CHP'de yaşananlar, günlerdir Türk kamuoyunun gündemini meşgul ederken başka mecralarda da tuhaf şeyler oluyor. Şimdi anlatacağım şey AK Parti'nin İzmir teşkilatında yaşanan akıllara zarar bir olay. Okuyunca "Nasıl olur? Bir parti kendi ilçe başkanına, dava arkadaşına bunu nasıl yapar?" diyeceğinizden eminim.

Sait Başdaş. AK Parti'nin Konak İlçe Başkanı. İktidar partisinin İzmir'deki en çalışkan ilçe başkanlarından biri. Yerinde duramıyor. Onu her an ilçesinin bir sorununu dile getirirken görebilirsiniz. CHP'nin iktidar olduğu İzmir'de, masada değil, sahada tek başına muhalefet yapıyor adeta. Bir bakıyorsunuz Meles Deltası'ndaki koku için orada, bir bakıyorsunuz Kadifekale'yi çöplüğe çevirenlere kale sırtlarından ayar veriyor. Ekrana, gazeteye, internete ve sosyal medyasına taşıdığı sorunlar o ana kadar kılını kımıldatmayan belediyeyi harekete geçiriyor. Yetmiyor kendisine ulaşanların dertlerine çare ararken görüyorsunuz Sait Başkanı.

NE YAPARSINIZ?

Şimdi böyle bir siyasetçiyi görseniz ne yaparsınız? Elbette alkışlar, "işte siyaset budur" der misiniz, dersiniz, demeniz gerekir. İşte o Sait Başdaş'a yapılan bir haksızlık var ki, dedim ya akıllara ziyan.

Gelelim sadede... Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş, yememiş, içmemiş, koltuğunda oturup gününü gün etmemiş, İYİ Parti'de hallerinden memnun olmayan ikisi ilçe başkanlığı yapmış tam 370 kişiyi, hem de böyle bir zamanda AK Parti'ye transfer etmiş. Bu önemli olayı duyurmak için de geniş katılımlı bir toplantı tertip etmiş. Toplantıya büyük bir nezaket örneği olarak da AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı'yı davet etmiş. Yani ev sahibi pozisyonunda. 370 kişinin çoğu o törende. Hava sıcak mı sıcak. Bazı medya mensupları da orada. Saat 13.00'te başlaması gereken tören nedense 14.30'da 1,5 saat gecikmeli olarak İl Başkanı Bilal Saygılı'nın gelmesi ile başlayabiliyor. Hadi neyse, işti güçtü, trafikti falan bu rötar anlaşılabilir belki. Ama sıkı durun asıl mesele şimdi geliyor. Basın toplantısı yapılıyor, önce İlçe Başkanı Sait Başdaş konuşuyor, ardından İl Başkanı Bilal Saygılı. Akabinde yeni AK Partili olanlara ilçe başkanları başta olmak üzere rozetleri takılıyor. Tören tebrigatla bitiyor, herkes ayrılıyor.

AK Parti için "şov" niteliğindeki bu tören İl Teşkilatı basın birimi tarafından bülten haline getirilip basına servis ediliyor. Altına da, "Değerli basın mensuplarımız, bülteni bu haliyle kullanmanız önemle rica olunur. İyi çalışmalar" şeklinde bir not ilave ediliyor. Şimdi bu notu gören aklı başında bir gazeteci, hele bir de bülteni okudu ise ne düşünür. “Allah Allah başka bir hali de mi var demez mi? Bence gazeteciyse demelidir. Evet sevgili okurlarım. AK Parti İl Basın Birimi’nin geçtiği bültende, Sait Başdaş'tan, "Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş'ın da hazır olduğu programda" ifadesi yer alıyor. Yani Sait Başkan sanki evsahibi değil de tören yapılacak diye oraya gelen bir ilçe başkanı. Sait Başkan sanki o 370 kişiyi ikna edip AK Parti'ye kazandıran isim değil de sıradan bir partili. Daha da vahimi, Başdaş'ın yeni üyeleri onurlandıran, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonunu anlatan konuşması bültende yer almıyor. Bülten İl Başkanı Bilal Saygılı'nın konuşması ile başlayıp bitiyor. Peki bütün bunlar sizce ne anlama geliyor? Hemen ifade edelim. 370 kişiyi üye yapan bir ilçe başkanı, ki bu kişilerin etki alanındaki aile fertleri, dost ve arkadaşları da hesaba katılacak olursa önemli bir rakam eder, bu işlere aylarını veren işini gücünü bile bırakan Sait Başdaş, her defasında "Üye, üye, üye" diye bastıran "kota" belirleyen, kotaya ulaşamayan ilçe başkanlarını "görevden alma" kapıyı göstermekle korkutan yönetim tarafından "SANSÜRLENİYOR."

Evet... AK Parti'de AK Partili başarılı bir başkana "sansür" uygulayan, bülteni geçtikleri haliyle kullanmayı hem de önemle rica eden veya edenler kim? Biri bunu açıklarsa ADALET yerini bulur.