Yaz aylarında çocukların kreş, yaz okulu, oyun alanı ve havuz gibi kalabalık ortamlarda daha fazla vakit geçirmesi, el, ayak ve ağız hastalığının yayılma riskini artırıyor. Liv Hospital Vadi İstanbul Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda sık görülen bu viral enfeksiyonun belirtileri, bulaşma yolları, tedavisi ve korunma yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.

EN SIK 5 YAŞ ALTINDAKİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜYOR

El, ayak ve ağız hastalığının en sık Coxsackievirüs ve Enterovirüs ailesine ait virüslerin neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyon olduğunu belirten Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, hastalığın özellikle 1-5 yaş arasındaki çocuklarda görüldüğünü söyledi.

"Ancak daha büyük çocuklarda ve nadiren yetişkinlerde de ortaya çıkabilir."

Virüsün öksürük ve hapşırıkla yayılan damlacıklar, döküntülerde bulunan sıvılar, dışkı-ağız yolu ile ortak kullanılan oyuncaklar ve yüzeyler aracılığıyla kolayca bulaşabildiğini belirten Özcan, özellikle kreş ve anaokulu gibi toplu yaşam alanlarında hijyen kurallarına uyulmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

HASTALIK YÜKSEK ATEŞLE BAŞLIYOR

Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, hastalığın çoğunlukla yüksek ateşle başladığını belirterek ateşin ardından boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü ve ağız içinde ağrılı yaraların görüldüğünü söyledi.

"Ağız içinde özellikle dil, yanak içi ve diş etlerinde aft benzeri yaralar oluşabilir. Ardından el ayalarında, ayak tabanlarında, kalça bölgesinde ve zaman zaman diz ile dirseklerde kızarık, su dolu kabarcıklar görülebilir. Bu döküntüler bazı çocuklarda kaşıntıya neden olurken bazılarında hiç kaşıntı olmayabilir."

BU BELİRTİLER GÖRÜLÜRSE DOKTORA BAŞVURULMALI

Hastalığın çoğu çocukta hafif seyrettiğini ancak bazı durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Özcan, özellikle ağız yaraları nedeniyle sıvı tüketemeyen çocuklarda riskin arttığını söyledi.

Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, şu durumlarda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini ifade etti: "Çocuğun hiçbir şey içememesi ve sıvı kaybı belirtilerinin gelişmesi, 6-8 saat boyunca idrar yapmaması, ağlarken gözyaşı çıkmaması, dudak ve ağız içinde belirgin kuruluk olması, 3-4 günden uzun süren ve ateş düşürücülere rağmen devam eden yüksek ateş; aşırı uyku hali, belirgin halsizlik, ense sertliği, şiddetli baş ağrısı veya nörolojik belirtiler, döküntülerde kızarıklık, şişlik ve iltihaplanma gelişmesi."

TEDAVİDE DESTEKLEYİCİ UYGULAMALAR ÖN PLANDA

El, ayak ve ağız hastalığı için özel bir antiviral ya da antibiyotik tedavisi bulunmadığını belirten Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, tedavinin destekleyici uygulamalardan oluştuğunu söyledi.

"Hekim önerisiyle kullanılan ateş düşürücü ve ağrı kesiciler çocuğun konforunu artırır. Ağız içindeki yaralar nedeniyle beslenme zorlaştığından yoğurt, soğuk çorbalar, meyve püreleri, muhallebi gibi gıdalar tercih edilmelidir."

Özcan, asitli, baharatlı, çok sıcak ve tuzlu yiyeceklerin ağız yaralarını tahriş ederek ağrıyı artırabileceğini belirterek çocukların gün boyunca sık aralıklarla bol sıvı tüketmesi gerektiğini vurguladı.

Pipet kullanımına ilişkin de değerlendirmede bulunan Özcan: "Pipet bazı çocuklarda ağrıyı artırabilir. Ancak yaralar özellikle dil ucunda yoğunlaşmışsa pipet kullanımı daha rahat sıvı alımını sağlayabilir. Bu nedenle çocuğun durumuna göre en rahat ettiği yöntem tercih edilmelidir" dedi.

İdrar yaparken yanma ve sık tuvalete çıkma varsa dikkat! Sistit böbreklere ilerleyebilir
İdrar yaparken yanma ve sık tuvalete çıkma varsa dikkat! Sistit böbreklere ilerleyebilir
İçeriği Görüntüle

HİJYEN KURALLARI BULAŞI ÖNLÜYOR

Yaz aylarında vaka sayılarında artış yaşanabildiğini belirten Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, hastalıktan korunmanın en etkili yolunun hijyen kurallarına uymak olduğunu söyledi.

Çocuklara ellerini en az 20 saniye sabun ve suyla yıkama alışkanlığı kazandırılması gerektiğini belirten Özcan, bez değişiminden sonra ebeveynlerin de mutlaka ellerini yıkaması gerektiğini ifade etti.

Hastalık tanısı konulan çocukların ateşi düştükten, ağız yaraları iyileştikten ve döküntülü kabarcıkları kuruduktan sonra genellikle 7-10 gün içinde okul veya kreşe dönebileceğini belirten Özcan, bu süreçte havlu, bardak, çatal-kaşık ve oyuncak gibi kişisel eşyaların ortak kullanılmaması gerektiğini söyledi.

KREŞLER VE YAZ OKULLARINDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Ortak kullanılan oyuncaklar, masa yüzeyleri ve kapı kollarının düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Elif Erdem Özcan, sınıfların sık sık havalandırılması ve gün içinde ateş veya döküntü gelişen çocukların erken tespit edilerek diğer çocuklardan ayrılmasının bulaşın önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.

Açıklamalarını hijyen kurallarının önemine dikkat çekerek tamamlayan Özcan, şunları söyledi: "Basit hijyen kuralları ve erken izolasyon uygulamaları sayesinde hem çocuklar korunabilir hem de salgınların önüne geçilebilir."

Kaynak: İHA