Televizyon ekranlarının deneyimli isimlerinden biri olan Buket Sevinç Aykın, profesyonelliği, enerjisi ve zarafetiyle izleyicilerin beğenisini kazanmaya devam ediyor. TRT Spor kanalında sunucu, spiker ve moderatör olarak farklı programlarda boy gösteren Aykın, mesleğindeki titizliği ve donanımıyla dikkat çekiyor. 17 Kasım 1986 tarihinde Ankara'da doğan Buket Sevinç Aykın, eğitim hayatını da Ankara'da tamamladı. Kamu Yönetimi mezunu olmasına rağmen, medya sektörüne adım atması 2009 yılında TRT'nin düzenlediği sınav ilanıyla oldu. Şansa bağlı olarak girdiği bu sektörde, yıllar içinde bilgi birikimi ve yeteneği sayesinde adından söz ettiren bir isim haline geldi. İlk olarak radyoda başladığı kariyerinde, farklı program formatlarında deneyim kazandı ve son yıllarda TRT Spor'da spor spikerliği yapmaktadır.

DİNAMİZM

Buket Sevinç Aykın'ın sunduğu tüm programlarda dinamik sunumu ve bilgi birikimi, programı izleyiciler için vazgeçilmez kılıyor.

SPİKERLİĞİN ZORLUKLARI 

Buket Sevinç Aykın, medya sektöründeki rekabeti ve baskıyı özel bir perspektiften ele alıyor. "Başkalarıyla yarışmak yerine, kendi gelişimime odaklanıyorum" diyen Aykın, mesleğinde ilerlemeyi sürekli kendini geliştirmekle bağlantılandırıyor. Canlı yayınların stresi, spikerliğin en zorlu yanlarından biri. Aykın, "Ağzınızdan çıkan her kelime, sadece sizi değil, kurumunuzu da bağlıyor. Yanlış anlaşılmaya açık bir iş" diyerek mesleğin hassasiyetini vurguluyor.

GELENEKSEL VE YENİ MEDYA DENGESİ

Yeni medya ve sosyal medya dinamiklerinin geleneksel medyayı dönüştürdüğü bir dönemde, Aykın dengeyi korumanın önemli olduğunu savunuyor. "Geleneksel medya köklü bir geçmişe sahip ve ondan kopamayız" diyerek, televizyonculuğun dijital platformlara karşı hala önemli bir yeri olduğuna inanıyor. Aynı zamanda, anlık gündemi takip etmek için sosyal medyanın sunduğu hızlı erişimi de reddetmiyor.

KADINLARIN ARTAN ETKİSİ

Buket Sevinç Aykın, spor medyasında kadın spiker ve yorumcuların artan varlığına dair de olumlu görüşlerini paylaşıyor. Eskiden kadın spor yorumcularının görsel unsur olarak ekranlarda yer aldığını ancak artık bu algının değiştiğini belirtiyor. "Futbol, belirli kuralları olan bir oyun; öğrenmek isteyen herkes bunu başarabilir" diyerek, kadınların spordaki yerinin artmasından memnuniyet duyduğunu ifade ediyor.

GELECEK PLANLARI

Mesleğinde istikrarlı bir şekilde yoluna devam eden Aykın, geleceğe dair kesin planlar yapmaktan çok, anın tadını çıkarmaya odaklanıyor. Akademisyenlik alternatif bir kariyer planı olarak zihninde yer alsa da, şu an yaptığı işten memnun olduğunu belirtiyor. "Hayatın kısa olduğunu fark edip, her yeni günü umutla ve gülümseyerek karşılayalım" diyerek takipçilerine olumlu bir mesaj bırakıyor. Buket Sevinç Aykın, sadece ekranların değil, medya dünyasının da öne çıkan isimlerinden biri olarak, bilgi ve enerjisini izleyicileriyle buluşturmaya devam ediyor.

PARLAYAN YILDIZ: DEMET GEDİK

Spikerlik ve televizyonculuk alanında son dönemin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Demet Gedik, bilgi birikimi, kendine özgü sunum tarzı ve güçlü duruşuyla ekranlarda fark yaratıyor. 22 Ekim 1994 tarihinde İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya gelen Gedik, aslen Erzincanlı. Eğitim hayatına Kadıköy’de başlayan başarılı spiker, liseyi Kemal Atatürk Anadolu Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Aydın Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olan Gedik, kariyerini sağlam temellere oturtmak için eğitimine her fırsatta yatırım yaptı. Gazetecilik mezuniyetinin ardından spikerlik hayalini gerçekleştirmek adına Dialog Anlatım ve İletişim Merkezi’nde diksiyon ve sunuculuk eğitimi aldı. Yurt dışı tecrübesiyle de dikkat çeken Gedik, ABD’de Kingsborough Community College’de İngilizce dil eğitimi, ardından New York Üniversitesi’nde röportaj teknikleri üzerine dersler aldı. Son olarak Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışma Merkezi’nde Spor İletişimi programını tamamlayarak spor medyasında uzmanlaşma yolunda önemli bir adım attı. Meslek hayatına ilk adımını 2016 yılında Turque Diplomatique dergisindeki stajıyla atan Demet Gedik, A Spor’a basketbol ve futbol muhabiri olarak başladı. 1 yılın ardından spikerlik kariyerine adım attı. Ekran yolculuğuna “Gün Ortası” programı ile başlayan başarılı sunucu, ardından Sabah Sporu programının sunuculuğunu üstlenerek izleyicilerle güne enerjik bir başlangıç yaptı. Altın Başarı Ödülleri’nde “Yılın En İyi Kadın Spor Spikeri” seçilen Demet Gedik, bu ödülü çok yönlü kişiliğiyle hak etti. Gazetecilik kökeni, moderatörlük yetenekleri, vizyonu ve güçlü iletişimi onu sadece bir spiker değil; aynı zamanda bir ekran profesyoneli haline getiriyor. Pozitif enerjisi, ışıltısı, ekran şıklığı ve doğal güzelliğiyle de ekranların sevilen yüzü olan Demet Gedik, gelecekte adını sıkça duyacağımız önemli medya figürlerinden biri olmayı sürdüreceğe benziyor.

MERYEM NAS MERCAN, DAMGA VURDU

Kent&Başkan Dergisi tarafından geleneksel hale getirilen ve bu yıl 12 Nisan’da Kayseri’de gerçekleştirilen Kent&Başkan 2025 Ödül Töreni, Türkiye’nin dört bir yanından gelen belediye başkanlarını, protokol üyelerini ve davetlileri bir araya getirdi. Bu özel gecede sahneye çıkan isimlerden biri ise, sadece sunuculuğu ile değil, zarafeti ve profesyonelliği ile de dikkat çeken Kanal 7 Haber Spikeri Meryem Nas Mercan oldu. Radisson Blu Otel’de düzenlenen gecede, belediyeciliğe yön veren vizyoner başkanlar halkın oylarıyla ödüllerine kavuşurken, Meryem Nas Mercan da gecenin akışını büyük bir ustalıkla yönetti. Etkinliğin her anını izleyicilere titizlikle aktaran Mercan, sunuculuk performansıyla izleyenlerden tam not aldı. Gerek diksiyonu gerekse sahne hakimiyetiyle, bu denli kapsamlı bir organizasyonu başarıyla sunması, profesyonelliğinin bir göstergesi olarak değerlendirildi. Gecede; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Milletvekili Şaban Çopuroğlu ve daha birçok önemli ismin katılımıyla adeta bir yerel yönetim zirvesi havası estirilirken, Meryem Nas Mercan da bu güçlü kadronun arasında parlayan bir yıldız gibiydi. Aynı zamanda Worldturk TV, Kent&Başkan Dergisi YouTube Kanalı, Medya Ankara, haberler.com ve sondakika.com üzerinden canlı yayınlanan tören, Türkiye’nin dört bir yanından izleyicilere ulaştı. Bu büyük buluşmayı milyonların ekranlarına taşıyan kişi olarak Meryem Nas Mercan’ın duruşu, sunumu ve zarafeti, gecenin atmosferine ayrı bir değer kattı. Kanal 7 ekranlarında yıllardır güvenilir haberciliğiyle tanınan Meryem Nas Mercan, bu etkinlikle birlikte protokol ve özel organizasyon sunumlarındaki başarısını bir kez daha tescillemiş oldu. Şıklığıyla da göz kamaştıran Mercan, gecenin en çok konuşulan isimlerinden biri olmayı başardı. Kent&Başkan 2025 Ödül Töreni, halkın oylarıyla belirlenen ödüller kadar, sunumuyla da hafızalara kazındı. Ve bu başarının başrolünde, kelimelere hayat veren güçlü sesiyle Meryem Nas Mercan vardı…

RESSAM VE EĞİTİMCİ 

Sanatın ilham veren yüzlerinden biri olan Mürüvvet Yıldız, hem eğitimci kimliğiyle genç nesillere ışık tutuyor hem de tuvalde hayat bulan özgün eserleriyle sanatseverlerin beğenisini kazanıyor. 1989 yılında Ankara’da doğan Yıldız, liseyi Güzel Sanatlar Lisesi’nde, üniversiteyi ise Pamukkale Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği bölümünde tamamladı. Yaklaşık 13 yıldır özel bir kurumda görsel sanatlar öğretmeni olarak görev yapan sanatçı, mesleğini yalnızca bir iş olarak değil, bir yaşam biçimi olarak benimsiyor.

SANAT HAYATININ KALBİNDE

Mürüvvet Yıldız, sanatla kurduğu bağı sadece sınıf ortamında değil, bireysel üretim alanında da güçlü bir şekilde sürdürüyor. Kendi sanat sayfası üzerinden aktif olarak çalışmalarını paylaşan ve siparişler alan Yıldız, özgün ve kendine has çizgi diliyle dikkat çeken resimlerine, hayatın içinden süzdüğü duygularla anlam yüklüyor. Edebiyat, şiir, müzik, doğa ve günlük yaşamdan ilham alan eserlerinde kimi zaman bir kedinin huzuru, kimi zaman yaşamın karmaşası, kimi zaman ise bir şarkının ruhu tuvale yansıyor. Sadece görsel sanatlarla değil, müzikle de iç içe bir yaşam süren Yıldız, bir dönem TRT Ankara Radyosu Gençlik Korosu’nda yer aldı ve ses eğitimi aldı. Sanatın farklı dallarını bir bütün olarak gören bu çok yönlü sanatçı, kedilere, doğaya ve gezmeye olan sevgisini de yaşamına ve eserlerine ustalıkla yansıtıyor. Yıldız’ın sanat yolculuğundaki en büyük destekçisi ise ailesi. “Bugün ne yapıyorsam, onların katkısı büyük” diyen sanatçı, tutkuyla üretmeye devam ediyor. Hayatla, duygularla ve sanatla kurduğu bağ, resimlerine derinlik katarken; samimi enerjisi ve duru anlatımı da eserlerine estetik bir imza atıyor.

VİZYON VE ZARAFET

Mürüvvet Yıldız, sadece yetenekleri ve özgün tarzıyla değil; aynı zamanda güçlü iletişimi, vizyonu, pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafetiyle de öne çıkıyor. Eğitimci kimliğiyle çocukların ve gençlerin sanatla tanışmasına vesile olurken, sanatçı kimliğiyle de yetişkin dünyasında iz bırakıyor. Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü her fırça darbesinde hissettiren Mürüvvet Yıldız, hem renkleri hem de duyguları konuşturduğu eserleriyle sanatseverlerin kalbine dokunmaya devam ediyor.

KORTUN HİKÂYECİSİ: TUĞÇE USLU

Gazetecilik yolculuğuna 2008 yılında özel bir televizyon kanalında adım atan Tuğçe Uslu, meslekteki sağlam adımlarını 2011’den bu yana TRT çatısı altında atıyor. Hem sahadan hem de masadan beslenen, ekranın önünde olduğu kadar arkasında da üretmeye devam eden Uslu, bugün Türk spor medyasının dikkat çeken isimlerinden biri. Kırıkkale Üniversitesi Radyo ve Televizyon Yayıncılığı ve Anadolu Üniversitesi mezunu olan Tuğçe Uslu, eğitim yıllarında kazandığı teorik altyapıyı sahada deneyimle harmanlayarak kendine özgü bir gazetecilik dili oluşturdu. TRT Türk’te geçirdiği yıllarda sabah haberlerinden hafta sonu programlarına, web editörlüğünden sosyal medya yöneticiliğine kadar pek çok alanda aktif görev aldı. trtturk.com.tr ve trthaber.com'da yaptığı muhabirlik ve içerik editörlüğü, dijital medyada da ne kadar yetkin olduğunu gösterdi. 2016 yılında TRT Spor ekibine katılan Uslu, İlk Baskı, Spor Dünyası ve Spor Atlası gibi programların mutfağında yer aldı. 2020-2021 yılları arasında ise “Hayallerin Peşinde” adlı programla izleyicinin kalbine dokunan hikâyeleri ekranlara taşıdı. Bugün TRT Spor’da muhabir olarak görev yapan Tuğçe Uslu, aynı zamanda TRT Spor Yıldız ekranlarında yayınlanan ve tenis dünyasına odaklanan “Merkez Kort” programının hem sunuculuğunu hem de içerik üretimini üstleniyor. Program, sadece skorları değil, kortun arkasındaki görünmeyen dünyayı; sporcuların duygularını, başarıya giden zorlu yollarını ve ilham verici hayat hikâyelerini seyirciyle buluşturuyor. Editör Bertuğ Kaytaz ile yürüttükleri yaratıcı ekip çalışması, programın her bölümünü birer “mini belgesel” niteliğine taşıyor. Program, sadece tenis tutkunlarına değil, iyi hikâyelerin peşinden giden herkese hitap ediyor. Uslu’nun sunumuna, Türk spor medyasının saygın yorumcularından Cüneyt Kıran’ın değerlendirmeleri eşlik ediyor ve Merkez Kort’un anlatısı zenginleşiyor. Tuğçe Uslu için Merkez Kort bir işten öte bir tutku. Tenise olan ilgisi, anlatma heyecanı ve derinlikli hikâye anlatıcılığı bu projeyle birleşiyor. Uslu; güçlü iletişimi, vizyoner bakışı, kendine özgü sunum tarzı ve mesleki donanımıyla tanınıyor. Pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafetiyle de dikkat çeken Tuğçe Uslu, ekran başındaki izleyicinin sadece sesine değil, yüreğine de dokunuyor. Türk spor medyasına farklı bir soluk getiren Uslu, her geçen gün daha çok insanın ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

6 Yasinşahin

YASİN ŞAHİN'DEN DOKUNAKLI BİR ROMAN

Radyo dünyasında iz bırakan, samimiyetiyle dinleyicileriyle derin bir bağ kurmayı başaran Yasin Şahin, bu kez mikrofonu elinde değil, kalemiyle karşımıza çıkıyor. Tarsus, Mersin’de doğup İstanbul’a adım atan ve yıllarca radyoların sesi olan Şahin, yeni kitabı Adı Bahar ile edebiyat dünyasına adım atıyor. Adı Bahar, tıpkı Yasin Şahin’in radyodaki programları gibi samimi ve içten bir anlatıma sahip. Roman, Bahar ve Ömer’in hayatlarının kesiştiği, duygusal açıdan derin bir yolculuğa davet ediyor. Hikâyede, Bahar’ın, Ömer’in sesine aşık olmasının ve bu sesin kalbine dokunmasının ardından başlayan olaylar, adeta bir melodinin içindeki duyguları keşfetme çabası gibi. Bahar, bir tesadüf ya da kaderin ince dokunuşuyla, Ömer’in sesini duyduğunda, hayatı değişen bir kadına dönüşüyor. Ancak, her romantik hikâyede olduğu gibi, geçmişin gölgeleri, aşkın önüne engeller çıkarıyor. Bahar ve Ömer, bu engelleri aşarak, sevgiye ulaşabilecekler mi? Bahar’ın ve Ömer’in hikâyesi, sadece bir sesin bir ömrü değiştirebileceğini gösteriyor. Sesin, kalbin derinliklerine işlediği ve insanın ruhunu keşfettiği bir yolculuğa çıkaran bu roman, okurlarını hem tutkulu hem de sürükleyici bir dünyaya davet ediyor. Yasin Şahin, sadece bir radyo sunucusu değil, aynı zamanda bir hikâye anlatıcısı, bir yol gösterici. Can FM, Medya FM, Star Artı FM gibi önemli radyo kanallarında sesi yankılandı. Radyo programlarıyla dinleyicileriyle kurduğu samimi bağ, ona büyük bir sevgi kazandırdı. Şahin, sahnelerde, organizasyonlarda ve etkinliklerde de uzun yıllar yer alarak, insanlara dokunan anlara imza attı. Fakat, Yasin Şahin’in başarısının arkasında yalnızca mikrofonun başındaki kariyeri yok. Şahin, özgün sunum tarzı ve sıcakkanlı üslubu ile sadece radyoda değil, hayatın her alanında kendisini gösterdi. Şimdi ise, Adı Bahar ile edebiyat dünyasında da sesini duyuruyor. Radyo programlarındaki samimi tarzını, Adı Bahar adlı romanına da yansıtan Yasin Şahin, okurlarına yalnızca bir hikâye sunmuyor, aynı zamanda duygularına hitap ediyor. Kitap, okuyucusunu aşkın, kaderin ve insan ruhunun derinliklerine bir yolculuğa çıkarırken, aynı zamanda sevgi ve samimiyetin ne kadar güçlü olduğunu hatırlatıyor. Adı Bahar, sadece bir roman değil, bir yaşam biçiminin, içtenliğin ve sevginin hikâyesi. Yasin Şahin’in yıllardır yaptığı gibi, kalp ve zihinlere dokunan bir eser olarak edebiyat dünyasında da iz bırakmaya aday.

KIBRIS’IN GERÇEKLERİ

Ulusal Kanal’ın Gün Ortası programını hazırlayan ve sunan gazeteci Yeşim Eryılmaz, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs üzerine yaptığı haberlerle hem Türkiye hem KKTC medyasında ses getirmeye devam ediyor. KKTC’nin iç siyaseti ve dış politikasındaki gelişmeleri yakından takip eden Eryılmaz, uluslararası medya kuruluşlarının da dikkatle izlediği saygın bir gazeteci olarak basın camiasında yerini aldı. Gazeteci Yeşim Eryılmaz, adadaki gerçekleri dünya kamuoyuna aktarma misyonunu başarıyla sürdürerek, KKTC’de her yıl sınırlı sayıda verilen “Vatanseverlik Ödülü”ne de layık görüldü. Eryılmaz, Kıbrıs görüşmeleri açısından tarihi bir öneme sahip olan Cenevre Zirvesi öncesinde KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan önemli açıklamalar almış ve haberlerinde Mavi Vatan vurgusu yapmıştı. Son olarak, Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Cenevre zirvesi sonrası ayağının tozuyla Ulusal Kanal canlı yayınında Gün Ortası programına konuk olarak gazeteci Yeşim Eryılmaz’ın sorularını yanıtladı. Oğuzhan Hasipoğlu, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Genişletilmiş Gayri Resmi Kıbrıs Zirvesi sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Hasipoğlu, “Zirveye Cumhurbaşkanı Ersin Tatar liderliğinde katılan Kıbrıs Türk heyeti, iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunarak iki devletli çözüm modelinden taviz vermedi” dedi.  Hasipoğlu, federasyon modelinin 50 yılı aşkın süredir çözüm üretmediğini belirterek, adil ve kalıcı bir çözüm için egemen eşitlik temelinde iki devletli modelin tek geçerli yol olduğunu vurguladı. Rum tarafına yeni bir iş birliği önerisi sunulduğunu ifade eden Hasipoğlu, uluslararası camiaya çağrıda bulunarak, “Kıbrıs Türk halkı artık masada eşit statüyle temsil edilmelidir” dedi. Cenevre’de imzalanan 8 maddelik mutabakata değinen Hasipoğlu, taraflar arasında karşılıklı güvenin artırılması için önemli bir zemin oluşturulduğunu söyledi. “Yeni süreçte iş birliği temelinde, halkların karşılıklı faydasına olacak projelerle ilerlemek mümkün. Türk tarafı bu vizyona sahip. Rum tarafının da artık siyasi cesaret göstermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın zirvedeki duruşunun, KKTC’nin uluslararası alandaki gücünü pekiştirdiğini belirten Hasipoğlu, Türkiye’nin desteğinin hem Kıbrıs Türk halkı hem de bölgesel barış adına kritik önemde olduğunu söyledi.  Hasipoğlu, “Bu süreci doğru okumak ve geleceği planlamak zorundayız. Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtacak bir çözüm modeli için çalışmayı sürdüreceğiz” diyerek, Cenevre’de Temmuz ayında gerçekleşecek zirveye dikkat çekti.