Çanakkale’nin Tevfikiye köyü sınırlarında yer alan Troya Ören Yeri’nde 2026 yılı kazı çalışmaları devam ediyor. Yaklaşık 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip antik kentte 160 yılı aşkın süredir sürdürülen kazılarda, yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ortaya çıkarıldı.
Kazı çalışmaları sırasında ilk kez bir müzik aletinin bulunması, Troya’nın arkeolojik geçmişi açısından önemli bir gelişme olarak kayda geçti. Aynı kazılarda yaklaşık 4 bin 500 yıllık insan biçimli bir idol başı da gün ışığına çıkarıldı.
Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve destekleriyle, Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen çalışmaların Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi adına ve İÇDAŞ ana sponsorluğunda gerçekleştirildiğini belirtti.
2026 yılı kazılarının Troya’nın farklı katmanlarına ait dört ayrı alanda sürdürüldüğünü aktaran Aslan, bu yıl ortaya çıkarılan iki buluntunun kazı tarihçesi bakımından önem taşıdığını söyledi.
2 BİN 800 YILLIK KEMİK FLÜT ARKAİK DÖNEM TABAKASINDA BULUNDU
Kemik flütün, MÖ 8’inci yüzyıla tarihlenen Arkaik Dönem tabakasında bulunduğunu belirten Prof. Dr. Rüstem Aslan, buluntunun Troya kazıları açısından bir ilk olduğunu ifade etti.
Aslan: “Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izin ve destekleriyle Geleceğe Miras Projesi kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi adına İÇDAŞ'ın ana sponsorluğunda gerçekleştirdiğimiz 2026 kazı çalışmaları devam etmekte. 2026 Yılındaki kazı çalışmaları 4 farklı alanda, farklı dönemlere ait, Troya'nın farklı katmanlarına ait alanlarda gerçekleştirildi. Bu sene özellikle 2 buluntu Troya kazı tarihçesi açısından çok önemli. Özellikle bizim Arkaik Dönem olarak tanımladığımız M.Ö. 8'inci yüzyıla ait tabakadaki kemik flüt buluntusu, 160 yıllık Troya kazıları açısından bir ilk, müzik aletlerini pek çok betimlemede başka yerlerden biliyoruz. Fakat Troya kazı tarihçesinde ilk kez bir kemik flüt aleti karşımıza çıktı. İkinci buluntu ise bizim İlk Tunç Çağı olarak tanımladığımız 2'nci Troya kentinin, kent girişlerinin içinde bir yangın tabakasının içinde bulunduğu bir idol başı, bir kültsel bir obje. Özellikle bu buluntunun 160 yıllık Troya kazı sırasında benzeri buluntuların sayısı 3-5 tane o açıdan hem de katman ve tabakanın içinden bulmamız açısından Troya kazı tarihçesi için bize önemli bir veri sunmakta” dedi.
TROYA’DA 4 BİN 500 YILLIK İDOL BAŞI DA BULUNDU
Kazılarda ortaya çıkarılan ikinci önemli buluntu, İlk Tunç Çağı’na tarihlenen ikinci Troya kentinin giriş bölümündeki bir yangın tabakasında bulundu. Yaklaşık 4 bin 500 yıllık olduğu belirtilen insan biçimli idol başının kült amaçlı kullanılan bir obje olduğu değerlendiriliyor.
Prof. Dr. Rüstem Aslan, benzer buluntuların Troya kazılarının 160 yıllık geçmişinde yalnızca 3 ila 5 örnekle temsil edildiğini belirtti. İdol başının doğrudan bir katman ve tabaka içerisinde bulunmasının da arkeolojik açıdan önemli veriler sunduğunu kaydetti.
KEMİK FLÜT İLE ODYSSEY FİLMİ ARASINDAKİ DİKKAT ÇEKEN TESADÜF
Troya’da bulunan kemik flütün, Odyssey filmiyle doğrudan ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını belirten Aslan, film hazırlıkları sırasında sirenlerin şarkısı bölümünde MÖ 8’inci yüzyıla ait bir flütle deneysel olarak müzik yapıldığının bilindiğini söyledi.
Troya kazılarında da aynı döneme ait benzer bir flüt parçasının bulunmasını ilginç bir tesadüf olarak nitelendiren Aslan, film hakkındaki değerlendirmesini de paylaştı.
Kazı Başkanı Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Troya'daki flüt buluntusunu doğrudan tabi Odyssey filmiyle ilişkilendirmek mümkün değil fakat Odyssey filmin bence çok başarılı bir film. Özellikle sirenlerin şarkısı bölümünde deneysel olarak film hazırlıkları sırasında 8'inci yüzyıla ait bir flütle o müziğin yapıldığını biliyoruz. Biz de bu seneki kazılarda o döneme ait benzeri bir flüt parçasını bulmuş olduk. Kazı tarihçesi açısından ilginç bir tesadüf. Homeros uzmanları açısından Homeros'un 8'inci yüzyılda yaşadığı kabul ediliyor. 8'inci yüzyılda destanları yazıya geçirdiğini kabul ediyor pek çok araştırmacı. Bu açıdan destanda anlatılan müzik aletleri, destanda anlatılan olaylar bizim de benzeri bir buluntuyu Troya'da Arkaik dönemde 8'inci yüzyıldaki bir katmanda, tabakada bulmamız bu açıdan oldukça önemli. Aslında kemikten flüt buluntularının tarihi çok çok eskiye gidiyor. Avrupa'daki buluntulardan biz Paleolitik dediğimiz, yani neredeyse birkaç yüz bin yıllık geriye giden bir kemik-flüt tarihçesi var. Anadolu'da da aslında çok çok daha eski kemik-flüt aletlerinin olduğunu biliyoruz. Fakat Troya açısından bizim Troya'da bulduğumuz, bu 160 yıllık kazılar sırasında bulduğumuz ilk ve tek müzik aleti.”
TROYA’DA BULUNAN FLÜT KAZI TARİHİ AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?
Kemik flüt buluntusu, yalnızca Troya kazılarında ilk kez bir müzik aletine ulaşılması bakımından değil, tarihlendirildiği dönem açısından da önem taşıyor. Homeros’un MÖ 8’inci yüzyılda yaşadığı ve destanlarını bu dönemde yazıya geçirdiği, pek çok araştırmacı tarafından kabul ediliyor.
Aslan’ın açıklamasına göre, destanlarda anlatılan müzik aletleriyle benzerlik taşıyan bir buluntunun Troya’da aynı döneme ait bir tabakada ortaya çıkarılması, kentin geçmişine ilişkin araştırmalara yeni veriler sunuyor.
Avrupa’da Paleolitik Dönem’e kadar uzanan kemik flüt örneklerinin bulunduğunu, Anadolu’da da daha eski örneklerin bilindiğini belirten Aslan, Troya’da ortaya çıkarılan parçanın ise antik kentteki 160 yılı aşkın kazı çalışmaları sırasında bulunan ilk ve tek müzik aleti olduğunu vurguladı.




