Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan, kanser tedavisi sürecinde yaşanan iştahsızlığın sadece fizyolojik veya kimyasal nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Ziyalan, “İştahsızlığın her zaman fizyolojik ya da kimyasal bir nedeni olmayabilir. Psikolojik nedenler de bu duruma yol açabilir ve bu kesinlikle keyfi bir durum değildir” dedi.
TEDAVİNİN BULANTI VE TİKSİNTİYE ETKİSİ
Ziyalan, tedavi sürecinde yaşanan bulantı ve tiksinti hissinin zamanla yemek yeme davranışıyla şartlanabileceğini belirtti. “İlaçların bulantı ya da tiksinti etkisi ortadan kalksa bile, yemek yeme davranışı bu olumsuz duygularla eşleştiği için iştahsızlık devam edebiliyor. Bu durumda ortada fiziksel bir neden olmasa da hasta gerçek anlamda zorlanıyor” ifadelerini kullandı.
Bazı ilaçların koku hassasiyetini artırdığını söyleyen Ziyalan, yemek kokularının hastalarda tiksinti oluşturabileceğini vurguladı. Ayrıca depresif ruh hali ve ağrının da iştahsızlığı artıran etkenler arasında olduğunu ifade etti.
HASTAYA ÇOCUK MUAMELLESİ YAPMAYIN
Hasta ve yakınları arasındaki rollerin tedavi sürecinde değiştiğine dikkat çeken Ziyalan, “Kişinin neyi, ne zaman ve ne kadar yiyeceğine artık başkasının karar vermesi, hastada baskı ve çocuk muamelesi görme hissi oluşturabiliyor. Bu da yemeği daha da zorlaştırıyor” dedi. Yakınların iyi niyetle yaptığı ısrarın, hastaların kendilerini anlaşılmamış hissetmesine yol açabileceğini de ekledi.
İŞTAHSIZLIKLA BAŞ ETMEK İÇİN ÖNERİLER
Ziyalan, iştahsızlıkla başa çıkmak için bazı pratik öneriler sundu:
Lokmaların küçük tutulması ve acele edilmemesi
Yemek sırasında dikkatin televizyon, müzik veya sohbetle dağıtılması
Tabak bitmedi diye hastayı suçlamamak
Masa düzeni, porsiyon küçüklüğü ve ortam kokularına dikkat etmek
Gün içindeki kısa yürüyüş ve hafif aktivitelerle iştahın desteklenmesi
Hastaların daha enerjik hissettikleri zaman dilimlerinde yemek yemeye teşvik edilmesi
“Az yemek ile hiç yememek arasında büyük fark vardır. Üç lokma her zaman sıfır lokmadan iyidir. Her lokmanın kıymetini bilmek gerekiyor” diyen Ziyalan, küçük porsiyonlar ve uygun ortam koşullarının motivasyonu artırdığını belirtti.