Pelin PEKEDİS - EGE TELGRAF/ Evde yapılan bazlamanın kokusu, çoğu insan için çocukluk anılarının en sıcak köşesine dokunur. Daha tavadan yeni çıkmış, üzerine tereyağı sürüldüğünde buharı yükselen o yumuşacık bazlama, kalabalık kahvaltı sofralarının en sevilen lezzetlerinden biridir. Ancak birçok kişi aynı hayal kırıklığını yaşar; ilk anda yumuacık olan bazlama birkaç saat sonra sertleşir, lastik gibi olur ve o enfes dokusunu kaybeder. İşte tam da bu yüzden son günlerde herkesin konuştuğu o yöntem büyük ilgi görüyor. Çünkü artık evde yapılan bazlamalar gün boyu pamuk gibi kalabiliyor.

Et, bal ve kuru meyveler aynı tencerede! Osmanlı’dan günümüze miras Mutancana tarifi
Et, bal ve kuru meyveler aynı tencerede! Osmanlı’dan günümüze miras Mutancana tarifi
İçeriği Görüntüle

YUMUŞAK KALMASININ EN BÜYÜK SIRRI

Lezzetli bir bazlama yapmanın yolu yalnızca malzemelerden geçmiyor. Hamurun nasıl yoğrulduğu, ne kadar dinlendirildiği ve pişirme tekniği bu işin en kritik noktalarını oluşturuyor. Özellikle mayalı hamurun aceleye getirilmemesi gerekiyor. Hamurun yeterince dinlenmesi, bazlamanın iç dokusunun hava dolu ve yumuşacık olmasını sağlıyor. Uzmanların en çok dikkat çektiği detay ise hamura eklenen ılık süt ve yoğurt karışımı. İşte bazlamayı saatlerce taze tutan temel püf noktalarından biri tam olarak burada saklı. Hamurun ele hafif yapışacak kıvamda olması gerektiği belirtiliyor. Pek çok kişi daha kolay şekil vermek için fazla un kullanıyor ancak bu hata bazlamanın sertleşmesine neden oluyor. Oysa yumuşak bir hamur, pişirme sırasında iç kısmın sünger gibi kabarmasını sağlıyor. Tavada pişerken oluşan o nefis kabarcıklar da aslında doğru yoğrulmuş hamurun en güzel işareti oluyor.

KAHVALTI SOFRALARININ YILDIZI

Son yıllarda dışarıdan hazır ekmek ve hamur işi almak yerine evde yapılan doğal tariflere ilgi giderek artıyor. Özellikle katkı maddesi içermeyen, mis gibi kokan ev yapımı bazlama tarifleri sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından araştırılıyor. Çünkü insanlar artık yalnızca karın doyurmak değil, aynı zamanda o eski samimi sofraların sıcaklığını yeniden hissetmek istiyor. Tavadan yeni çıkan bazlamanın arasına biraz beyaz peynir koyup katlamak bile çoğu kişi için tarifsiz bir mutluluk anlamına geliyor. Hele yanında demli bir çay varsa, en sade kahvaltı bile adeta ziyafete dönüşüyor. Üstelik bu yöntemle yapılan bazlamalar sadece kahvaltıda değil, tosttan sandviçe kadar pek çok tarifte de rahatlıkla kullanılabiliyor.

Bazlama-1

SERTLEŞMEYEN BAZLAMA

Bazlamanın uzun süre yumuşak kalmasını sağlayan bir diğer önemli detay ise pişirme sonrası uygulanan yöntem oluyor. Bazlamalar tavadan alınır alınmaz temiz bir bezin arasına yerleştiriliyor. Böylece hamurun nemi korunuyor ve bazlama kurumadan saatlerce tazeliğini muhafaza ediyor. Üzerine hafif tereyağı sürüldüğünde ise ortaya çıkan lezzet neredeyse fırından yeni çıkmış ekmek hissi yaratıyor. Birçok kişi bazlama yapmanın zor olduğunu düşünse de aslında birkaç püf noktasıyla herkes evinde taş fırın lezzetini yakalayabiliyor. Üstelik ortaya çıkan sonuç sadece bir hamur işi değil; aileyi aynı sofrada buluşturan sıcacık bir mutluluğa dönüşüyor.

MUTFAKTAN YÜKSELEN O KOKU

Bazlama bazen sadece bir ekmek değildir. Çocukluğun sabahlarını, anne mutfağından yükselen kokuları ve kalabalık sofralardaki sohbetleri hatırlatır. Belki de bu yüzden evde yapılan sıcacık bir bazlama insanın içini bu kadar ısıtır. Şimdi herkesin peşine düştüğü o tarif sayesinde, gün boyu yumuşak kalan bazlamalar yeniden sofraların baş köşesine yerleşiyor. Çünkü bazı lezzetler sadece mideyi değil, insanın kalbini de doyuruyor.

Muhabir: Pelin PEKEDİS