21 Haziran Dünya ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz) Günü kapsamında uzmanlar, hastalık hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla açıklamalarda bulundu. Beyin ve omurilikte bulunan hareket sinir hücrelerini etkileyen ALS’nin zamanla kaslarda güç kaybına neden olan ilerleyici bir hastalık olduğu belirtildi.

ALS HAREKET SİNİR HÜCRELERİNİ ETKİLİYOR
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Cumali Çetiner, ALS’nin beynin kaslara hareket komutlarını taşıyan sinir hücrelerinin zamanla kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalık olduğunu söyledi.
Çetiner: "Hastalarda kol ve bacaklarda güçsüzlük, kas erimesi, kaslarda seyirme, konuşma ve yutma güçlüğüyle ilerleyen, ilerleyen dönemlerde ise solunum problemleri oluşturan bir hastalık. Dünyada milyonlarca insan ALS ile yaşam mücadelesi vermekte. Hastalık hareket kabiliyetini kademeli olarak kısıtlasa da birçok hastada düşünme, hissetme ve sevdikleriyle bağ kurma yeteneği uzun süre korunuyor. Bu nedenle ALS yalnızca hastayı değil, ailesini ve tüm toplumu ilgilendiren bir sağlık sorunu. Günümüzde ALS’nin kesin bir tedavisi ne yazık ki bulunmamakla beraber, erken tanı, düzenli takip, multidisipliner bakım ve bilimsel araştırmalar sayesinde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün. ALS konusunda farkındalık oluşturmak, hastaların yalnız olmadıklarını hissettirmek ve bilimsel çalışmalara destek vermek hepimizin sorumluluğundadır. Unutmayalım; farkındalık, anlayış ve dayanışma ALS ile mücadelenin en güçlü araçlarıdır" dedi.
HAREKET KABİLİYETİ KADEMELİ OLARAK AZALIYOR
Uzmanlar, ALS’nin ilerleyen süreçte kaslarda güç kaybına yol açtığını ve hareket kabiliyetini sınırladığını belirtti. Buna karşın birçok hastada düşünme, hissetme ve yakınlarıyla iletişim kurma yeteneğinin uzun süre korunduğu ifade edildi.
60 YAŞ ÜZERİNDE RİSK ARTIYOR
Hastalığın erkeklerde bir miktar daha sık görüldüğünü belirten Cumali Çetiner, özellikle ileri yaş grubunda riskin arttığına dikkat çekti.
Çetiner: ''Ancak ‘Şu popülasyonda daha fazladır’ dediğimiz belirli bir hasta grubu yok. Ama 60 yaş üzerindeki hastalarda, özellikle kas erimesi ve güçsüzlükle başlayan şikayetlerde mutlaka nörolojik muayene ile birlikte değerlendirip hastaya ona göre bir yol haritası çizmekte fayda var. ALS hastalığı daha çok kas güçsüzlüğü, kaslarda erime ve seyirme gibi bulgular veriyor. İlerleyen dönemlerde hastalarda solunum problemleri, konuşma güçlükleri ve yutma güçlükleri olabiliyor. Bunun için bu hastalara daha dikkatli davranmamız gerekiyor. Tıp etiği dediğimiz kavramda özellikle bazı tedaviler hastaya bırakılıyor. Hastanın kişisel tedavisi önemli. Zaten yasal olarak da kendi kararını verme yetisi bulunmakta. Ama biz olabildiğince hastaları ikna edip, özellikle solunum, yeme ve içme gibi sorunlara daha multidisipliner yaklaşarak onları biraz daha ikna edici olmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
HASTA YAKINLARINA EMPATİ ÇAĞRISI
ALS hastalarının yaşadıkları sürecin yalnızca fiziksel belirtilerle sınırlı olmadığını belirten Çetiner, hasta yakınlarının yaklaşımının önem taşıdığını ifade etti.
MORAL VE MOTİVASYONUN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Hastalara ve ailelerine önerilerde bulunan Çetiner: ''En önemli önerim şu hastalara ve ailelerine, bu hastalarımız her şeyin farkında, her şeyi biliyorlar. Evet, kas kaybı var ama hastanın beyinsel fonksiyonları çok uzun süre korunuyor. Her şeyi hissediyorlar. Bunlara muhakkak empati kurarak onların yanında olduğumuzu göstermemiz gerekiyor. Hastalarda moral ve motivasyonun yüksek tutulması gerektiğini düşünüyorum. Ben tedavinin geleceğine dair umutluyum. Bunun için hastaları yakın takip edip kontrollerle tekrar değerlendirmek gerekiyor" dedi.




