Bülent Kökten, Ferdi Uludağ, Emre Ajun, İlker Kırhan, Serkan Özkan, Levent Aktan, Fatih Uğur Keleş, Mahmut Emre Günhan, Levent Kazancılar, Serdal Uygun, Ahmet Şimşek, Olgun Mümin Ürüt, Nazife Öztürk, Ali İleri, Ulaş Gümüş, Aysel Kalaycı, Mahir Minsin, Alp Dabanoğlu, Tayfun Durak, Onur Kul ile diğerleri. 1994 yılı hakem kursundan devre arkadaşları. Kurs hocaları Esat Eriş ile Tamer Çırak. 24 Ekim 2025'te yepyeni isimler geliyor. Devri daimdir, kimseye kalmadı kalmayacak. Alana da alamayana da. Bir de başka gözle bakalım. Bu devreden çok iyi hakemler çıktı. Kimi çok iyi yerlere geldi. İyi yer derken zirve filan değil önemli olan. Beklediği yere kadar gelebilenlerden bahsediyorum. Kiminin 'gözünün üstünde kaşın var' dendi, anlamsız bir şekilde elendi, küstürüldü, ötekileştirildi. Kendi mazilerine bakmadan. Uzun boyuna da hayran olanlar olsa da. Kısa boy, yaş almışlık onlar da seyahat etme, serbest giriş kartı hatırına hakem olanlardan. Hasbelkader yükselip yetkili ve de etkili olanlar. Eline kalemi aldığında, oraya 'buraya hak etmeyeni fark etmeden' hatta bile bile. İmza atanlar, onay verenler, isim bildirenler. Veballi iştir, veba hastalığı gibidir bu işler. Hakemliğimizin içini kuruttular, zehirlediler. Komşusunun oğlunu ötesine berisine bakmadan bir yere getirenler, keyif alanlar. Tanımadığı bilmediği halde az ötedekileri ötekileştirenler, örtbas edenler. Buram buram yaşadım da biliyorum, öyle yazıyorum. Ajan haberi gibi yazamam. Kulaktan dolma, sarma, yanarlı dönerli filan da değil. Serdal Uygun, TFF 1994 kursu, lisans numarası 17624, şahsımın 1988 kursu, lisans numarası 7987. Birlikte maça çıktık mı hatırlamıyorum ama, maçını izledim. Hem düdüğünü hem de yan hakemliğini, çok iyiydi. İşte bu bizim Serdal Uygun, hakemliğe de çok uygun ismi, fiziki nedenden ötürü beğenmediler. İngilizcesi süper olsa, beğenemediler. Manken arıyorlar ya. Yakışıklıdır, tebessümü eksik etmez, esprilidir. Göbek yok, karında yağ yok, fittir. 5 yıl dayanabildi TFF'de bırakmak zorunda kaldı. Yetenek, yatkınlık, kabiliyet, cibilliyet, başarı var, dış görünüş de fevkaladenin fevkinde. Ee neden o zaman? Liyakat de var. Top oynamış, topu bilen isimdir Serdal Uygun. Neden mi bırakmak zorunda kaldı, az sonra. En çok sinir olduğum konudan.

SERCAN ERTEMÇÖZ İLE EB CUP'A

Doğan Babacan, Hakkı Gürüz, Özcan Oal. Yeni nesil bilmez, unutmuş olabilir. Üçü de FİFA Kokartlı hocalarım. Boyları 1.70'i geçmez. Şimdiki istenmeyen ölçüde. Maçı boy mu yönetir yürek mi? Uzun boylularda cesaret olmaz gibi, garip anlamlar da çıkarmayın valla darılım. Doğan hocam Dünya Kupası'nda düdük çalan ilk Türk hakemi, boşa takmadılar o kokartı, piyangodan çıkmadı. Futbolculuktan gelen isim, kuralları futbol oynarken de bilirdi, hakemleri şaşırtırdı. Sınavı iki dakikada geçti, tam puan aldı. Hakkı hocam hem boyu kısa hem de kilolu idi. Yakışırdı, zorluk çekmezdi. Kime ne? Rahmetle, şükranla, iki hocama da. Özcan hocam da oyandı, futbolu bilirdi, çok yaşasın inşallah. Serdal Uygun kardeşime gelelim. Boyu 1 metre 70 santimetre. 1.85 olsaydı mı şimdi başka yerlerde mi olurdu? Yoo, başka bahane bulurlardı. Önemli olan kafalarına 'uygun' hakem bulmak, böyle bir şey vardı tee o zamanlar. Dal gibi, çok koşan, körüklü bir ciğer, sportif beden. Sosyaldir, neşelidir, İngilizce de çok iyi bilir. Daha nesi olsun? Kıskandılar herhalde. Üzüldü, kızdı, klasmana da almadılar bıraktı, TFF'ye veda etti. Hakemliği de çok seviyor, ee ne olacak peki. Hakemliğe küsülmez, küsmek gerçek sevdalılar. Hakemliği yönettiğini (!) sananlara küserler. Aradan 9 yıl geçer, bu aşk bitmez. Devresi Levent Kazancılar arar, 'Halı saha maçları var, çıksan iyi yaparsın der'. Gider, uygun adım. EMF'de, Rakipbul'da maçlara çıkar. Yükseldikçe yükselir TFF'ye bağlı olsa FİFA olmuştu. Bu yolda FİFA'dır zaten Serdal Uygun. European Minifootball Federation'un bünyesindeki organizasyonda, Eylül 2025'te Sofya'daki Avrupa Şampiyonası yarı finalinde İstanbul'dan Suat Yozgatlı ile bizleri temsil etti. Sürekli destek olan eşi Nisa Uygun hanım ile evlatları Demiralp ve de Yağızalp ile sağlıklı huzurlu ömür diliyorum, her şey gönlünce olsun, karizma. Coştu, her yıl yarı finaller, çeyrek finaller yönetip geliyor, ülkemizdeki Rakipbul maçları da var. Sercan Ertemçöz kardeşimi de unutmadan. O da çok başarılı, o da hakkı yenenlerden. Muhteşem ikili 15 Ekim'de Antalya'da başlayacak 4 gün sürecek Euro Business Cup'ta düdük çalacak. 'Her şerde bir hayır vardır' der büyüklerimiz, çok doğru. İlk baktığında, düşündüğünde ne hayır var ki diyoruz ama. Bir kapı kapanıyor, bir kapı açılıyor. Bal kabı gitse de pekmez küpü geliyor. Ah işte; o sevgi bitmezse, yüreğinde ve de sahada yaşatırsan, yaşatırsın, yaşarsın. Boy kısaymış sadece teferruattır, kafa doğru yolda olsa keşke...