Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de her iki kişiden biri annesine yeterince yardımcı olamadığını düşünüyor. Katılımcıların önemli bir bölümü ise annelerin yükünü hafifleten hediyelerin daha anlamlı olduğunu belirtiyor. Bu durum, Anneler Günü’nün klasik kutlama anlayışından uzaklaşıp daha somut destek odaklı bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.
EV DÜZENİNİ ANNE SAĞLIYOR
Araştırmada dikkat çeken bir diğer detay ise ev düzeninin büyük ölçüde annelerin emeğiyle sürdürüldüğü gerçeği oldu. Katılımcıların yüzde 70’i evdeki düzenin temel sorumlusu olarak annelerini gösterirken, yüzde 58’i annelerinin günlük iş yükü nedeniyle zaman zaman yorgun düştüğünü aktardı. Uzmanlara göre bu tablo, ev içinde görünmeyen emeğin hâlâ büyük ölçüde annelerin omuzlarında olduğunu ortaya koyuyor. Çocukluk anılarında da annelerin yarattığı güven duygusu ön plana çıktı. Katılımcılar, en çok hasta olduklarında annelerinin yanlarında olmasını ya da mutfaktan gelen yemek kokusuyla hissedilen sıcak aile ortamını unutamadıklarını dile getirdi. Araştırma, annelerin yalnızca ev işleriyle değil, aile içinde oluşturdukları huzur ortamıyla da hafızalarda yer ettiğini gösterdi.
ÇAY İÇME GELENEĞİ KUŞAKTAN KUŞAĞA
Dünya genelindeki verilerde ise ebeveynlerden miras kalan alışkanlıkların yetişkinlikte devam ettiği görüldü. Düzenli bir ev ortamı oluşturmak, birlikte yemek yemek ve sıcak bir aile atmosferi yaratmak en çok sürdürülen davranışlar arasında yer aldı. Türkiye’de ise çay ve kahve hazırlama alışkanlığının kuşaktan kuşağa aktarılan günlük rutinlerden biri olduğu belirtildi. Esin Karadede, araştırma sonuçlarını değerlendirirken annelerin ev içinde üstlendiği görünmeyen emeğe dikkat çekti. Karadede, kahve hazırlamaktan sofraları kurmaya, ütüden ev düzenine kadar birçok detayın annelerin yıllardır taşıdığı sorumlulukların bir parçası olduğunu vurguladı.




