Halit Terzi’nin resimle olan ilgisi henüz 6 yaşındayken ortaya çıktı. Çocukluk döneminde Trabzon’da götürüldüğü bir hastanede doktorun eline verdiği boş beyaz kağıda resim çizen Terzi, yeteneğini ilk kez bu şekilde gösterdi.

İlkokul yıllarında sulu boya ve kuru boya çalışmalarıyla kendisini geliştiren Terzi, ortaokul eğitiminin ardından Trabzon’un Akçaabat ilçesindeki Güzel Sanatlar Lisesini kazandı. Buradaki eğitimini tamamlayan genç ressam, yetenek sınavlarında gösterdiği başarıyla Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümüne girdi ve buradan mezun oldu.

Resim sanatına küçük yaşlardan itibaren ilgi duyan Terzi, çalışmalarını toplumsal konularla birleştirmeye başladı. Son eserinde ise arabesk müziğin simge isimlerinden Bergen’in portresini soba kömürleriyle kağıda aktardı.

SOBALI EVDE BAŞLAYAN MERAK SANATA DÖNÜŞTÜ

Terzi’nin kullandığı teknik, çocukluk yıllarında evlerinde yanan sobayla ilgili gözlemlerinden ortaya çıktı. Arkadaşlarıyla birlikte kömür torbaladığı dönemlerde siyah kömür parçalarının kağıt üzerindeki izini fark eden Terzi, yıllar sonra bu yöntemi büyük ölçekli bir sanat çalışmasına dönüştürdü.

17-18 yıldır karakalem çalışmaları gerçekleştiren genç ressam, şimdiye kadarki en büyük ve zorlu eserini soba kömürüyle hazırladı. 150 santimetreye 100 santimetre boyutlarındaki dev kağıda Bergen portresini işleyen Terzi, çalışmasının Türkiye’de bu ölçekte kömür kullanılarak gerçekleştirilen bir örneği olmadığını belirtti.

“ÇUVALIN İÇİNDEKİ EN İYİ KÖMÜRLERİ SEÇTİM”

Çalışmasında uyguladığı sıra dışı tekniği ve eserini hazırlama sürecini anlatan Halit Terzi, karşılaştığı zorlukları şu sözlerle dile getirdi: "Arabesk tarzını seviyorum, Bergen en sevdiğim sanatçıdır. Erken yaşta öldürülmesi beni çok etkilemişti. Yıllardır evlerimiz sobalı olduğu için kömür poşetlerdik, fikir oradan çıktı. Kömürle çizim yapmak çok zor. Tozu var, pisliği var, elden ve kağıttan çıkmıyor; silseniz bile izi kalıyor. Çuvalın içindeki en iyi kömürleri seçtim. Kağıt çok büyük olduğu için evde yerde çizdim. Ayak izi olmasın ve kirlenmesin diye odamı kilitleyip dışarı çıkmadım. Çizim yaparken çay kahve bile içemedim, radyodan sürekli Bergen şarkıları dinledim. Türkiye'de kadınlara yönelik şiddete dikkat çekmek istedim. 30'lu yaşlarında öldürülmesine çok üzülüyorum. Türkiye'de bu boyutta kömürle çizen başka kimse yoktu, en büyüğünü ben çizdim."

Terzi, eserinde Bergen’in hayatından yola çıkarak kadınlara yönelik şiddete dikkat çekmek istediğini ifade etti. Sanatçının genç yaşta hayatını kaybetmesinden etkilendiğini belirten Terzi, çalışmasını hazırlarken Bergen şarkılarını dinlediğini söyledi.

BABASI YETENEĞİNİ İLK YILLARDA FARK ETTİ

Halit Terzi’nin babası Erol Terzi de oğlunun resme olan ilgisinin küçük yaşlarda ortaya çıktığını anlattı. Oğlunun çocukluk dönemindeki yeteneğini fark eden doktorun da bu konuda bir öngörüde bulunduğunu belirten baba Terzi, yaşananları şöyle aktardı: "Halit 5-6 yaşlarındayken resimle olan alakası belliydi. Trabzon'da doktora götürdüğümde doktor ona beyaz bir kağıt verdi. Orada öyle güzel bir resim çizdi ki doktor bile 'Bu çocuk ileride resim öğretmeni olur' dedi. İlkokulda sulu boya ve kuru boyayla kendini göstermeye başladı. Ortaokulda 'Ben resim bölümüne gideceğim' diye tutturunca Akçaabat Güzel Sanatlar Lisesine verdik. Ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesini kazandı ve sürecini başarıyla sürdürdü. Süreci severek yürütüyor."

Erol Terzi, oğlunun ilkokul döneminden itibaren resim çalışmalarına ağırlık verdiğini, ortaokulda ise resim bölümünde eğitim almak istediğini söyledi. Halit Terzi’nin Akçaabat Güzel Sanatlar Lisesinin ardından Ondokuz Mayıs Üniversitesini kazanarak eğitim hayatını sürdürdüğünü belirtti.

Başkan Serkan Kalmaz’dan Konak mesajı: “Birlikte, yan yana”
Başkan Serkan Kalmaz’dan Konak mesajı: “Birlikte, yan yana”
İçeriği Görüntüle

HARÇLIĞINI RESİM MALZEMELERİNE AYIRIYORDU

Halit Terzi’nin Torul ilçesindeki çocukluk arkadaşı Oğuz Türkoğlu da genç ressamın çocukluk yıllarındaki resim tutkusuna ilişkin dikkat çeken bir ayrıntı paylaştı.

Türkoğlu, okul çıkışlarında diğer çocukların harçlıklarıyla marketten yiyecek aldığını, Terzi’nin ise parasını resim malzemeleri almak için kullandığını anlattı. Terzi’nin küçük yaşlardan itibaren sanata olan ilgisini sürdürdüğünü belirten Türkoğlu, arkadaşının resim konusundaki azmine çocukluk yıllarından itibaren tanıklık ettiğini bildirdi.

Halit Terzi’nin çocukluk yıllarında soba kömürlerinin kağıt üzerindeki izini keşfetmesiyle başlayan merakı, yıllar sonra 150 santimetrelik Bergen portresine dönüştü. Genç ressam, farklı tekniğiyle hazırladığı eser üzerinden kadınlara yönelik şiddet konusuna dikkat çekmeyi amaçladı.

Kaynak: İHA