Bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum. Okumuş, izlemişsinizdir. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 8. Etnospor Kültür Festivali'nin açılış törenine katıldı. Burada yaptığı konuşmada, Sağlık Raporları Yönetmeliği ile dijitalleşmede yeni bir evreye geçildiğini belirtti.

Amatör sporcuların sağlık raporu almasının kolaylaştırılacağını dile getiren Bakan Memişoğlu, "Artık profesyonel lisansa tabi olmayan amatör spor faaliyetlerinde gençlerimizin sağlık verileri e-Nabız sistemi üzerinden elektronik ortamda otomatik olarak değerlendirilecek. Geçmiş sağlık geçmişi uygun görülen gençlerimiz, herhangi bir sağlık kuruluşuna giderek sıra beklemeden direkt sistem üzerinden 'Sağlık Durum Belgesi' alarak spor faaliyetlerine hızlıca katılabilecekler."dedi.

Gençleri tütün, teknoloji ve diğer tüm zararlı bağımlılık türlerinden uzak tutmak amacıyla çok yönlü bir strateji izlediklerini aktaran Bakan Memişoğlu, spor kulüplerinin destekleneceğini anlattı, "Sağlıklı Yaşam ve Esenlik" merkezleri müjdesi verdi. Buna göre, merkezlerde uzman hekimlerin gözetiminde fizyoterapist, diyetisyen ve ilgili sağlık profesyonelleri görev yapacak. Sporcuların hem yaşam kalitesini artıracak hem de sakatlık önleyici ve beslenme odaklı profesyonel destek hizmetleri bu merkezlerde tek çatı altında sunulacak. Şahane.

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Elbette spor kulüplerinin desteklenmesi, sporculara sağlıklı beslenme, doğru antrenman, uzman hekim desteği sağlanması çok yerinde bir adım. Gençlerin buna çok ihtiyacı var, geç bile kalındı. Ancak amatör sporcunun doktora gitmeden sağlık raporu alması, bunun için yalnızca geçmiş tetkiklerinin incelenmesi kabul edilemez.

“Artık hastanede sıra beklemeyecekler” bir müjde değildir, bir hekimin bunu daha iyi bilmesi gerekir. Burada hastanede uzun kuyruklar oluşmasının sebebi nedir, bunlar nasıl çözülmelidir, o tartışılmalı. O tartışma da başka bir yazının konusu olsun.

Konumuza dönecek olursak, halı sahada kalp krizi geçiren ne gençler gördük! Muayenesiz, tetkiksiz sağlık raporunu kabul edemeyiz. Bir çok çocuk belki alacağı sporcu lisansı sayesinde ilk kez teferruatlı sağlık kontrolünden geçecek, olamaz mı? Bazıları da daha önce kontrolden geçmesine rağmen yeni bir teşhis alacak, alamaz mı?

Aile sağlığı merkezleri hala takip ettiği her hastayı 6 ayda bir çağırıp kontrollerini yaptığı sistemi tam kuramadı. Sağlık Bakanlığı bunu daha iyi bilir. Hal böyleyken “Muayene sırası beklemesinler” diyemeyiz.

Gençlerimizin ilgisi, yeteneği ne kadar önemliyse sağlığı da o denli önemlidir. Detaylı muayene ve tetkik yapılmalı, antrenmanlar sonra başlamalıdır. Gerekirse tetkikler doğrultusunda çocuk daha en baştan başka bir alana yönlendirilmelidir. Böylece, vücutta kalıcı sakatlık, ölüm gibi geri dönülemez vakalar en aza indirilebilir. Başarı da sporla gelecek sağlık da ancak bu sağlam temelin üzerinde yükselebilir.