İlkay Kanar, geleneksel yazı sanatındaki 28 yıllık deneyimini ve hat sanatının bilinmeyen yönlerini paylaştı. Edirneli hattat, sanatın yalnızca estetik değil aynı zamanda manevi bir disiplin olduğunu vurguladı. İlkay Kanar, hat sanatında kullanılan malzemelerin tamamen doğal yöntemlerle hazırlandığını belirtti. Asitsiz kâğıtların çay, kahve ve bitki özleriyle işlendiğini, ardından nişasta, yumurta akı ve şap karışımıyla “aharlama” işlemi yapıldığını ifade etti. Bu sürecin ardından kâğıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl, bazı durumlarda ise bir buçuk yıl dinlendirilmesi gerektiği aktarıldı.
“MÜREKKEP YALATMAK” DEYİMİNİN GERÇEK ANLAMI
Halk arasında kullanılan “çok mürekkep yaladım” ifadesine de değinen İlkay Kanar, bu sözün hata yapma süreciyle ilişkili olduğunu anlattı. Kanar, “Yazının sonuna gelmişken mürekkep kâğıda damlarsa, hiçbir kimyasal kullanamazsınız. O hatayı dilinizle yalayarak temizlersiniz. Bu yüzden ‘çok mürekkep yaladım’ demek, aslında ‘ben çok hata yaptım’ demektir” diye konuştu.
MÜREKKEBİN YAPIM SÜRECİ
Hattatlıkta kullanılan mürekkebin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten İlkay Kanar, duman isi, arap zamkı ve zemzem suyunun havanlarda uzun süre dövülerek karıştırıldığını söyledi.Yaklaşık 20 bin tokmak darbesiyle hazırlanan mürekkebin, bu süreç sonunda uzun ömürlü ve dayanıklı hale geldiği ifade edildi.
KALEM YONGALARI GELENEĞİ
İlkay Kanar, hat sanatında kalem yongalarının önemli bir gelenek olduğunu belirtti. Kalem açılırken ortaya çıkan ahşap parçalarının yıllarca saklandığını ifade eden Kanar, bu yongaların vefat sonrası kullanılan suyun ısıtılmasında değerlendirildiğini aktardı.
SABIR VE AHLAK VURGUSU
Hattatlıkta icazetin yalnızca yazıya değil, aynı zamanda ahlaka da verildiğini söyleyen İlkay Kanar, hat sanatının sabır, edep ve manevi disiplin gerektiren bir yolculuk olduğunu ifade etti.