Etrafınızda işinden memnun olan tanıdığınız var mı? Tek bir kişi, memnun mu hayatından? Ben denk gelmiyorum da epeydir...

Memur, amirinden şikayetçi, işçi patronundan, herkes yeni bir iş tutmanın derdinde, kariyer arayışında. Kimi kurslarda sertifika topluyor, kimi yatırım yapacak güvenilir bir ortak arıyor. Sonuç olarak herkes birşeyler denemek istiyor.

İşveren egosu, yönetici tribi dışında gerçek bir işle uğraşacağı, uğraşırken de geçinebileceği yeni bir düzen arıyor millet.

Çünkü kimse iş yapmıyor, herkes iş yapması gereken insanların yapamadıklaryla uğraşıyor. Yapamadığını, beceremediğini bilmezden gelen tiplerle uğraşmaktan yıldı insanlar.

Tüm bu işbilmezliğin içinde ilk defa ana babasından fakir bir nesil yetişiyor. Ödenen ücretleri biliyorsunuz, yokluk falan değil bayağı açlık seviyesinde ve çok geniş bir kitleyi kapsıyor. Ülkede geçim utanç seviyesinde yani. Maaş alamayanlar var bir de, bunun yanında eksik alan, sigortası olmayan... İşçiden, emekçiden yana olacak gerçek bir maliye ve hukuk düzeni öyle büyük bir ihtiyaç ki bugün...

Öte yandan sınavlarda derece yapan gençler, mülakatlarda eleniyor, kuryelik yapıyor. Sahte diplomalar günyüzüne çıkınca yalnızca üç kuruşa müdür pohpohlayanların yüzü kızarıyor; o da sinirden.

Sevilen tarihçi Ramazan Yetgin'in dediği gibi, "Bu ülke okuyanı okumayana hizmet ettirdi. Kızlarımız kasiyer, erkeklerimiz kurye oldu."

Neyse dönelim iş arayanlara, bir tanıdığı olmadan baştan başlayacaklara... İyi ki videolu eğitimler, uzaktan eğitimler var, halk eğitim merkezleri var. Bir umut diyelim, diplomalar çerçeveletip asıldıysa beyaz yakalar da asılır, yerine mavileri takılır, yakındır.