İzmir'in Narlıdere ilçesinde 13 Mayıs 2018'de bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir adım atıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 262 sayfalık ek iddianame, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, aralarında dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y, dönemin Narlıdere Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi Amiri İ.K, dönemin olay yeri inceleme ve suç inceleme büro amirleri ile inşaat şirketinin ortakları M.M.T. ve oğlu M.T.T'nin de bulunduğu 26 sanık hakkında hapis cezası talep edildi. Sanıkların 25'i tutuklu, 1'i ise tutuksuz bulunuyor.

Dorukhan Büyükışık dosyasında yeni gelişme! 26 sanık hakkında hapis istemi
Dorukhan Büyükışık dosyasında yeni gelişme! 26 sanık hakkında hapis istemi
İçeriği Görüntüle

26 SANIK İÇİN HAPİS İSTEMİ

Ek iddianamede 26 sanığın "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "yalan tanıklık" suçlarından cezalandırılması istendi. Sanıklar hakkında talep edilen hapis cezalarının 6 ay ile 7,5 yıl arasında değiştiği belirtildi. Mahkeme, ek iddianamenin kabulünün ardından dosyanın, daha önce aynı olayla ilgili açılan dava ile birleştirilmesine karar verdi. Böylece yeni iddianamede yer alan sanıklarla birlikte dosya kapsamındaki yargılamanın kapsamı genişledi.

"DEMİR ÇUBUKLA ÖLDÜRÜLMÜŞ OLABİLECEĞİ"

İddianamede, soruşturma kapsamında bazı delillerin gizlenmiş, değiştirilmiş veya soruşturmanın sağlıklı şekilde yürütülmesini engelleyecek biçimde işleme tabi tutulmuş olabileceğine ilişkin somut deliller bulunduğu belirtildi. Büyükışık'ın 13 Mayıs 2018'de Narlıdere'deki Bulut Orman Evleri inşaat alanında, 7 katlı apartman bloğunun önünde cansız bedeninin bulunduğu hatırlatıldı. İddianamede "Dorukhan Büyükışık'ın sırt bölgesine sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurularak darbedilmek suretiyle öldürülmüş olabileceği kanaatine varılarak, tüm şüpheliler hakkında 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' ile 'yalan tanıklık' suçlarından 21 Mayıs'ta İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilerek 26 şüphelinin tamamı hakkında tutuklamaya ilişkin koruma tedbiri uygulanmıştır. Bu soruşturmanın konusu, ölümün oluş biçimi hakkında varsayımsal bir kabul kurmak değil, ölümün maddi gerçeğini ortaya çıkarabilecek delillerin olayın ilk saatlerinden itibaren nasıl toplandığını, kimlerin fiili hakimiyetinde bulunduğunu, hangi delillerin zamanında incelendiğini, hangilerinin eksik veya geç aktarıldığını ve bu süreçlerde şüphelilerin somut eylemlerinin bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır. Dosyada yer alan 30 Temmuz 2018 tarihli otopsi raporunda ölümün, genel beden travmasına bağlı çok sayıda kosta (kaburga) kırığı ile iç organ yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu meydana geldiği belirtilmiş, travmatik bulguların oluşum mekanizmasının adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle iddianame, yüksekten düşme ihtimalini bilimsel olarak dışlayan bir ön kabul üzerine değil, ölüm mekanizmasının aydınlatılması için gerekli delillerin akıbeti üzerine kurulmuştur." İfadelerine yer verildi.

YENİ BULGULAR DOSYAYA GİRDİ

Dosya kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda elde edilen yeni bilgi ve bulguların, Büyükışık'ın ölümünün yüksekten düşme sonucu gerçekleştiği yönündeki değerlendirmelerin yanı sıra darbedilerek öldürülmüş olabileceği iddiasını da desteklediği ifade edildi. İddianamede, soruşturmanın ölümün nasıl gerçekleştiğine ilişkin tek bir varsayım üzerine kurulmadığı, ölüm mekanizmasının belirlenebilmesi için olayın ilk saatlerinden itibaren delillerin nasıl toplandığının ve korunduğunun incelendiği belirtildi.

ÇOK SAYIDA AKSAKLIK TESPİTİ

İddianamede, soruşturmanın ilk aşamasındaki delil toplama ve muhafaza süreçlerine ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler yer aldı. Şüpheli ve müşteki beyanları, tanık anlatımları, olay yeri inceleme ve ölü muayene kayıtları, adli tıp raporları, kriminal incelemeler, kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları, dijital materyaller ile diğer soruşturma evraklarının birlikte değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, "Dosya kapsamındaki müşteki beyanları ve şüpheli ifadeleri, tanık anlatımları, olay yeri inceleme ve ölü muayene kayıtları, adli tıp raporları, kriminal incelemeler, kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları, dijital materyaller ve diğer soruşturma evrakları birlikte değerlendirildiğinde, soruşturmanın ilk aşamasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına elverişli delillerin toplanması, korunması, muhafazası ve adli makamlara aktarılması süreçlerinde birbirinden bağımsız görülemeyecek çok sayıda aksaklık ve müdahale bulunduğu anlaşılmıştır. Olay yerinin başlangıçta muhafaza edilmemesi, maktule ait eşya ve araç üzerindeki izlerin zamanında ve eksiksiz biçimde incelenmemesi, zamana duyarlı biyolojik örneklerin yaklaşık 13 ay sonra kriminal incelemeye gönderilmesi ve bu nedenle genetik incelemeye cevap vermemesi, olay yeri fotoğraf ve videolarının uzun süre soruşturma dosyasına intikal ettirilmemesi, şantiye alanındaki kamera kayıtlarının tamamının temin edilmemesi, sonradan dosyaya giren görüntünün kaynak bilgilerinin silinmiş olması ve görüntü üzerinde oynama bulunduğuna ilişkin teknik tespitler, maktule ait cep telefonu ve araç anahtarının konum ve izlerine ilişkin farklılıklar birlikte değerlendirildiğinde delil muhafaza zincirinin ciddi biçimde zedelendiğine ve delil zincirinin birden çok kritik noktada kesintiye uğratıldığı anlaşılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

13 SANIKLI DAVA İLE BİRLEŞTİRİLDİ

İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi, 26 sanık hakkında hazırlanan ek iddianameyi kabul ederek dosyayı daha önce açılan 13 sanıklı dava ile birleştirdi. Birleştirilen dosyada 5 şantiye çalışanı ile 8 polis bulunuyor. Bu kişiler hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "kasten öldürme" suçlamaları kapsamında yargılama yürütülüyor.

DAHA ÖNCEKİ DAVALAR NASIL BAŞLADI?

Dorukhan Büyükışık'ın 13 Mayıs 2018'de Narlıdere'deki bir inşaat şantiyesinde cansız bedeni bulunmuştu. Olayın ardından ölümün intihar olduğu değerlendirilmişti. Ailenin şikayeti üzerine olay yerine gelen polisler hakkında "görevi kötüye kullanma" iddiasıyla soruşturma başlatıldı ve hazırlanan iddianame İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Bunun yanı sıra şantiye sahasında görevli bekçiler H.K, H.A ve T.Ç. ile inşaatta çalışan B.Ç. ve yakın şantiye sahasında bekçi olarak görev yapan A.G. hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. "Görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla haklarında dava açılan 8 polisin yargılandığı İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava ile 5 inşaat çalışanının İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı dava, 10 Ekim 2025'te birleştirildi.

ÖZEL SORUŞTURMA EKİBİ DOSYAYI İNCELEDİ

İzmir Cumhuriyet Başsavcısının başkanlığında 4 kişilik özel soruşturma ekibi oluşturuldu. Ekip, Büyükışık'ın ölümüyle ilgili dosyayı yeniden ele aldı. Yeniden yürütülen incelemelerde "kasten öldürme", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "yalan tanıklık" suçları kapsamında değerlendirmeler yapıldı. Bu kapsamda 26 şüpheli hakkında 21 Mayıs'ta gözaltı kararı verildi. Şüpheliler arasında dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y ile inşaat şirketinin ortakları M.M.T. ve oğlu M.T.T. de yer aldı. 26 şüphelinin tamamı hakkında tutuklama tedbiri uygulandı. Daha sonra sanıklardan biri tahliye edildi.

DOSYANIN SON DURUMU

Son hazırlanan 262 sayfalık ek iddianamenin İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle birlikte, 26 sanık hakkındaki "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "yalan tanıklık" suçlamaları, daha önce yürütülen 13 sanıklı dava ile aynı dosyada ele alınacak.

Kaynak: AA