Borsa-faiz-döviz üçgeni

Yılmaz DURMAZ
25 Kasım 2021

Şu sıralar ekonomide tansiyon yüksek. Piyasalar yetkili ağızlardan çıkacak söze odaklanmış. Döviz ve altınla borçlananların durumuna çok ama çok üzülüyorum.

Ekonomi okudum ama okuduklarımla hiç ilgisi olmayan gelişmeler yaşanıyor. Borsa, döviz birlikte yükseliyor. Oysa biri yükselirken diğeri düşerdi. Zor günler geçiriyoruz. Birçok mal ve hizmetin fiyatı deyim yerindeyse tavan yaptı. Dostlarımın sofrası için yaptığım içli köftenin bulguru bir ay önce 6 lira iken 10 lira oldu. Kıyma 50 liradan 80, lahmacunun hamuru 2,5 liradan 4 lira… Memur ve memur emeklileri ocak ayında yüzde 5 zam alacak. Buna enflasyon farkı da eklenecekmiş. Gerçek enflasyonu ekleseler bari.

Avrupa ülkelerinden emekli güzel dostlarım var. Sık sık oturur sohbet ederiz. Hollanda’dan, Belçika’dan, İsviçre’den ve Almanya’dan…

46 yıl Hollanda’da yaşayıp Türkiye’ye dönen İsmet Çınar abim var. Davranışları ile insanı kendine hayran bırakan, bir o kadar da yardımsever bir insan. İsmet abi emekli maaşını Euro olarak alıyor. Üç kuruş fazla kazanmak için Euro’nun yükselmesini isteyenlerden değil. Türk parasının değer kaybetmesi onu üzüyor. Hollanda’daki yaşamı anlatırken ağzımız açık dinliyoruz. Anlattıklarından anladığım kadarıyla Hollanda’da devlet vergi kaçıranın ensesinde boza pişiriyor. Sahtekarlara, halkın, devletin malına göz dikenlere göz açtırmıyor. Durum böyleyken de bütçe fazlalık verince o fazlalık halka, çalışanlara dağıtılıyormuş. 62 yıldır bütçenin fazla verdiğini görmedim. Bencillik duygusunu kırmadıkça ekonomik krizleri daha çoook yaşarız.

Merkez Bankası’nın kararı sonrasında Ege Telgraf’ta bizim arkadaşlar çok çarpıcı bir manşeti gazetemize taşıdı. “Faizdeki Karar Çağ Yangını Gibi” Yangın vardı ama faiz düşürme kararı ve sonrasında yapılacak hamleler yangını bayağı körükledi. Seçimin 2023’te yapılacağı açıklamaları da eklenince spekülatörler ekonomide tansiyonu daha da yükseltti. Global enflasyonun ciddi biçimde etkili olmaya başladığı bir gerçek. Ona sözüm yok ama Türkiye’nin kendi enflasyon problemi ve gelir dağılımındaki bozuklukların giderilmesi için acil önlemlerin alınması gerekiyor.

Bu karamsarlıkların içinde Karşıyaka’da Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün “Dünya Çocuk Hakları Günü” kapsamında yapılan sosyal, kültürel çalışmalar geleceğe dair güzel umutlarımı korudu.

Karşıyaka’da çok sevilen ve sayılan hukuk insanı Karşıyaka Başsavcımız Kazım Arapoğlu’nun ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün, denetimli serbestlik kapsamında bulunan suça sürüklenen çocukları ve gençleri topluma kazandırma çalışmalarını takdirle izledim. Denetimli serbestlik kapsamındaki gençlerle Karşıyaka Kaymakamımız Ali Rıza Çalışır, Başsavcım ve kamu kurum yöneticileri ile birlikte Altay Spor Futbol Kulübü’ne gittik. Teknik Direktör Mustafa Denizli gençler ile güzel bir sohbet yaptı. Gençler, Karşıyaka’daki yöneticilerle birlikte olmanın, büyük Mustafa ile görüşmenin heyecanını yaşadı. Eminim ki bu gezi hafızalarında olumlu yer aldı. Ben de bu güzel topluma kazandırma uğraşını fotoğraflamanın keyfini yaşadım.

İzmir’e üç günlüğe gelen narkotik tırı bir gününü Karşıyaka Adliye Sarayı bahçesinde geçirdi. Narkotik tırındaki konunun uzmanı polisler denetimli serbestlik tedbiri altındakilere ve vatandaşlara uyuşturucu/uyarıcı maddelerin zararları ve bağımlılıkla mücadelede alınması gereken önlemleri anlattı.

Sonsöz; “İnsanlığı bütün pisliklerden temizleyecek yağmuru yağdıracak bulutları da yok ettik. Kendi ellerimizle, aç gözlülüğümüzle…”

Dünyayı kim nasıl değiştirecek? 

Defne

Tutun artık Defne’nin ellerinden…