Önce Kadifekale, sonra Eşrefpaşa, Yapıcıoğlu. Kutsal topraklarım, özlediğim yıllarım, çocukluğum. Kolay değil, zor günlerdi. Hem de çok zor ama güzel günlerdi, toplum olarak. İyilik vardı, komşuluk vardı, insanlık vardı, adamlık vardı, hanımefendilik vardı. İzmir'e tepeden bakan bir konumda. İzmir'de yok ki, böyle bir manzara. Kordon'da, Güzelyalı'da, Karşıyaka'da bile yok. Hele bir de tarihi kale surlarına, burçlarına çıktın mı, inmek istemezsin, biraz korku yaratsa da. Heyecan, adrenalin der geçeriz. Dünyanın döndüğünü hissedersin. Üç yüz altmış derecelik görüş mesafesi. Nereye bakacağını şaşırırsın, kuş misali. İçinde, surların arasında saha vardı. En doğalından, çizgisiz, uçsuz bucaksız. Nizami değil tabi, üç adet, sarnıca yakını da. Eğimli, sert toprak, taşlı, kalelerimiz de evladiyelik çam ağaçları. Biraz haksızlık olurdu mu olacak o kadar. Hakeme VAR'a gerek yok. Ağaç ne tarafa doğru genişlerse, o kadardı kalemiz. Birinin arkasında boşluk, çok sert vurursan topa. Nice savaşlara sahne olan tarihi geniş salon, top Kosova Mahallesi'ne kadar giderdi. Hoş çalan da olmaz, başka top yoksa maça 5 dakika ara verilir. Nasıl olsa geri gelirdi, getirildi topumuz. Diğer tarafta da ağaçlarından arasından top kale suruna çarpar, geri dönerdi. Kavga filan da çıkmaz, başka türlüsü gürültü patırtı sokakta, meydanda idi. Zor günler dedik ya. Mozaik lafını hiç sevmem. Parça parça olduğu için. Biz tam bir bütündük oysa. Geniş bir aile, kocaman. Her inanıştan, politik fikir ve oluşumdan. Saygı, sevgi, hoşgörü vardı Kaleli idik biz. Kadife kısmı pek sosyetik gelirdi. Erzurumlu işçi Tahsin amca, Konyalı Zehra teyzem, Mustafa amcam, evlatları Havva, Mehmet, Musa, Osman ablam, abilerim, Mardinli Mehmet, Zeyd, İbrahim kardeşler. Şimdi ağız burun kıvırıyorlar ya. Midye hazırlardı, bizzat gördüm yaşadım. Tertemiz, sıcak sıcak çok yedim, bedava. Deniz şimdiki gibi değil ki. Selenyum, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor ve A, B1, B2, B6, B12 ve C vitaminleri vardı, komple yararlı. Arsenik, kadmiyum gibi yüksek miktarda ağır metal içeren atıkları, zararlıları ara ki bulasın. İnsanlar gibi, deniz de temizdi. Koku filan diyorsanız, hep sonradan. Kale surlarının arasındaki irili ufaklı sahalarımızdan mı nedir, çok iyi futbolcular çıktı. Hani plaj kumunda oynadıktan sonra, kolay gelir ya normal sahada oynamak, onun gibi yani. Bir ben topçu çıkamadım, pişman değilim. Okudum, yazdım, hakemlik yaptım, vardır bunda da bir hayır. İyi de oldu, herkes futbolcu olacak değil ya.
SURLARIN ARASINDAN, ZEYTİNLİKTEN ÇIKTI İSİM YAPTI
Sur içinin yanısıra zeytinlik dediğimiz yerde top oynanırdı, orası lüks, VIP bir yerdi Atatürk Stadı gibi. Pazaryeri oldu, sonra kaydı toprağı şimdi o da yok. Dört kulüp, ikisi resmi ikisi gayrifedere. Zaten alt yapı Surspor ile Kalespor'dan oluştu. Kaleçamlık Elvanspor oldu, adı değişti. Elvanspor da kapandı. Kaleçamlık da yok şimdi. Şevki Özekler amcamlı, evladı Erdal abimli Kadifekalespor, çocukluk arkadaşım, kankam düzgün sporcu, insan Mehmet Sait Başdaş başkanım sayesinde de. Yapıcıoğlu Başdaş oldu, gençleri sokaklardan toplayıp sporcu ve de ekmek kapısı yaptı. Şevki amcamın vefatıyla belki o da kapanacaktı. Şimdi emin ellerde. Kadifekale'den Tarkan ile Hakan kardeşler, Ahmet Kaçar, Arif, Elolenler vardı soyadları, Adnan Çetinkaptan, Tamer Teksin, Han Bakkal'ın oğulları Bekir, Ahmet ile çifte minareli caminin dibinde koca duvarın altında oynardık. Pek de araba geçmezdi, az vardı da ondan. Topumuz Ballıkuyu'ya, Topaltı'na kadar gitse de. Ağlayıp sızlamazdık. Top da bir tane daha iki olsun. Mis gibi kokan sıcacık ekmek, pişi dilimi üzeri yağ, şeker ve de salça sürüp komşular getirirdi. Şimdi ki bir nevi su molası. Topu getirirdi, o günkü icapçı, nöbetçi arkadaşım. Kalırdı ona da, ayırırdık, yer, içer ve maça devam ederdik. Hey gidi günler. Kaliteli, liyakatli, karakterli futbolcular, sporcular yetişti Kale'den. Şevket Sevindi, Tamer Teksin, Hüseyin Çelik, Sebahattin Akgül bir de soyadını hatırlayamadım, Nevzat abim vardı. Buna da şükür 40 yıl öncesinden bahsediyorum. Sabri Akgül sol ayağı müthişti. Futbola devam etmedi, Kaleçamlık'ta oynadı sadece, yöneticilik de yaptı. Hatay'da kahvehanesi vardı. Önceki gün kaybettiğimiz Sebahattin Akgül kaptanımın, ağabeyi. Kaleçamlıklı Akgül kardeşler. 'Sebo', 'Altınkafa' lakapları idi, bir de 'Kaleli' denirdi. Bu da coğrafyaya olan vefamdan Kadifekaleli Kaleçamlıklı olduğu için, Kaleli daha uygun gelirdi. Yardımcı hakem iken Balıkesir'de Balıkesirspor'un başına çıkmış, havada asılı kalıp harika kafa vuruşlarıyla kalecileri şaşkına çeviren Sebahattin hocam, kaptanlığını yaptığı takımın hocası olarak başındaydı. Zarafetini unutamadım, sonradan öğrenmiştim Kaleli olduğunu. O kısım yok bende, hatırlamıyorum. Oradan belli, yaşadığın coğrafya meselesi. Fenerbahçe'nin efsanesi 1 numara isim Adil Eriç ile Uşakspor, efsane kulübün efsaneleri Özer Yurteri ile Mehmet Türken (Fuji Mehmet) ile Göztepe, İzmirspor'dan bildiğim Behçet Timuruysal, Günay Cangök'ün kardeşi Can Cangök, Bülent Önasya ile Balıkesirspor forması giydi. Kadirşinas, spor aşkıyla çalışan Balıkesir ve Balıkesirspor sevdalısı Öner Ayyıldız abime sonsuz teşekkürlerimle. Sosyal medyadaki emekleri unutulmaz. Ercan Ertemçöz hocam, Şevket Sevindi kaptanım, Adnan Çetinkaptan kardeşime şükranlarımla, katkılarından dolayı. Haber kaynakları söylenmez, yazılmaz ama. Bu öylesi değil. Tek başına olmaz ki hiçbir şey, biz bir aileyiz.
ARPACIOĞLU'NA JÜBİLE AKGÜL SAHAYA
Yarkın Güvenen'i 09.01.2025'de, Can Cangök'ü 11.05.2024'de, Tahir Şener'i 13.06.2023'de, Engin Kıvançlı'yı 2020'de, Hikmet Çoban'ı 25.04.2025'de, Kamil Aldağ'ı 15.08.2025'de, Necati Göçmen'i 21.04.2024'de, Osman Arpacıoğlu'nu 05.12.2021'de, Coşkun Ehlidil'i 17.09.2025'de, Atilla Öndül'ü 23.12.2024'de, Taner İnce'yi temmuz 2017'de, Rıdvan Kaner'i 28.12.2020'de, Faik Aktar'ı 17.01.2022'de, Necdet İnanç'ı 13.01.2017'de, Enver Tuna'yı 30.06.2022'de, Ertuğrul Esertepe, Nihat Özata ile Kadir Gürsoy sanırım yaşıyor, Sabri Göz'ü 03.12.2008'de Fuat Seyrekoğlu'nu 15.02.2010'da, Onursal Uraz'ı 24.07.2021'de, Celal Kamar'ı 13.12.2005'de kaybettik, Sebahattin Akgül kaptanım birlikte oynadığı takım ve yol arkadaşları, Balıkesirspor'dan.
BALIKESİRSPOR 1983-84; Kazım Ergül, Vedat Gülbay, Alpaslan Tekin, Ümit Aşkın, Sabri Göktaş, Sebahattin Akgül, Nihat Özata, Tayfun Türel, Ahmet Özdemir, Sinan Nilofer, Celal Kamar.
BALIKESİRSPOR 1978-79; Ulvi Derin, Sebahattin Akgül, İsmail Öner, Ali Burul, Tahir Şener, Kazım Ergül, İbrahim Ejder, Kâmil Aldağ, Şeref Yengin, Sezer Aktulay, Günay Cangök. BALIKESİRSPOR 07.06.1980; Bülent Önasya, İbrahim Şener, Osman Arpacıoğlu, Günay Cangök, Kazım Ergül, Kıvançlı, Yüksel Öksüz, Can Cangök, Behçet Timuruysal, Yarkın Güvenen, Sinan Nilofer. Farklı sezonlarda Bal-Kes formasını baştacı yapan bu isimlerle sahada yer aldı. Fenerbahçe'nin formasını giyen güzel insan, 5 Aralık 2021'de vefat eden merhum Osman Arpacıoğlu'nun jübilesinde Sebahattin Akgül kaptanım, Osman kaptanımın yerine sahada yer almıştı. Dolu dolu bir spor yaşamı, takdir ilahi mukadderat, vefat edenlerimize rahmet, yaşayanlarımıza sağlıklı huzurlu ömür diliyorum. Kaleçamlık'tan Balıkesirspor'a, koca bir serüven. Edremit'teki huzurevinde yaşamına devam etti, hastanede vefat etti. Biraz da sorgulamak gerek oynadıkları kulüpler, takımlar sporculuk bitince ne yaptılar, bir şey yaptılar mı? Üç beş ferdi isim o kadar. Bugün öğle namazının ardından Akhisar Yatağan Köyü'nde son görev Sebahattin hocama. Uğurlar olsun güzel insanlar, rahmetle şükranla, dualarımızla...