Hıdırellez geldi çattı. Dilekler gül dalının altına bağlandı. Becerebilen yedi, içti, oynadı ama neredeyse hiç kimse ateşten atlayamadı.

Bu yıl sokaklar ışıldamadı, gençlerin en yüksek ateşi yakma yarışı başlamadı, ateş başına toplananların heyecanı kahkahalara karışmadı.

Elbette vatandaşın güvenliği, sokakların temizliği, huzuru güvence altına alınmalı ama bu güzel kültürü güvenle yaşatmanın bir yolu yok muydu?

Çok güzel bir adetti ateşten atlamak, komşu sadece kendi için değil, gelip geçen herkes atlayabilsin diye yakardı, gece sonunda hep birlikte söndürülen ateşi.

Tehlike yarayamlar olabilir, etrafı rahatsız etmek isteyenler olabilir ama gördük ki en korkulan mahallelerden Tepecik dahi eğlencenin merkezi olabiliyor. Demek ki gerekli önlemler alınsa bu kültür yaşayacak belki de kente yeni bir turizm kazandıracak.

5 Mayıs ateşten atlanıp, eğlenilerek, dileklerle geçecek, 6 Mayıs piknikle, vur patlasın, çal oynasınla… Renk renk kıyafetlerle, mis gibi çiçeklerle bezeneceğiz. İki gün dans edeceğiz. Allah aşkına bundan güzel etkinlik olur mu?

Son yıllarda ısrarla karşı çıktığımız yasakçı zihniyeti bırakıp, güvenle eğlenebileceğimiz festivallere ihtiyacımız var. İlgililere duyurulur!