Hiçbir raporumdan, kararımdan, imzamdan pişman olmadım. Arkasında durdum, değiştirmedim. Abartmadım, kabartmadım, yumuşatmadım da. Neyse, o. Hayattaki tek pişmanlığım diyebilirim, o imzayı neden attım ki. İtiraf ediyorum, hala üzgünüm benim de dahlim var. İlk ocağım, İzmir Futbol Hakemleri ve Yardımlaşma Derneği'dir. Hakemliğe başlarken üye oldu, tek derneğimdi. Avni Yelkenbiçer, Faruk Aksaylı, Mitat Akçalı, Mustafa Erek, İbrahim Fırla, Hakkı Gürüz, Hilmi Özyarar, Hamza Alan, Halil Erdoğan, Mehmet Tok ile yüzlerce büyüklerim, hocalarıma, rahmetle, şükranla. Alsancak'ta yer aldılar çokça ceplerinden, az da olsa maçtan gelen ücretlerini de verdiler. Senet imzaladılar. Hakları ödenmez. Şimdi kiracıda. Kurucu üyesi oldum, ülke genelinde ilk 20'ye İzmir'de ilk 10'a girdim, yaşım daha 21 filan. Ne büyük gönüllü bir Z'liktir bu. Z, kuşak diyorlar ya ondan. TFFHGD adı, bizimki İzmir Şubesi oldu. Adı pek heybetli ama, işlevi haybeye. Hakemlerin savunucusu olmadık, oldurmadılar. Maalesef değişmeyen düzenin bir parçası oldum. Adındaki ilk F, faillik, aktifliktir. Hakemlik, gözlemcilik bitti mi, yaş gereği 'işlevsel' değilsin, işin bitti yani. Git başka yere. Bilemedim, böyle olacağını. Bir de faal iken, o derneğe yönetici yaptılar. Üç ay dayanabildim. İcraat yok, muhabbet çok. Her meslek grubunun derneği, odası var. Örneğin, marangozların derneği var, eski hakem diyorlar bir de. Marangozun eskisi olur mu peki? Emeklisi, emektarı olur. Ne yapacak yani 80 yaşında oyma işi mi yapacak. Hakemlikte de maça çıkamaz, gözlemcilik olmaz tamam da dışarı şutlamak neyin nesi? Marangozluk bitti, ihraç oluyor mu? Aidatını ödemezsen belki. Hoş bunu yapanların hepsi de faal değil şu an, aynı şey başlarına geldi. Yaşattıklarını yaşıyorlar, bilen yok. Yeniler anlamıyor, demekti vakti var. Anlarlar, anlayacaklar ömürleri yeterse, 30 yıl sonra. İnşallah, kısmetse. Ne demek derneğine üye olamamak, gidememek. Hazin bir şey. Tıpkı 4.ligin bir türlü kurulmaması gibi bir şey. Hoş ihtiyaçları da yok, kendi içlerinde aralarında mutlu mesut yaşıyorlar, derdi bana düşüyor. İşte o faalin F kelimesi olmayan dönemin hakemleri, toplandı. Kelimesel değil, faaliyetsel her hakem iyi tanır, özel bir insandı Kuşadalı efsane kulüp başkanı Engin Berberoğlu, vefat etti. Efsane takım, kulüp yaptı Kuşadası Gençlik'i engin görüşlü Engin Başkanım. Efsane futbolcu ağabeylerimin, kaptanlarımın yolu ordan geçti. Tesadüf değildir, oldu bir hikmeti. Hikmet Şıktaşlılar, Şahap Dağıstan, Erdem Özkayımoğlu, Behiç Basatuğrul, Hayati Karakaş, Orhan İbiş ile Levent Eriş ve daha niceleri. Real Madrid Barcelona gibi oldu, kupadaki performansını yaşamalıydınız. Hayati abim, avukattır, hakemlik de yaptı. Behiç hocam gel artık İzmirspor'a, öze dönüş olsun. Unutulur mu? Turgay Meto hocam tabi ki, takımın başında. Rabbim hepsine sağlıklı ömür versin. Mekânın cennet olsun, Allah rahmet eylesin Büyük başkan, büyük insan Engin Berberoğlu, başkanım, abim, rahmetle şükranla.

FİFA ASEN'DEN, ŞAMPİYON ELİZAN'A

Yine bir F ama bu kez güzelliği krizi. Bursa'da sağ olsun, sosyal insan Ümit Akkuş hocam topladı, kendi gibi tüm F'sizleri. Çok mu zor yapan yapıyor işte. Kültürpark Polis Evi'nde topladı, emektarlarımızı. Kolay iş değil, aradı, sordu, merak etti, davet etti. Getirdi, getirtti. Hepimiz bir gün 'veda' edeceğiz. Her şey 'vefa' adına. Bir menfaati de yok. Şirin Burhan, Sabri Buga, Mümin Canbaz, Ali Günay, Şaban Bayraktar, Tahsin Kesiciler, Ümit Akkuş, Salih Türktunç, Burhan Erözen, Şerafettin Kırço, Şükrü Koskale, Turan Alkış, Galip Balkanlı, Sedat Yasin Güneş, Tekin Kaya, Nurdan Temel, Muharrem Suiçer, Süreyya Temel, Erdinç Tümer, Necdet Sönmez, Hasan Gerilmez, Cemil Yalçın Güneş, Cavit Obuz, Alper Cin, Ali Kemal Erdem, Cemalettin Bulut, Murat Tağı ile Tahsin Öncül. Konu vefa ise kırgınlıkları kenara bırakırım, içlerinde çok sevdiklerim de var adını görünce içimin cız ettiği de sağlık olsun: Hakkım varsa, helal olsun yine de. Muhtar adayı da oldu, tek kadın hakem, gözlemci Şirin Burhan da davet edildi. . 80 yaşında Turgut hocamı, Turgut Üğün'ü de. Unutmadınız ya, Allah razı olsun. Sağ olsun çıktı geldi, sağlıklı huzurlu ömür diliyorum hepsine. Hakem derneğine üye olamıyor ama. Vakıf üyesi, TFGSDV adı. Nezih bir grup, Bahattin Şen başkan, Sina Özcan, Vasfi Önal, Celal Mutlu, Serdar Çakman, Zafer Akyüz, Atilla Pulur, Ahmet Hurma ve niceleri emek veriyor vakıfa. Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde, Profesör'dür Atilla Pulur, 22 yıl düdük çaldı, 8 yıl da gözlemcilik yaptı. Profesör oldu ama, F'siz bırakıldı. Hizmette 'sinir' yoktur. Hizmete devam ediyor koskoca profesör. 1982'de Trabzon'daki Kemalettin Dilaver (merhum) hocanın kursuyla başladı. Yerinde duramadı, üniversitede hakemliğe teşvik etti gençleri, başlattı. Merhum duayen üstadım Hasan Pulur ile bir akrabalığı yoktur, merak işte. Ankara Altındağ Cebeci Ortaokulu mezunu, Prof.Dr.Atilla Pulur. Adına spor ödülleri verildi, verdi. Gerçek spor insanı, liyakatli, alaylı ve de mekteplidir. Aynı okuldan, Cebeci'den Elizan Erkoç'a ödülünü takdim etti. Yozgat Aydıncıklı Elizan Erkoç 48 kiloda, Halter Türkiye Şampiyonu oldu. Desteklerinden ötürü Burcu-Ömer Erkoç çiftini ve de hem başarılı öğrenci hem de sporcu Elizan'ı bir kız babası olarak yürekten kutluyorum. Ne dersiniz o da FİFA Asen Albayrak gibi hakemliğe başlar mı ki 'Şampiyon' Elizan Erkoç. Ne de güzel olur, hem de en F'aalinden...