Bilindiği üzere Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, uygulama imar planı bulunan yerleşim yerlerindeki yapılaşma süreçlerini, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun şekilde düzenleyen temel mevzuattır. Bina yüksekliklerinden taban alanı katsayısına (TAKS), otopark zorunluluklarından asansör standartlarına kadar projelerin ve denetimlerin usullerini belirler.
Yönetmelik temel olarak yapıların şehre ve birbirlerine olan uyumunu sağlamak amacıyla şu alanları kontrol altına alır:
• Yapı düzeni: Binaların yollara ve komşu parsellere olan minimum mesafeleri (çekme mesafeleri).
• İmar hakları: Bir arsada inşa edilebilecek maksimum kapalı alanı belirleyen emsal hesaplamaları.
• Sosyal donatılar: Binalarda bulunması gereken zorunlu otopark sayıları, sığınak, asansör ve yangın merdiveni gibi güvenlik ve yaşam standartları.
Bu yönetmelik, plansız (kırsal veya imarsız) alanlar için geçerli olan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nden ayrılır. Yalnızca halihazırda onaylanmış bir imar planına sahip olan belediye ve mücavir alan sınırları içindeki bölgeleri kapsar.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 01 Temmuz 2026 tarihli resmi gazetede yayımlandı. İnşaat sektörünü ve toplum yaşamını yakından ilgilendiren bu değişikliklerin neler olduğunu incelemekte yarar bulunmaktadır.
Bu değişiklik ile varlığı herkseçe bilinmekle birlikte bugüne kadar yönetmeliğe girmemiş bir kavram, sisteme dahil edildi.
“Süs havuzu; Suyun farklı formlarda ve ölçülerde hareketlendirilmesi suretiyle oluşturulan, görsel ve estetik amaç taşıyan, mimari yapı ile bütünlük arz eden, yüzme amacıyla kullanılmayan, projenin ihtiyaçları doğrultusunda müellif tarafından tasarlanan ve ilgili idaresince uygun görülen şekil ve ebatlarda yapılabilen havuz,” şeklinde tanımlandı. Buna göre, yönetmeliğin 5’inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; aynı maddenin sekizinci fıkrasına “atrium boşluklarının her katta asgari ölçülerdeki alanı” ibaresinden sonra gelmek üzere “bağımsız bölüm olarak düzenlenmeyen veya bağımsız bölümün eklentisi niteliği taşımayan, yapının ana taşıyıcı sistemleriyle bütünleşik olmayan, bahçede peyzaj düzenlemesi niteliğinde yapılan pergola ve süs havuzlarının 20’nci maddenin sekizinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen kullanımlarla birlikte bahçe alanının yüzde 20’sini geçmeyen kısımları ile giriş saçakları, bahçe ve istinat duvarları, asma katlı zemin katın içinde yer alan asma kat döşemesi hizasındaki boşluk, bir ana kitle üzerinde yükselen bloklardan arta kalan kısımların (baza) üzerinde yer alan, gezilemeyen ve herhangi bir kullanıma konu olmayan, çatı veya çakıl gibi malzeme ile kaplı alanlar” ibaresi eklenmiş; aynı maddenin yirmi yedinci fıkrasına “Tek bağımsız bölümlü konutlar hariç” ibaresinden sonra gelmek üzere “bağımsız bölüm veya ortak alanlar (ısı merkezi, kazan dairesi, elektrik odası, su deposu, iklimlendirme merkezi, jeneratör odası ve benzeri teknik hacimler dışında) veya eklenti bulunan bodrum kat dahil olmak üzere” ibaresi eklenmiştir.
Bu arada yine TAKS ve KAKS ifadelerinin anlamlarını hatırlamakta yarar olacak: TAKS ve KAKS, imar planlarında bir arsanın üzerine yapılabilecek binanın taban alanını ve toplam inşaat alanını belirleyen matematiksel katsayılardır.
• TAKS (Taban Alanı Kat Sayısı): Binanın zemin oturumunun arsa alanına oranıdır.
• KAKS (Kat Alanı Kat Sayısı/Emsal): Binanın tüm katlarının toplam alanının arsa alanına oranıdır. Bu iki değer sayesinde, bir arsa üzerinde inşa edilecek yapının hem yatayda ne kadarlık bir yer kaplayacağı hem de dikeyde kaç metrekarelik toplam kullanım alanına sahip olacağı yasal olarak sınırlandırılmış olur.