Türk vatandaşlarına yönelik Yunan adalarında uygulanan “kapıda vize” sistemi, son dönemde kruvaziyer turlarına ilgiyi artırdı. Ulaşım, konaklama ve farklı destinasyonları aynı program içinde sunan gemi turları, tatilcilerin tercih ettiği seçeneklerden biri haline geldi. Deniz manzaralı restoranlar, eğlence alanları, SPA merkezleri ve konaklama imkanlarıyla dikkat çeken kruvaziyer gemileri, yolculara kısa sürede farklı ada ve şehirleri görme fırsatı sunuyor. Tatilciler, aynı odada konaklamaya devam ederek bavul taşıma zorunluluğu yaşamadan seyahat edebiliyor.

“HERKESE TAVSİYE EDİYORUM”

Rodos, Kos, Samos ve Patmos adalarını kapsayan kruvaziyer turuna katılan 55 yaşındaki Durdu Kan, ilk kez gemi seyahatine çıktığını söyledi. Kan, “İlk defa gemi seyahatine katılıyorum ve ilk defa Yunan adalarına geliyorum. Seyahat Çeşme’den başladı, ilk olarak Rodos’u gezdik, her sabah yeni adalarda uyanmak çok keyifli. Deniz fobim vardı, bunu aşmak istiyordum ve başardım. Herkese tavsiye ediyorum, inanılmaz keyifli bir seyahat. Kimse bundan geri kalmasın. Hiç zor değil, çevremde 'Schengen vizem yok Yunan adalarını gezemiyorum' diye düşünen çok kişi var. Kapı vizesiyle çok basit şekilde hallettik” dedi.

“EN BÜYÜK AVANTAJI TEK KAPI VİZESİ”

Kazı sırasında dikkat çeken keşif: Bölge korumaya alındı
Kazı sırasında dikkat çeken keşif: Bölge korumaya alındı
İçeriği Görüntüle

Kruvaziyer firması Selectum Blu Cruises’un pazarlama şefi Eda Binışık, kruvaziyer seyahatlerinin sunduğu kolaylıklara dikkat çekti. Binışık, “Kruvaziyer seyahati çok avantajlı oluyor. Bavul açma kapama derdiniz olmuyor, birden fazla destinasyona gidebiliyorsunuz. Firmamız özelinde 3 gecelik turlarımızda Rodos, Samos ve Patmos'a gidiyoruz, 4 gecelik turlarımıza Kos’u ekliyoruz. Bunların da en büyük avantajı tek kapı vizesiyle yapılıyor olması, bu da sadece firmamıza özel” diye konuştu. Kapı vizesinin kısa sürede sonuçlandığını belirten Binışık, başvuruların yaklaşık iki gün içinde sonuçlandığını ifade etti.

AKŞAM TEMALI HAVUZ BAŞI PARTİLER

Gemilerde tam pansiyon hizmet sunulduğunu belirten Eda Binışık, misafirlerin farklı damak tatlarına hitap eden menülerle seyahat ettiğini söyledi. Binışık, “Kruvaziyerin en büyük avantajlarından biri de her şey dahil konsepti sunmamız. Misafirler 'Adada ne yiyeceğim’ demeden damak zevkine hitap eden mutfağımızla kendini rahat hissediyor. Tam pansiyonun yanı sıra günlük aktiviteler sunuyoruz. Çocuklar için minik kulübümüz var. Akşam temalı ve havuz başı partilerimiz oluyor” diye konuştu. Avrupa vizelerinde yaşanan süreçlerin uzun sürdüğünü ifade eden Binışık, “Avrupa vizelerinin başvuru süreçlerinin çok uzun olması ve genelde de çıkmıyor olması düşünüldüğünde tek kapı vizesi sunuyor olmamız büyük bir fırsat. Misafirler bu sayede tek vizeyle birden fazla Ege adasına gidebiliyor” diye konuştu.

5 ÖĞÜN YEMEK VERİLİYOR

Selectum Blu Cruises restoran mutfak şefi Selami Altaş ise gemi mutfağındaki çalışma sistemi hakkında bilgi verdi. Altaş, “Yemekler ısıyla pişiyor. Isıyla yavaş piştiği için yemek daha lezzetli oluyor. Bütün ürünler rezidanslı taş ocak ve fırından çıkıyor. Hiçbir şeyi hazır almıyoruz. Sabah, öğle, akşam, gece büfesi ve çay saatiyle birlikte 5 öğün yemek veriliyor” dedi. Gemide sunulan büfelerin uluslararası mutfaklardan oluştuğunu belirten Altaş, ekiplerinin Antalya’daki 5 yıldızlı otellerden gelen personelden kurulduğunu söyledi.

SİRTAKİ DANS EĞİTİMİ

Eğlence departmanı şefi Nihat Malik de gemide düzenlenen etkinliklerle ilgili bilgi verdi. Malik, “Gemi içerisinde dans, canlı müzik ekibimiz ve partilerimiz oluyor. Dışarıdan yabancı ekipler de geliyor. Bazı turlarda gemideki misafirlerimize Yunan dansı olan sirtaki dansı eğitimini veriyoruz” dedi.

Kaynak: DHA