Pelin PEKEDİS - EGE TELGRAF/ Akşam sofralarının en sevilen yemeklerinden biri olan karnıyarık, mis gibi kokusuyla daha pişerken bile herkesi mutfağa toplar. İçine doldurulan kıymalı harcı, yumuşacık patlıcanı ve yanında pirinç pilavıyla tam bir klasik olan bu lezzet, özellikle kalabalık aile sofralarının vazgeçilmezidir. Ancak karnıyarık yaparken birçok kişinin ortak bir sorunu vardır; patlıcanların fazla yağ çekmesi. Bir süre sonra tabakta biriken yağ hem yemeğin lezzetini ağırlaştırır hem de o hafif, dengeli tadı gölgeler. İşte tam da bu yüzden son günlerde mutfakta herkes aynı yöntemi konuşuyor.
YAĞ ÇEKMESİNİ ENGELLEYEN PÜF NOKTA
Meğer patlıcanları doğrudan kızgın yağa atmak en büyük hatalardan biriymiş. Uzmanlara göre patlıcanın sünger gibi yağ çekmesini önlemek için önce mutlaka tuzlu suda bekletilmesi gerekiyor. Dilimlenen ya da alacalı soyulan patlıcanlar yaklaşık 20-30 dakika kadar tuzlu suyun içinde dinlendirildiğinde hem acı suyu çıkıyor hem de gözenekleri sıkılaşıyor. Böylece kızartma sırasında fazla yağı içine hapsetmiyor. Üstelik sadece tuzlu suda bekletmek de yeterli olmuyor. Sudan çıkarılan patlıcanların mutlaka kağıt havlu yardımıyla iyice kurulanması gerekiyor. Çünkü üzerinde kalan su, kızgın yağla buluştuğunda patlıcanın daha fazla yağ çekmesine neden olabiliyor. İşte birçok kişinin atladığı en önemli detay tam olarak burada saklı.
TAM KIVAMINDA KARNIYARIK
Karnıyarığın en güzel hali, ağızda dağılan yumuşak patlıcanla birlikte hafif bir lezzet sunmasıdır. Fazla yağ çekmiş bir patlıcan ise hem yemeğin dokusunu bozuyor hem de mideyi yoruyor. Bu nedenle son dönemde birçok kişi kızartma yerine fırın yöntemini de tercih etmeye başladı. Hafifçe yağlanan patlıcanlar önceden ısıtılmış fırında kısa süre pişirildiğinde hem daha az yağ kullanılıyor hem de patlıcanın doğal lezzeti korunuyor. İç harcında kullanılan soğan, kıyma, domates ve baharatların uyumu ise bu yemeği bambaşka bir noktaya taşıyor. Fırından çıkan sıcak karnıyarığın üzerine dökülen domates sosu ve yanında sunulan cacık, sofrayı adeta şölene dönüştürüyor. Üstelik doğru yöntem uygulandığında yemek ağırlaşmadan çok daha dengeli bir lezzet sunuyor.

ANNELERDEN KALAN GELENEKSEL LEZZET
Birçok kişi için karnıyarık sadece bir yemek değil, aynı zamanda çocukluk hatıralarını taşıyan özel bir tat. Yaz akşamlarında mutfaktan yükselen kokular, fırının başında geçen telaş ve sofrada sabırsızlıkla yemeği bekleyen kalabalık aileler… İşte bu yüzden karnıyarık yıllardır Türk mutfağının en sevilen yemeklerinden biri olmayı sürdürüyor. Şimdi ortaya çıkan bu yöntem sayesinde hem daha hafif hem de tam kıvamında bir karnıyarık hazırlamak mümkün hale geliyor. Yağ içinde yüzen patlıcanların yerini, lezzetini koruyan yumuşacık bir doku alıyor. Küçük gibi görünen bu püf noktası ise mutfakta büyük bir fark yaratıyor.
HERKESİN İŞTAHINI AÇIYOR
Fırından yeni çıkmış bir karnıyarığın kokusu çoğu zaman bütün evi sarar. Daha ilk anda iştah açan bu geleneksel lezzet, doğru yöntemle hazırlandığında hem hafifliği hem de enfes tadıyla herkesi kendine hayran bırakıyor. Çünkü bazen bir yemeğin sırrı sadece malzemesinde değil, onu hazırlarken gösterilen küçük özenlerde gizli oluyor.




