Anayasa Mahkemesinin (AYM), boşanma sonrası süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal eden kararının gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararın yayımlanmasıyla birlikte, düzenlemenin yeniden ele alınması için tanınan 9 aylık süre de başladı.

9 AYLIK YASAL DÜZENLEME SÜRECİ BAŞLADI

AYM Genel Kurulu, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine 4 Haziran’da Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki düzenlemeye ilişkin iptal kararı vermişti. Kararın gerekçesinin Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte, iptal hükmünün yürürlüğe girmesi öncesinde yeni yasal düzenleme yapılması için verilen 9 aylık süre işlemeye başladı.

SÜRESİZ NAFAKANIN KAPSAMI

İptal edilen düzenleme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf lehine, şartların devam etmesi halinde herhangi bir süre sınırı olmaksızın yoksulluk nafakasına hükmedilmesine imkan tanıyordu. AYM, bu uygulamanın nafaka borçlusu açısından süresiz bir mali yükümlülük oluşturduğuna dikkat çekti.

İzmir'in barajlarında tablo kritik! İZSU açıkladı: 30 Eylül İzmir baraj doluluk oranları
İzmir'in barajlarında tablo kritik! İZSU açıkladı: 30 Eylül İzmir baraj doluluk oranları
İçeriği Görüntüle

Yüksek Mahkeme, tarafların karşılıklı menfaatlerinin devletin Anayasa’dan kaynaklanan pozitif yükümlülükleri kapsamında birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

MAHKEMELER İÇİN BİRDEN FAZLA KRİTER ÖNGÖRÜLDÜ

Kararda, yeni düzenlemelerde nafaka alacaklısı ile nafaka borçlusunun menfaatleri arasında makul bir denge kurulması gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda nafakanın belirlenmesinde evliliğin süresi, eşlerin yaşı, sağlık ve ekonomik durumları ile nafakanın borçlunun boşanma sonrası yaşamına etkisi gibi unsurların dikkate alınması gerektiği belirtildi.

AYM ayrıca, nafaka alacaklısının çalışma hayatına katılma imkanının bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

NAFAKA BORÇLUSUNUN KUSURSUZ OLMASI ENGEL DEĞİL

Kararda, mevcut düzenleme kapsamında nafaka yükümlüsünün kusursuz olmasının tek başına nafaka ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı belirtildi.

Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya taraflardan birinin ölmesi gibi durumlar gerçekleşmediği sürece yükümlülüğün devam ettiği aktarıldı.

AYM: SÜRESİZLİK AĞIR BİR KÜLFET OLUŞTURABİLİR

Yüksek Mahkeme, boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru bulunmayan eşe belirli bir miktarda mali katkı sağlanmasının evlilikten kaynaklanan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü kapsamında değerlendirilebileceğini belirtti.

Buna karşın, nafakanın herhangi bir ölçüt belirlenmeden kategorik olarak süresiz şekilde öngörülmesinin, kusuru bulunmayan nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete yol açabileceği ifade edildi.

NAFAKANIN SÜRESİ SOMUT DURUMA GÖRE BELİRLENMELİ

AYM kararında, nafaka yükümlüsünün ömür boyu aynı evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının kişinin ruhsal, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtildi.

Mahkeme, yoksulluk nafakasının somut olayın şartlarına göre belirli bir süreyle sınırlandırılabileceğini bildirdi. Bununla birlikte, belirli koşulların bulunması halinde nafaka süresinin uzatılarak yaşam boyu nafaka verilmesine de imkan tanınabileceği kaydedildi.

YENİ DÜZENLEMEDE HAKİME TAKDİR YETKİSİ ÖNGÖRÜLDÜ

AYM, yeni düzenlemede hakime nafakanın süresini belirleme yetkisi verilmesi gerektiğini belirtti. Bu değerlendirmede evliliğin süresi, nafaka alacaklısının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi unsurların dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

Kararda ayrıca, nafakanın süresiz verilmesini gerektiren durumların da açık ve öngörülebilir kriterlerle düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.

AYM'NİN İPTAL GEREKÇESİ

AYM, mevcut düzenlemenin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafa, diğer eşten mali gücü oranında her koşulda süresiz nafaka talep etme imkanı tanımasının, devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunmasına ilişkin pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmadığı sonucuna vardı.

Böylece yeni yasal düzenlemede nafakanın süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile boşanmanın koşullarının dikkate alınacağı daha belirli bir çerçevenin oluşturulması gerektiğine işaret edildi.

Kaynak: AA