MEMDUH GÜNEY - EGE TELGRAF / Sahnenin ışıkları altında anlatılan bir hayatın ardında, başka hayatlara dokunan bir mücadele var. Afife Jale’nin sanat tutkusunu bugünün seyircisine taşıyan Afife’nin oyuncularından Atılgan Gümüş, bu mücadelenin sahnedeki karşılığını ve perde arkasında verilen emeği Ege Telgraf’a anlattı. Afife Jale’nin hikayesinde yer almanın gururunu paylaşan Gümüş, 87 kişilik ekibin çalışma düzeninden turne hazırlıklarına, binlerce kişinin karşısında yaşanan duygusal anlardan İzmir’le kurduğu 30 yıllık bağa kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu. Yapımın uluslararası ölçekteki yerine ilişkin iddialı bir değerlendirme yapan oyuncu, “Prodüksiyon olarak dünyadaki gelmiş geçmiş, yapılmış bütün prodüksiyonlar dahil ilk ona girer bizim prodüksiyonumuz” ifadelerini kullandı.
AFİFE’NİN MÜCADELESİNE GÖRKEMLİ SAHNE
Afife Jale’nin yaşamından ilham alınarak hazırlanan Afife’de, işgal altındaki İstanbul’da hayali bir tiyatro kumpanyasının hikayesi anlatıldı. Bir kadının sahnede var olma arzusu, dönemin yasakları ve önyargılarıyla birlikte ele alındı. Afife Tiyatro ve Zorlu PSM ortak yapımında, proje tasarımı Demet Evgar ile Serdar Biliş tarafından gerçekleştirildi. Selin Cankı Ceylan’ın yazdığı oyun, Serdar Biliş’in yönetmenliğinde sahneye taşındı. Oyunculuk, müzik, dans ve görsel tasarımın buluşturulduğu yapımda, Afife’nin ardından gelen kuşaklara bıraktığı cesaret çağdaş bir yorumla işlendi. Demet Evgar, Tilbe Saran, Necip Memili, Bora Akkaş, İdil Sivritepe, Bedir Bedir, Orkuncan İzan, Ekremcan Arslandağ, Öykü Su Okur, Basma Seiba, Bilge Çınar ve Atılgan Gümüş’ün yer aldığı oyuncu kadrosuna müzisyenler, dansçılar ve koro eşlik etti. Tuluğ Tırpan’ın müzikleri, Gamze Kuş’un sahne ve kostüm tasarımı, Cem Yılmazer’in ışık tasarımı ve Candaş Baş’ın hareket tasarımıyla oyunun sahne dünyası oluşturuldu. İstanbul’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izleyiciyle buluşturulan 120 dakikalık tek perdelik yapımın İzmir gösterimleri, 16 ve 17 Ekim’de saat 21.00’de Bornova Aşık Veysel Açıkhava Tiyatrosu’nda yapılmak üzere programlandı.

BİR BAŞKA GURUR
Afife Jale’nin yaşamını sahneye taşıyan ekipte bulunmaktan gurur duyduğunu belirten Gümüş, öğrencilik yıllarında onun hikayesini tanımalarında adına düzenlenen ödül töreninin etkili olduğunu anlattı. Afife Jale’nin mücadelesinin yalnızca tiyatro sahnesiyle sınırlandırılamayacağını ifade eden oyuncu, onun Türk kadınının toplumdaki yeri açısından da önemli bir simge olduğuna dikkat çekti. Bu mücadelenin Mustafa Kemal Atatürk’e de ilham verdiğini düşündüğünü söyleyen Gümüş, böylesine güçlü bir hikayenin sahneye taşınmasında görev almanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı.
PERDENİN ARKASINDA 87 KİŞİ ÇALIŞIYOR
Afife’nin sahne arkasındaki büyük organizasyonunu anlatan Gümüş, mesleği dolayısıyla dünyanın farklı tiyatro merkezlerinde çok sayıda yapım izleme fırsatı bulduğunu belirtti. Bu deneyimlerinden hareketle Afife’nin prodüksiyonunu dünyanın önemli yapımları arasında gördüğünü söyleyen oyuncu, teknik ve sanatsal açıdan ortaya konulan çalışmaya duyduğu güveni dile getirdi. Toplam 87 kişinin görev aldığı prodüksiyonda, sahne arkasındaki çalışan sayısının oyuncu ve performans sanatçılarının yaklaşık üç katı olduğunu aktaran Gümüş, ekibin büyüklüğünün kendi aralarında zaman zaman espri konusu olduğunu da anlattı.

TURNEYE ANCAK ÜÇÜNCÜ YILINDA ÇIKILABİLDİ
Prodüksiyonun büyüklüğünün turne planlamasını da etkilediğini belirten Gümüş, oyunun üçüncü yılında turneye çıkabildiklerini söyledi. Kalabalık ekibin ve kapsamlı sahne düzeninin farklı kentlere taşınmasının önemli bir hazırlık gerektirdiğini anlatan oyuncu, süreç içerisinde teknik ve organizasyonel çözümler geliştirmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Ortaya çıkan yapımın verilen emeğin karşılığını taşıdığına inandığını aktaran Gümüş, tiyatronun büyük bir tutkuyla yapılabileceğini vurguladı. Sanatın herhangi bir dalında çalışmanın güçlü bir sevgi ve bağlılık gerektirdiğini de belirtti.
“BİZE GÜLÜCÜKLER VE ÖPÜCÜKLER ATIYOR”
Afife Jale’nin bugün yaşasaydı kendi hikayesini sahnede izlerken neler hissedeceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Gümüş, insanların yaşarken değer görmesinin önemine dikkat çekti. Afife Jale’nin yaşamının böylesine büyük bir yapımla anlatıldığını görmesinin çok kıymetli olacağını belirten oyuncu, nasıl bir tepki vereceğini bilemeyeceğini söyledi. Gümüş, “Yaşarken nasıl bir reaksiyon verirdi bilmiyorum ama yukarıdan bize gülücükler ve öpücükler attığına eminiz” sözleriyle düşüncelerini paylaştı.
“İZMİR SEYİRCİSİNİ ALMAK…”
İzmir’le kurduğu uzun yıllara dayanan bağa da değinen Gümüş, öğrencilik döneminden itibaren hocalarıyla birlikte kente turneye geldiğini anlattı. Yaklaşık 30 yıldır İzmir’de sahne aldığını belirten oyuncu, kentte gerçekleştirilen gösterimlerin kendileri için her zaman özel bir yere sahip olduğunu söyledi. İzmir seyircisinin rahatlığına ve kendine özgü tavrına dikkat çeken Gümüş, “İzmir seyircisinin, yani her bölgenin kendine ait bir istidadı vardır ve İzmir seyircisini almak o kadar kolay değildir.” ifadelerini kullandı. Seyircinin ilgisini gösteri boyunca canlı tutabilmenin önemli bir başarı ölçütü olduğunu vurgulayan oyuncu, İzmir seyircisinden olumlu karşılık aldıklarında oyunun doğru bir noktaya ulaştığına inandıklarını anlattı.
İKİ BİN KİŞİ AYNI DUYGUDA
Afife’nin seyirciler üzerinde bıraktığı etkiye ilişkin soruyu da yanıtlayan Gümüş, izleyicilerin salondan hangi duygularla ayrılacağını önceden söylemenin mümkün olmadığını ifade etti. Her temsilin oyuncular açısından farklı bir deneyim olduğunu belirten Gümüş, özellikle kalabalık salonlarda seyirciden gelen enerjinin sahnede güçlü bir etki yarattığını söyledi. En az 2 bin kişiye oynadıklarını aktaran oyuncu, oyun sonunda gösterilen ilgiyi büyük bir teşekkür olarak değerlendirdi. Binlerce kişinin aynı duyguda buluşmasının kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu anlatan Gümüş, Afife’nin seyirciyle kurduğu güçlü bağın oyuncular açısından da özel bir anlam taşıdığını dile getirdi.





