2000 sonrası sigortalı çalışanların yakından takip ettiği düzenleme için dikkat çeken açıklamalar geldi. Gözler Meclis’te ama tablo pek de umut verici görünmüyor
Kademeli emeklilik konusu, 2026 Nisan itibarıyla Türkiye’de milyonlarca çalışanın en önemli gündem başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
Özellikle 2000 yılı sonrası sigorta girişi olan ve Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesinden yararlanamayan vatandaşlar, yeni bir hak düzenlemesi beklentisini sürdürüyor.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay tarafından kademeli emekliliğe ilişkin yasa teklifi Meclis’e sunulmuş olsa da, şu ana kadar resmi bir ilerleme kaydedilmedi. Bu durum, beklenti içindeki kesimde soru işaretlerini artırdı.
Sosyal güvenlik alanında yapılan değerlendirmelerde dikkat çeken ifadeler öne çıkıyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Murat Bal, konunun geldiği noktayı şu sözlerle özetledi:
“Konu siyasilerin sırtını dönemeyeceği bir büyüklüğe ulaşmaktadır.”
2023 yılında yürürlüğe giren Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesiyle milyonlarca kişi emeklilik hakkı kazanırken, 8 Eylül 1999 sonrası sigorta girişi olanlar sistem dışında kaldı.
Bu durum, aynı şartlara sahip çalışanlar arasında 17-20 yıla varan emeklilik farkı oluşturdu.
Kademeli emeklilik sistemi, sigorta başlangıç tarihine göre oluşan keskin farkların azaltılmasını amaçlıyor.
Talepler arasında, emeklilik yaşının prim gününe göre kademeli şekilde belirlenmesi ve daha öngörülebilir bir sistem kurulması yer alıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan daha önce yaptığı açıklamada, emeklilik sisteminde yeni bir düzenleme planlanmadığını açıkça ifade etti:
“Emeklilik sisteminde bir değişiklik planlamıyoruz. Emekli olabilmek için gereken prim ve yıl şartlar devam edecek.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, EYT düzenlemesinin maliyetine dikkat çekerek, sadece 2024 yılı için 724 milyar TL’lik yük oluşturduğunu açıklamıştı. Bu tablo, yeni bir emeklilik düzenlemesi ihtimalini zayıflatan en önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor.
Kademeli emeklilik için kamuoyunda güçlü bir beklenti olsa da, şu an için ne resmi bir takvim ne de kesinleşmiş bir düzenleme bulunuyor. Uzmanlara göre kısa vadede somut bir adım atılması ihtimali düşük görülüyor.