Kadri Özateşler, Rıza Tuyuran, Örpen Uysal, Metin Gökalp, Gürsel Baliç, Behiç Basatuğrul, Sadullah Acele ve daha niceleri. Çok isim var da. Yaş ve doğum itibarıyla da hayranlıkla izleme şansım olan, İzmir takımlarını zaferden zafere koşturtan, formalarımızı terleten golcülerimiz. Uzun boylu, santrfor, kafa golüyle bizleri coşturan mega starlarım. Sağlıklı huzurlu ömür diliyorum. Uzaklara gitmeye gerek yok, İzmir'imde çok var. Göztepe'nin efsanesi Sadullah Acele, 12 yıl sezon Göztepe forması giydi. Kaptanlık yaptı, Alsancak Stadı'nda Atatürk Stadı'nda enfes gollerini izlediğim efsanelerimden. 'Doğan İrfan ortala, bombala Sado bombala', tribünlerde slogan buydu. Doğan Küçükduru (1954-2021) rahmetle, şükranla. İrfan Ertürk (Köylü İrfan) ile Ankara Çubuk'ta yaşayan Sadullah Acele. Bu sene Avrupa'ya gitmek isteyen Göztepe'nin golcüsü, Gençlerbirliği deplasmanındaki maç öncesinde Göztepeli taraftarlar. İzleyemedikleri namını duydukları güzel insan Sadullah kaptanımla buluştular. Göztepe ne zaman Ankara'ya gitse de Sadulah abim, tribündeki yerini de alı, ekibe başaşarılar diler, uğur da getirir. Yine öyle oldu, Göztepe Spor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Sepil ile de kucaklaştı, hasret giderdi. Zira Acele, Sepil'in de gençlik kahramanlarından, çok golüne sevindi, zıpladı, mutlu oldu. Kader maçı, dönüm noktası, o an bu an. Göztepemiz yarın akşam, İzmir'de lider Galatasaray'ı yenerse veya puan alırsa, Ankara deplasmanında yaptığı iyi çıkışı da ispatlamış olacak. Ah keşke Saddulah abim de gelse, davet edilse maça. Avrupalı Galatasaray'ı yenerse Avrupa'ya gidecek, rüştünü ispat edecek Göztepemiz. Bakın burası, çok önemli. Sadullah Acele ile birlikte, yaşayan efsanelerimiz, Nihat Yayöz, Özer Yurteri, Mehmet Türken (Fuji Mehmet), İsmail Sütçü, Sadettin Dülger, Zafer Altındağ, Ercan Ertemçöz, İrfan Ertürk, Mehmet Kırmızıbayrak (Şarlo), İbrahim Öğünç, Tayfun Kansoy, Musfafa Fedai, Fatih Parmaksız, Adnan Esen, Cevdet Çapar, Şenol Sevindi aklıma ilk gelenler, davet edilse diyorum. Rakip Galatasaray olduğu için değil. Tam bir dönüm noktası, 21 günlük aradan sonra gelen üç puan, iyi futbol ve coşku ile erteleme maçı olması sebebiyle. Başka takım da olabilirdi. Belki de o akşam yarın akşam. Tek bir maça bağlı değil ama, çok bağlantılı. Hakkımız değil mi Avrupa Kupalarına katılmak. İzmir'e PSG'yi, Barcelona'yı, Bayern Münih'i, Real Madrid'iyle onlarca takımı Koca Kaptan Gürsel Aksel Stadı'na getirmek, üstteki efsanelere de dünya gözüyle izletmek, büyük ve vefalı bir iş olmaz mı? Yolumuz açık olsun, Göztepe'm, İzmir'im.
MİLLİ ARADA, UNUTULDU SARVAN İLE GÜLER
'Milli maç arası' deniyor ya, üç maçlık dinlenme oldu. Bazılarına iyi de gelir. 'Bizim takıma iyi gelmeyecek' derler, genelde teknik adamlar. Göztepe'ye çok iyi geldi. Milli takımımız sakin kafayla 2026 Dünya Kupası'na gidiyor, bu yeter. İşe yaradı Milli maç arası ama, unutulan oldu bu coşkuyla. Çok kişilerin emeği geçti, bugüne dek Milli Takımımıza. Bu arada iki çok değerli spor insanını kaybettik, vefatları arada kaynadı gitti. Vefa gitti, unutulmasın diye. Saygı duruşu, pankart, anons yine yapılabilir. FİFA hakemimiz Muzaffer Sarvan ile Milli Takımlarımıza emek veren Çetin Güler hocalarımız. Unutulmamanın, zamanı olmaz. Geç kalınmış da değil. İki ofsayt, bir de ekranda kronometreyi. Yazalım da tam olsun. Adana Demirspor A.Ş - Manisa FK maçı, taç atışından gelen top. Başkasına değmeden, temas etmeden, direkt, doğrudan gelirse ofsayt olmaz. Burak Pakkan'ın yardımcısı Hüseyin Savran, bayrak havada, ofsaytmış. Defalarca izledim temas yok, ofsayt değil yani. Hüseyin bilmediğinden değil, anlık temas var görmüş olabilir. Burak'ın görmesi gerek, kolay gördü demeyeyim. Başka maç da beklemiş olabilir. Her maç kutsaldır. Maça iyi hazırlanamamış, gördüm. Oynat, sonucu ne olursa olsun. Yan hakemine de 'Ayıp da olmaz'. Kameralar, VAR'ın var her türlü imkânın var. Biz neler oynattık. Kendi topuna gidene ofsayt kaldıranlar oldu, oynattık gitti gol oldu, sahadan çıkamadık. Yetişemeyen, defanstaki birkaç futbolcu kardeşim, ofsayt yok. Kendi topuna gitti dedi VAR gibi. Adalet, her zaman her yerde şart. Hakem sensin Burak, her bayrağa uymak zorunda mısın? Hüseyin sen de madem şüphelendin 'bekle gör' yapsana. Bazen aylar geçiyor, bayrak kaldırmıyorsunuz. Ne diye şak diye bayrak havada. Devam ettir, gol olursa. Kulaklığınız da var, Pakkan'a ilet, 'şüphem var' de. Yok diyemezsiniz, VAR protokolü mü adı ne. Adaletin protokolü mü olur? Kuralı olur, uygulanır. Doğruyu bulmak, önemli olan. Derbide, 12 yaş grubunun maçlarında, anca olabilen, rastlanan ofsayt pozisyonunu, yaşadık. Taç atmasını hala bilmeyenleri, görüyoruz da. Bu çok enteresan, bu çağda. Demek ki neymiş, kural dersi almak iyi bir şeymiş. İşte, ispatlandı. Köşe vuruşu kullanan pası verdi, bir iki saniye bekle sen içeri gir, öyle ver aynı oyuncuya pasını o zaman ofsayt olmaz. Detay gibi görünse de bir en önemli konumuz daha var. TFF olaya el koymalı. Yayını hangisi verirse aynı, sorun. Gol oluyor, şak diye, anında ekrana yansıyor. Oysa gol, onanmadı, onaylanmadı. Başlama vuruşu olduktan sonra da dönemezsin, ispatıdır çünkü golün. Çocuk oyuncağına döndürdüler, sırf merak ve heyecan olsun diye. Ama yanlış ama hatalı. Yine FB-BJK derbisi. Seyirci haklarına aykırı. Ekran kronometresi; 55.24, Skor; 0-0. Korner atışı kullanılıyor, top filelerde. Ekrana bakıyorum sol üstte, anında skor değiştiriliyor. Ekran kronometresi; 55.31, Skor şak diye; 1-0. Oysa başlama vuruşu yapılmadı. VAR girdi devreye. 1 gitti 0 geri geldi. Olamaz, fiziğe matematiğe aykırı. Ekran kronometresi bu kez 57.09, skor; 0-0. Golü kimsenin silmeye gücü yetmez, hakkı da yok. Anca, TFF yani düzenleyen kuruluş karar verir. O da maçtan sonra üç gün içinde, itiraz olursa. Raporla itiraf olursa. Hakemin bile puan veya gol silme, ceza verme hakkı yok, olamaz. Sona doğru yine aydı durum, daha sıkıntılı. Penaltı kararı, ekran kronometresi; 100.10. Atış kullanılıyor, top ağlarda. 100.12'da skor 1-0. Oysa başlama vuruşu anı 102.11. Skor da şimdi 1-0 olmalı. Ya yine değişirse, karar. Şiştim bunları yazmaktan. Evet tek derdim de bu, çok önemli ama.