Nihat AK/EGE TELGRAF-Vatandaş sıkıştıkça bankanın kapısını çaldı. Türkiye'de bankaların yurttaşa kullandırdığı kredi kartı sayısı 112 milyona ulaştı. Kişi başına düşen ortalama kredi kartı 1,7 seviyesine çıktı. Kart borcu ihtiyaç kredisini geçti. Toplam bireysel borç 2,4 trilyon liraya dayandı. Kart borçları son bir yılda neredeyse üçe katlandı.
‘DİKKATLİ KULLANILMALI’
Dar gelirli kesimin kazancı ile harcaması arasında oluşan farkın vatandaşı kredi kartlarına yönelttiğini vurgulayan finansal piyasalar uzmanı Irmak Nural, “Türkiye kredi kartı kullanımda dünya ülkeleri arasında ön sıralarda. Yıllardır vatandaşın elinde olan kredi kullanımlarında bir patlama oldu. Bunun en önemli sebebi, dar gelirli yurttaşın gelirlerinin giderlerini karşılamamasıdır. Bu, son dönemde daha da arttı. Dar gelirli, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kredi kartlarına yöneliyor. Dar gelirli kesimin can simidi kredi kartları. Düşük gelir seviyesine sahip insanlar bir beyaz eşya satın alacağı zaman, bunu peşin alamıyor. Gerek gelir sahibi gerekse az gelirli kredi kartını dikkatli kullanmalıdır. Dikkat edildiği takdirde kredi kartı kullanmanın faydası var. Ama her şeyde olduğu gibi kredi kartında da dikkatsiz kullanım problem oluşturur. Bu elindeki nakiti de dikkatli kullanmayan için böyledir” dedi.

ENFLASYON KALKANI
Kredi kartlarını eflasyona kalkan olarak kullanan bir kesimin olduğunu belirten Nural, “Yurttaşlarda tüm söylemlere rağmen enflasyonun artacağı kanaati var. Bugünün 100 birimiyle 8-9 ay sonra aynı ürünün alınamayacağını hesap eden vatandaş borçla alışveriş yapmayı tercih ediyor. 3-4 ay öncesine göre telefon fiyatları yüzde 50-60 artış gösterdi. Bu artışı hesap eden vatandaş, geliri dahi olsa gelirinin üzerinde alışveriş yapmaya yöneliyor. Enflasyonist ortamda yurttaş, kredi kartı kullanmak durumunda kalıyor. Alıyor, taksit yaptırıyor. Taksitleri bitene kadar zaten o ürünün fiyatı taksitli yapılan toplam ödemenin üzerinde oluyor. Mevduat faiz oranları enflasyon rakamlarının üzerinde olursa vatandaş harcamaya değil birikim yapmaya yönelir. Şu anki enflasyonu tüketim de körüklüyor” ifadelerini kullandı.

‘ÖYLE LÜKSÜMÜZ YOK’
Senet ve çek kullanımının yok denecek kadar azaldığını belirten İzmirli esnaf Mehmet Dayanç, “Eskiden alışveriş sözle yapılırdı. Bir süre çek ve senetli alışveriş yapıldı. Ne çek ne de senet eskisi kadar kullanılıyor. Yeni trend, kredi kartı kullanımı. Kredi kartı kabul etmeyen işletmenin kepenk kapatması gerekir. Ne peşin ne de evrakla alışveriş yapabilmek mümkün. Kredi kartlı alışverişin esnafa bir maliyeti var. Ama bu maliyet paramızın hiç tahsil edilememe riskinden daha küçük. Bu nedenle kredi kartı maliyetine katlanarak ticaretimize devam ediyoruz” diye konuştu.

‘DENGE KAÇIRILMAMALI’
Kredi kartı yanlış kullanımlarının farklı sorunlara yol açtığına dikkati çeken tüccar Tuncay Duğan, şu önemli uyarılarda bulundu: “Kredi kartları, kuralına uygun kullanıldığında günlük ekonomik hayatı oldukça kolaylaştırıyor. Ancak, yanlış kullanıldığında ise bireylerin bütçesine ağır yükler getirebiliyor. Kenarda birikmiş parası olmayan, aylık geliriyle kart borcunu kapattıktan sonra elinizde para kalmıyorsa tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmelidir. Gelir gider dengesini kaçırmamalıdır. Kart borcunu vaktinde ödemeyen için başlayan faiz önce az gibi görünür ama bir süre sonra bütçeyi zorlar. Bilinçli bir kart kullanıcısı, asgari tutarı değil dönem borcunu öder. Kart ve kredi borcu finansal plan yapmayı çok zorlaştırır. Yeni borç yapmayı kolaylaştırır. Nakit avans kullanmanız gerekirse limiti sıfırlamayın. Bir gün çok daha acil bir ihtiyacınız çıkabilir. Çoğu kişi kredi kartı ekstresini her ay düzenli kontrol etmeden ödeme yapıyor. Kartın pasife alınması, iptal olduğu anlamına gelmez. Üst üste üç kez asgari ödemesi yapılmayan kredi kartı tamamen kullanıma kapatılır. Fazla kart fazla limit anlamına gelmez. Tüm sahip olunan kartların limiti gelirin 4 katını aşamaz” değerlendirmesinde bulundu.





