçdaroğlu, akşam saatlerinde Bostanlı Suat Taşer Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen “Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye Buluşması”na katıldı. CHP lideri, günün son programında ise Karşıyaka Kent Restoran’da adalet arayışını sürdüren mağdur ailelerle bir araya gelerek yaşadıkları süreçleri ve taleplerini dinledi.
BUGÜN KÖYLÜLERLE BULUŞACAK
Kılıçdaroğlu’nun iki günlük İzmir programı bugün Buca Kaynaklar’da devam edecek. Köylülerle kahvaltıda bir araya gelecek CHP lideri, kırsal kesimin sorun ve beklentilerini dinleyecek. Kılıçdaroğlu daha sonra Buca Cezaevi’ne geçerek tutuklu bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir önceki dönem İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nu ziyaret edecek.




