Türkiye’de son yıllarda konut piyasasındaki fiyatlar hızlı bir yükseliş trendindedir. Bu süreç inşaat sektörünün geleceği hakkında soruları gündeme getirmektedir. Artan konut fiyatları, konut alımını ikamet etmek amaçlı yapacaklar için büyük bir endişe kaynağı olmaktadır. 
Konut fiyatlarının hızlı yükselişinin ardında bir takım karmaşık nedenler yer almaktadır. Türkiye'nin günden güne artan nüfusu ve yakın bir zamana kadar kırsal kesimden şehirlere olan göç, ilave olarak sığınmacıların sayısının her geçen gün artması konut talebini artırmaktadır. Konut sayılarındaki artışa rağmen bölgesel bazlı konut inşaatı sorunlarından kaynaklı arz talep dengesizliği oluşmakta, bu durum fiyatların yükselmesine neden olmaktadır. Gayrimenkul, yakın bir tarihe kadar yatırım yapmak isteyen bireyler ve yabancı yatırımcılar için cazip bir seçenek haline gelmiştir.  Bu da konut talebini ve dolayısıyla fiyatları artırmaktadır. Yakın zamana kadar uygulanan düşük faiz politikası da talebin artmasına neden olmuştur. Konut fiyatlarındaki artışla birlikte satışlarda azalma gerçekleşse de toplam ciroda artış yaşanmaktadır. Buna göre; 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3 oranında artan Konut Fiyat Endeksi (KFE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 94,7, reel olarak ise yüzde 31,2 oranında artış kaydetmiştir. Türkiye genelinde konut satışları ise; Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 azalarak 122 bin 91 olarak gerçekleşmiştir. İstanbul 17 bin 408 konut satışı ve yüzde 14,3 ile en yüksek paya sahip olmuştur. Satış sayılarına göre İstanbul'u 11 bin 7 konut satışı ve yüzde 9 pay ile Ankara, 6 bin 504 konut satışı ve yüzde 5,3 pay ile İzmir izlemiş; konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 39 konut ile Ardahan, 67 konut ile Hakkâri ve 139 konut ile Artvin olmuştur.

Konut fiyatlarındaki artışa rağmen, Türkiye'de konut satışları hala yüksek seviyelerde seyretmektedir. Faiz oranlarındaki yükselişe istinaden ipotekli satışlar Ağustos ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 26,1 düşmüş ancak diğer satışlar yüzde 4,3 artmıştır. Ocak, Ağustos arası dönemde ise ipotekli satışlar bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28 düşerken, diğer satışlar yüzde 11,9 oranında azalmıştır.

Fiyatlardaki hızlı yükseliş, konut almak isteyenler için erişilebilirlik sorununu daha da artırmakta olup, özellikle genç nesiller ve düşük gelirli aileler için konut sahibi olmak zorlaştırmaktadır. Bazı bölgelerde konut piyasası, spekülatif alımların etkisi altında olduğundan, fiyatlar bölgesel bazda çok daha yüksek oranda artmakta, yatırım yapanlar için gelecekte risk unsuru oluşturmaktadır. İnşaat sektöründeki büyüme, sürdürülebilirlik endişelerini gündeme getirmektedir. Planlama ve düzenlemelerin eksikliği, çevresel etkileri ve kentsel altyapıyı ciddi şekilde bozma potansiyeline sahiptir. Türkiye konut piyasasındaki bu karmaşık dönemde fiyatlarla ilgili endişelere ilişkin çözümler üretilerek, sürdürülebilir bir konut piyasasının oluşturulması ve gelecek nesillerin konut ihtiyaçlarının karşılanması için önlemlerin alınması gerekmektedir. 

Gelecek hafta verilerin açıklanacağı takvimden önemli olanları aşağıda paylaşıyorum.

Ekonomik veri takvimi

25 Eylül 2023, Pazartesi Türkiye Kapasite Kullanım Oranı
26 Eylül 2023, Salı ABD İnşaat izinleri 
26 Eylül 2023, Salı ABD Konut Fiyat Endeksi
28 Eylül 2023, Perşembe Almanta TÜFE (Aylık-Yıllık)
28 Eylül 2023, Perşembe Euro Bölgesi Ekonomik Görünüm Endeksi 
28 Eylül 2023, Perşembe Euro Bölgesi Sanayi Sektörü Güven Endeksi
28 Eylül 2023, Perşembe Euro Bölgesi Hizmet Sektörü Güven Endeksi
28 Eylül 2023, Perşembe ABD GSYH (Final)
29 Eylül 2023, Cuma İngiltere GSYH (Final)
29 Eylül 2023, Cuma Almanya Perakende Satışlar (Aylık-Yıllık)
29 Eylül 2023, Cuma Türkiye Dış Ticare Dengesi
29 Eylül 2023, Cuma Almanya İşsizlik Oranı

Ekonomi ve finans sözlüğü

Konut fiyat endeksi istatistikleri: Türkiye konut piyasasındaki fiyat değişimlerinin takip edilmesi amacıyla oluşturulan göstergeleri kapsamaktadır (TCMB).

Risk primi: Riskli bir varlık veya kıymetin tamamen risksiz bir varlık veya kıymete göre yatırımcıya sağladığı fazladan getiriyi ifade etmektedir. Bir varlık veya kıymetin risk primi tamamen risksiz yatırım aracına göre elde edilen telafinin de göstergesi sayılabilmektedir (TCMB).