Yaz geldi. Havanın ısınması ile birlikte bedenimizi bekleyen önemli zorluklar var. Sıcak hava, nemli ortam, susuzluk, uyku sorunları ve daha birçok değişiklik ile baş edebiliriz. Peki nasıl?
İşte, pratik bilgiler:
Sıcak hava ile birlikte artış görülen hastalıklar nelerdir ?
Sıcak hava ile birlikte bizi bekleyen en büyük sorun sıvı kaybıdır. Sıvı kaybının artması, dolaşımın yavaşlamasına neden olur. Böylece böbreğe giden kan miktarının azalmasına ve idrar miktarında azalmaya yol açar. Bu da idrar yolu enfeksiyonu, taş oluşma riskinde artış, akut böbrek yetmezliğine kadar giden ciddi sorunlara neden olabilir. Nem oranının artması ve ani ısı artışları migren ataklarının artmasına neden olabilir. Kalp ve damar hastalığı olanlar da yaz aylarında daha fazla risk altındadır.
Yaz aylarında sıvı tüketimi nasıl olmalıdır?
Günlük su tüketimi 2.5 litre üzerinde olmalıdır. Yeterli sıvı tüketmediğimizi idrar renginden anlayabiliriz. Koyu renkli idrar, sıvı açığımız olduğunu göstermektedir.
Sıcak çarpmasından nasıl korunabiliriz?
Güneşin tam tepede olduğu 11:00-17:00 saatleri arasındaki zamanlardasokakta bulunmanız gerekiyorsa, dikkat ! Açık alana çıkarken şapka ve şemsiye alın. Güneş koruyucu kremler kullanın. İnce ve açık renkli giysiler tercih edin. Bol sıvı tüketin. Açık alanda ağır egzersizlerden kaçının.
Sıcak çarpmasını nasıl tanıyabiliriz? İlk belirtiler nelerdir?
Başlangıçta vücudumuz yüksek ısıyı terleme ile dengelemeye çalışır. Terli ve soğuk cilt bir süre sonra yerini bitkinlik ve susama hissine bırakır. Kas krampları, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, idrarın koyulaşması ortaya çıkar.
Aşırı sıcaklar kalp ve damar hastaları için risk oluşturur. Neden?
Sıcaklarla birlikte bacak ve kollardaki damarlar genişler, dolaşımda yavaşlama ve kalp hızında artış başlar. Kalp hızının artması kalp ritmi bozukluklarına, pıhtılaşma eğiliminde artışlara neden olur ve kalp krizi riski artar.
Yaz aylarında beslenmede nelere dikkat etmeliyiz?
Aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durmalı, özellikle kızartma, kavurma, salamura, tuz içeriği yüksek olan besinler yerine daha hafif besinleri tüketmeliyiz. Kızartma yerine besinlerimizi fırında, ızgara, haşlama olarak tercih etmeliyiz. Her öğünde mutlaka az yağlı hazırlanmış sebze yemekleri tüketmeliyiz. Şekerli içecek tüketimine dikkat! Uzun sürede susuzluk ve açlık duygusu oluşturması kaçınılmazdır. Şekerli içecekler yerine ayran, maden suyu, evde yapılmış şekersiz komposto, limonata gibi içecekleri tercih edebiliriz.
Yaz aylarında hangi egzersizler daha yararlıdır?
Keyif aldığımız, yapmaktan zevk aldığımız her fiziksel aktivite önerilmektedir. Yeter ki haftada en az 4 gün, 30-45 dakikalık egzersizler halinde planlansın.
Güneş koruyucu kremlerin zararı var mı?
Güneşlendiğimizde yaşadığımız kızarıklık çok masum değildir. Kontrolsüz yanıklar, cilt hücrelerimizde kalıcı hasarlar bırakmaktadır. Yaşlanmayı hızlandırdığı gibi, cilt kanseri riskini de artırmaktadır. Bu nedenle koruyucu kremler ve nemlendiricileri elden bırakmamak gerekir.
Yaz aylarında diyabetli hastalar için ek öneriler nelerdir?
Sıcaklığın artışı ve terlemeyle birlikte sıvı ve vücut için gerekli elektrolitler kaybedilmektedir. Ayrıca, duyu kaybı nedeniyle de güneşin cilt üzerindeki olumsuz yakıcı etkisi yeterince hissedilememektedir. Tüm bunlara bir de terleme bozukluğu eklenirse diyabetikler için risk artmaktadır. Kavun, karpuz, dondurma gibi glisemik indeksi yüksek gıdaların tüketiminin de artmasıyla beraber komplikasyonlar daha fazla görülmektedir. Bol su tüketerek, ağır egzersizlerden kaçınarak, beslenme düzenini bozmadan yaşayarak, yaz aylarını en güzel biçimde geçirebilirler.