SGK borçlarını tecil ve taksitlendirme yoluyla ödemek isteyen işveren ve sigortalılar için son başvuru tarihi yaklaşırken, yeni uygulamanın ayrıntıları önem kazanıyor. Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 2026/15 sayılı Genelgesi kapsamında SGK alacaklarında azami tecil süresi 36 aydan 72 aya yükseltildi. 7582 sayılı Kanun ve 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda yapılan değişiklik, borcunu tek seferde ödeme güçlüğü yaşayanlara daha uzun bir vade imkanı getiriyor. Ancak düzenleme bir borç affı niteliğinde değil. Başvurunun ardından borçlunun ödeme güçlüğü ve mali durumu değerlendiriliyor, uygun görülen süre belirleniyor ve ödeme planına uyulması gerekiyor.
Bir diğer önemli değişiklik ise teminat konusunda yapıldı. İlgili SGK ünitesinde takip edilen toplam borcun 10 milyon TL'yi aşmaması halinde teminat aranmayacak. Borcun 10 milyon TL'yi aşması durumunda ise aşan bölümün yarısı kadar teminat gösterilmesi gerekiyor. Birden fazla işyeri veya farklı SGK birimlerinde borcu bulunanların durumu ise ayrıca değerlendiriliyor. 31 Ağustos 2026'ya kadar yapılacak uygun tecil işlemlerinde yıllık yüzde 29 tecil faizi uygulanacak. İlk taksidin de en geç aynı tarihe kadar ödenmesi gerekiyor. İlk ödeme zamanında yapılmazsa yüzde 29'luk faiz avantajından yararlanılamıyor.
Başvuru süresinin son günlerine denk gelen yoğunluğun önüne geçmek amacıyla 81 ildeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ve Sosyal Güvenlik Merkezlerinin 29-30 Ağustos hafta sonunda da hizmet vereceği açıklandı.
HER BORCA VE HERKESE UYGULANMIYOR
Düzenlemenin en fazla merak edilen noktalarından biri, hangi borçların taksitlendirme kapsamına girdiği ve 72 aylık sürenin herkese uygulanıp uygulanmadığı. Uzman değerlendirmelerine göre burada “72 ay” ifadesinin azami süre olarak ele alınması gerekiyor. Vergi ve kamu alacakları kapsamında vergi borçları, SGK primleri, Motorlu Taşıtlar Vergisi, trafik cezaları, KYK öğrenim kredileri, belediye ve emlak vergileri, çevre temizlik vergileri, bazı idari para cezaları, geçiş ücretleri ve ecrimisil borçları gibi çeşitli kalemler için tecil ve taksitlendirme imkanları bulunabiliyor.
MTV ile ek MTV kaynaklı borçlar da bu kapsamda değerlendirilebilen kalemler arasında yer alıyor. Buna karşılık bazı borçlarda süre daha kısa olabiliyor. Örneğin KDV ve banka ve sigorta muameleleri vergisi borçlarında 72 aylık vade uygulanmıyor ve bu borçlar en fazla 12 eşit taksitte ödenebiliyor. SGK tarafında ise işveren prim borçları, Bağ-Kur prim borçları ve bazı genel sağlık sigortası kapsamındaki kamu alacakları için tecil imkanı bulunuyor. Ancak SGK borçlarında da 72 ay otomatik olarak tanımlanmıyor. Özellikle 36 ayı aşan taleplerde borçlunun “çok zor durumda” olduğunun değerlendirilmesi ve buna ilişkin mali belgelerin sunulması gündeme geliyor.
SADECE BAŞVURU YAPMAK YETMİYOR
Borçlular açısından en kritik ayrıntılardan biri ise başvurunun tek başına yeterli olmaması. 31 Ağustos'a kadar başvuru yapılması, herkese doğrudan 72 aylık ödeme planı verileceği anlamına gelmiyor. Taksit sayısı borcun niteliği ve borçlunun mali durumuna göre belirleniyor.
Vergi borçlarında örneğin likidite oranı üzerinden farklı vade seçenekleri uygulanabiliyor. Faal mükelleflerde likidite oranının 0,50 ve üzerinde olması halinde 36, 0,30 ile 0,50 arasında olması halinde 48, 0,30 ve altında bulunması halinde ise 72 taksit gündeme gelebiliyor. Faal mükellefiyeti bulunmayan veya ilgili esaslarda defter tutmayanlarda genel süre 48 taksit olarak uygulanıyor. SGK tarafında da benzer şekilde mali durum değerlendirmesi önem taşıyor. Ayrıca tecilin faizsiz olmadığı da özellikle vurgulanıyor. 31 Ağustos'a kadar uygun işlemlerde yüzde 29'luk oran uygulanırken, borcun vadesinin uzaması toplam maliyeti artırabiliyor.
Dolayısıyla 1 milyon TL'lik bir borcu doğrudan 72'ye bölerek aylık ödeme hesaplamak doğru bir yöntem değil; resmi ödeme planında borcun türü, mevcut gecikmeler, tecil tarihi ve ödeme tarihleri dikkate alınıyor. Bağ-Kur borcu bulunanlar açısından da tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece sağlık hizmetlerinden yararlanma bakımından önemli bir istisna bulunuyor. Ancak bunun için diğer genel sağlık sigortası şartlarının da yerine getirilmesi gerekiyor.
31 Ağustos tarihinin kaçırılması halinde mevcut tecil sistemi tamamen ortadan kalkmıyor; ancak bu tarihe kadar yapılan uygun işlemlerdeki yüzde 29'luk faiz avantajının devam edip etmeyeceği konusunda yeni bir uzatma kararı bulunmuyor. Bu nedenle düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin yalnızca taksit sayısına değil, ödeme planının toplam maliyetine ve kendi ödeme kapasitelerine de bakması gerekiyor.





