İzmir Büyükşehir Belediyesi, devam eden bir ceza davasına müdahil olma talebiyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin açıklama yaptı. Başvurunun 8 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirildiğini belirten belediye, söz konusu işlemin güncel gelişmeler üzerine alınmış yeni bir karar olmadığını bildirdi. Açıklamada, müdahillik talebinin siyasi bir amaç taşımadığı, belediyenin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik hukuki bir işlem olduğu ifade edildi.
BAŞVURU 8 EYLÜL'DE YAPILDI
Belediyeden yapılan açıklamada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 ve 238'inci maddeleri uyarınca, 8 Eylül 2026 tarihinde görülmekte olan kamu davasına katılma talebinde bulunulduğu belirtildi. Yargısal takip faaliyetlerinin temel amacının belediye tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini korumak ve hukuki süreçlerde herhangi bir usuli hak kaybının yaşanmasını önlemek olduğu kaydedildi. Açıklamada, katılma başvurusunun kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü veya herhangi bir sanığın suçlu olduğuna ilişkin bir irade beyanı anlamına gelmediği vurgulandı.
BELEDİYE BAŞVURUNUN YENİ OLMADIĞINI VURGULADI
Söz konusu talebin güncel gelişmeler üzerine yapılmış yeni bir başvuru olmadığının altını çizen İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, “ “İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, 08.09.2026 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve 238. maddeleri uyarınca görülmekte olan kamu davasına katılma talebinde bulunulmuştur. Belediyemiz tarafından yürütülen yargısal takip faaliyetlerinin temel amacı, belediye tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerinin korunması ve hukuki süreçlerde herhangi bir usuli hak kaybına neden olunmamasıdır.
Bu kapsamda yapılan katılma başvurusu, kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü veya herhangi bir sanığın suçluluğuna ilişkin bir irade açıklaması olmayıp, belediyemizin hukuki menfaatlerinin korunmasına yönelik olağan bir usul işlemidir” ifadeleri yer aldı.
“TARAF AVUKATLARI İNCELEYEBİLİR”
Dosyanın taraf avukatları tarafından incelenebileceği vurgulanan açıklamada “Ayrıca, iddiaların aksine, söz konusu katılma talebi güncel gelişmeler üzerine yapılmış yeni bir başvuru olmayıp, 08.09.2026 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Bu başvuru, belediyemizin geçmişten bu yana sürdürdüğü kurumsal hukuki takip uygulamaları ve hukuki sorumluluk anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Nitekim bu uygulama yeni veya söz konusu davaya özgü değildir. Önceki belediye başkanlarının görev dönemlerinde de benzer nitelikteki birçok ceza yargılamasında belediyemiz adına katılma talebinde bulunulmuş olup halen devam eden farklı ceza yargılamalarında da aynı hukuki yaklaşım doğrultusunda katılma talepleri rutin olarak gerçekleştirilmektedir.
Söz konusu başvuru, 38 gün önce yapılmış olup aynı tarihten itibaren UYAP sistemi üzerinden dosyayı takip eden taraf avukatlarının inceleyebileceği durumdadır. Katılma talebinin, başvurudan sonraki ilk duruşmada mahkemece ele alınacağı da ceza yargılamasının bilinen usulüdür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkmış yeni bir karar veya sonradan değişmiş bir kurumsal irade söz konusu değildir.
Katılma talebi hakkında karar verme yetkisi mahkemeye ait olup, yargılamaya konu suçlamaların ve varsa kamu zararının değerlendirilmesi de yargı mercilerinin görev ve yetkisindedir” denildi.
KARARI MAHKEME VERECEK
Açıklamada, katılma talebi hakkında karar verme yetkisinin mahkemeye ait olduğu vurgulandı. Yargılamaya konu suçlamaların ve varsa kamu zararının değerlendirilmesinin de yargı mercilerinin görev ve yetkisinde bulunduğu ifade edildi. Belediye, hukuki niteliği ve geçmiş uygulamalarla sürekliliği bulunduğunu belirttiği başvurunun, önceki değerlendirmelerden dönüldüğü veya siyasi bir hesaplaşma yürütüldüğü şeklinde yorumlanmasının işlemin amacı ve hukuki mahiyetiyle bağdaşmadığını bildirdi. Açıklamanın sonunda, İzmir Büyükşehir Belediyesinin tüm yargısal süreçlerde olduğu gibi söz konusu dosyada da kurumsal hak ve menfaatlerin korunması amacıyla hukukun üstünlüğü ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda hareket ettiği belirtildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, 08.09.2026 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve 238. maddeleri uyarınca görülmekte olan kamu davasına katılma talebinde bulunulmuştur. Belediyemiz tarafından yürütülen yargısal takip faaliyetlerinin temel amacı, belediye tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerinin korunması ve hukuki süreçlerde herhangi bir usuli hak kaybına neden olunmamasıdır. Bu kapsamda yapılan katılma başvurusu, kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü veya herhangi bir sanığın suçluluğuna ilişkin bir irade açıklaması olmayıp, belediyemizin hukuki menfaatlerinin korunmasına yönelik olağan bir usul işlemidir.”
Ayrıca, iddiaların aksine, söz konusu katılma talebi güncel gelişmeler üzerine yapılmış yeni bir başvuru olmayıp, 08.09.2026 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Bu başvuru, belediyemizin geçmişten bu yana sürdürdüğü kurumsal hukuki takip uygulamaları ve hukuki sorumluluk anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Nitekim bu uygulama yeni veya söz konusu davaya özgü değildir. Önceki belediye başkanlarının görev dönemlerinde de benzer nitelikteki birçok ceza yargılamasında belediyemiz adına katılma talebinde bulunulmuş olup halen devam eden farklı ceza yargılamalarında da aynı hukuki yaklaşım doğrultusunda katılma talepleri rutin olarak gerçekleştirilmektedir. Söz konusu başvuru, 38 gün önce yapılmış olup aynı tarihten itibaren UYAP sistemi üzerinden dosyayı takip eden taraf avukatlarının inceleyebileceği durumdadır. Katılma talebinin, başvurudan sonraki ilk duruşmada mahkemece ele alınacağı da ceza yargılamasının bilinen usulüdür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkmış yeni bir karar veya sonradan değişmiş bir kurumsal irade söz konusu değildir.Katılma talebi hakkında karar verme yetkisi mahkemeye ait olup, yargılamaya konu suçlamaların ve varsa kamu zararının değerlendirilmesi de yargı mercilerinin görev ve yetkisindedir. Hukuki niteliği ve geçmiş uygulamalarla sürekliliği açık olan bu işlemin, önceki değerlendirmelerden dönüldüğü veya siyasi bir hesaplaşma yürütüldüğü şeklinde yorumlanması, başvurunun amacı ve hukuki mahiyetiyle bağdaşmamaktadır. Belediyemiz, tüm yargısal süreçlerde olduğu gibi bu dosyada da kurumsal hak ve menfaatlerin korunması amacıyla, hukukun üstünlüğü ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda hareket etmektedir.”





