Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU – EGE TELGRAF/ Mordoğan’ın kıyılarında ilerledikçe manzara bir anda değişebiliyor. Suluca Dere’ye geldiğinizde de sahilin hemen arkasındaki çamlar ve makilikler koyun karakterini belirliyor. Denizin mavisiyle yeşilin yan yana geldiği kıyı, özellikle kalabalık plajlardan uzaklaşmak isteyenlerin aradığı görüntüyü sunuyor. Burada yüksek müzik veya kalabalık işletmeler yerine rüzgarın, denizin ve doğanın sesi duyuluyor.
PLAJDA BU KEZ SÜRPRİZİ KEÇİLER YAPIYOR
Suluca Dere’yi Mordoğan’ın diğer koylarından ayıran en sevimli ayrıntılardan biri çevredeki küçük kara keçileri. Çam ormanlarına ve makilik alanlara yakınlığı nedeniyle bölgede otlayan keçi sürüleriyle karşılaşmak mümkün. Bir tarafta Ege’nin berrak suları uzanırken diğer tarafta makiliklerin arasından çıkan keçileri görmek, buradaki doğallık hissini daha da artırıyor. Suluca Dere’de insan kendisini düzenlenmiş bir plajdan çok Karaburun doğasının içerisinde hissediyor.
DENİZİ BERRAK AMA KIYISI TAŞLIK
Koyun doğal yapısı denizin altında da devam ediyor. Suluca Dere’nin hem sahili hem de deniz tabanı taşlık ve çakıllı bir yapıya sahip. Bu nedenle ince kumlu bir kıyı bekleyenlerin farklı bir rota tercih etmesi daha doğru olabilir. Ancak taşlık yapı beraberinde oldukça berrak bir deniz görüntüsü getiriyor. Suyun sakin ve temiz olduğu günlerde deniz adeta akvaryumu andıran bir görünüme kavuşabiliyor.
DENİZ AYAKKABISINI ÇANTADAN EKSİK ETMEYİN
Suluca Dere’ye giderken çantaya atılması gereken ilk eşyalardan biri deniz ayakkabısı. Kıyıdaki taş ve çakıllar çıplak ayakla yürümeyi zorlaştırabilir. Aynı durum denize giriş sırasında da hissedilebilir. Deniz ayakkabısı kullanmak hem kıyıda hareket etmeyi hem de suya girip çıkmayı daha rahat hale getirebilir. Kısacası burası kuma basarak denize yürümek isteyenlerden çok doğal ve taşlık Ege koylarını sevenlere hitap ediyor.

BEACH CLUB YOK, ŞEZLONG YOK
Suluca Dere’nin doğallığını korumasının en önemli nedenlerinden biri tesisleşmenin sınırlı olması. Koyda özel bir işletme veya beach club bulunmuyor. Şezlong ve şemsiye hizmeti de beklememek gerekiyor. Bu durum kalabalıktan kaçmak isteyenler açısından büyük bir avantaj olsa da konfor arayanlar için aynı şeyi söylemek zor. Suluca Dere’ye geldiğinizde kendi düzeninizi kendiniz kuruyorsunuz.
SUYU DA YEMEĞİ DE YANINIZDA GETİRİN
Koyda işletme bulunmadığı için hazırlık yapmak önemli. Gün içerisinde ihtiyaç duyacağınız içme suyunu ve yiyecekleri yanınıza almak gerekiyor. Güneşten korunmak için şemsiye veya başka bir gölgelik çözümü düşünmek de faydalı olabilir. Özellikle sıcak yaz günlerinde “nasıl olsa sahilde bir yerden alırım” düşüncesiyle gelmemek gerekiyor. Suluca Dere’nin güzelliği tam da bu olanaksızlığın içerisinde saklı: Burada market değil makilik, kafe değil çam ağaçları var.
DUŞ VE TUVALET BEKLEMEYİN
Suluca Dere uzun saatler geçirilecekse tesis eksikliği daha fazla hissedilebilir. Koyda duş ve tuvalet gibi temel plaj olanaklarının bulunmadığı belirtiliyor. Bu nedenle özellikle çocuklu ailelerin ve bütün günü kıyıda geçirmeyi planlayanların bunu hesaba katması gerekiyor. Konforlu bir aile plajı isteyenler için Mordoğan merkezindeki Kocakum veya Ardıç gibi alternatifler daha uygun olabilir.
ÇADIR KURMAK İSTEYENLERİN DE GÖZÜ BURADA
Doğal yapısı Suluca Dere’yi kamp meraklıları için de cazip hale getiriyor. Çamlar, makilikler, sessizlik ve denizin yan yana bulunması çadırını alıp doğaya kaçmak isteyenlerin ilgisini çekiyor. Ancak bölgede kamp planı yapmadan önce güncel kuralların kontrol edilmesi gerekiyor. Karaburun’un ormanlık yapısı nedeniyle özellikle yaz dönemindeki yangın yasakları ve ateş kullanımına ilişkin kurallar büyük önem taşıyor. Doğal alanlarda ateş yakmamak ve geride hiçbir atık bırakmamak ise her koşulda temel kural olmalı.
GECE RÜZGARIN SESİ DEĞİŞEBİLİR
Mordoğan ve Karaburun kıyılarında rüzgar günün önemli bir parçası. Gündüz hafif esen rüzgar özellikle açık alanlarda gece daha güçlü hissedilebilir. Bu nedenle kamp amacıyla geleceklerin yalnızca gündüz gördükleri hava koşullarına güvenmemesi, güncel rüzgar tahminlerini kontrol etmesi önemli. Kıyıda geçirilen birkaç saat için huzur veren rüzgar, gece çadır içerisinde çok farklı bir deneyime dönüşebilir.
KALABALIKTAN UZAKLAŞTIKÇA DOĞA YAKLAŞIYOR
Suluca Dere’nin en güçlü tarafı lüks değil, yalnızlık. Buraya gelenlerin önünde büyük tesisler veya kalabalık eğlence alanları bulunmuyor. Denize girip kıyıya çıktığınızda karşınızda yine çamlar, makilikler ve Karaburun’un doğal görüntüsü var. Bu nedenle kitap okumak, yüzmek veya hiçbir şey yapmadan birkaç saat denizi seyretmek isteyenler için koy oldukça farklı bir atmosfer sunuyor.
ULAŞIMDA ÖZEL ARAÇ DAHA RAHAT
Suluca Dere, Mordoğan çevresindeki doğal koy rotasına eklenebilecek noktalardan biri. İzmir yönünden Karaburun–Mordoğan hattına ulaştıktan sonra koy yönüne devam edilebiliyor. Özel araç, hem gerekli malzemeleri taşımak hem de çevredeki farklı koyları aynı gün içerisinde görmek açısından daha rahat bir seçenek oluşturuyor. Tesis bulunmadığı düşünüldüğünde araçla gelmek su, yiyecek, sandalye ve şemsiye gibi malzemelerin taşınmasını da kolaylaştırıyor.
LEZZETLER İÇİN ROTA MORDOĞAN’A DÖNÜYOR
Suluca Dere’de restoran veya kafe bulunmadığı için uzun bir deniz gününün ardından yemek için Mordoğan tarafına dönmek gerekiyor. Mordoğan’da balık, deniz ürünleri, zeytinyağlılar ve Ege mezeleri öne çıkıyor. Böylece günün ilk yarısında Suluca Dere’de doğayla baş başa kalıp akşam saatlerinde Mordoğan sahilinde sofraya oturmak mümkün. Bakir koyun sessizliğiyle Mordoğan’ın kıyı sofralarını aynı güne sığdırmak güzel bir Karaburun rotası oluşturuyor.
KOCAKUM KONFOR, SULUCA DERE DOĞA
Mordoğan’da hangi plaja gidileceği tamamen beklentiye bağlı. Kocakum’da market, kafe ve tesis seçenekleri elinizin altında. Ardıç kumlu sahili ve aile rahatlığıyla öne çıkıyor. Ayı Balığı falezleri ve kayalık yapısıyla bambaşka bir görüntü sunuyor. Suluca Dere ise bunların arasında en doğal seçeneklerden biri. Buraya gelirken konforun bir bölümünü geride bırakıp karşılığında sessizlik, çam kokusu ve berrak Ege’yi alıyorsunuz.
BURADA ŞEZLONG DEĞİL KEÇİLER VAR
Suluca Dere’yi akılda bırakan şey gösterişli bir tesis veya kilometrelerce uzanan kumsal değil. Taşlık kıyısı, berrak denizi, çam ormanları ve makiliklerin arasından çıkabilecek küçük kara keçileri burayı Mordoğan’ın farklı köşelerinden biri haline getiriyor. Şemsiyesini, suyunu, yiyeceğini ve deniz ayakkabısını yanına alanlar için geriye tek şey kalıyor: Telefonu bir kenara bırakıp çam kokusuyla Ege havasını aynı anda içine çekmek.





