BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/Türk mutfağında günün her saatine eşlik eden çay, kahvaltıdan akşam sohbetlerine kadar sofraların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ancak demlenen çayın kısa sürede renginin koyulaşması, tadının acılaşması ve ilk tazeliğini kaybetmesi çay keyfini gölgeleyebiliyor. Oysa birkaç küçük noktaya dikkat ederek hazırlanan çayın lezzetini çok daha uzun süre koruması mümkün! Çayın lezzetini belirleyen ilk aşama kullanılan su. Mümkünse temiz içme suyu kullanılmalı.
EN ÖNEMLİ PÜF NOKTASI
Çayı hazırlarken daha önce kaynatılmış suyu tekrar tekrar kaynatmak yerine taze su kullanmak tercih edilmeli. Çay yapraklarının doğrudan uzun süre yüksek sıcaklığa maruz kalması, çayın kısa sürede acılaşmasına neden olabilir. Bu nedenle kaynayan suyu çayın üzerine döküp, çayı ayrıca kaynatmak yerine uygun sıcaklıkta demlemek daha iyi sonuç verir. Demliğe gereğinden fazla çay koymak, “daha yoğun olsun” düşüncesiyle yapılan yaygın hatalardan biri. Fazla çay, özellikle uzun süre beklediğinde içeceğin tadının sertleşmesine neden olabilir.
OCAKTA UNUTMAYIN
Saatlerce bayatlamayan çayın en önemli noktalarından biri de demliğin sürekli yüksek ısıda tutulmaması. Çay demlendikten sonra altındaki suyun çok yüksek sıcaklıkta tutulması, çayın zamanla acılaşmasına ve aromasını kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle çayı kaynatmadan, mümkün olduğunca düşük ısıda sıcak tutmak daha iyi sonuç verebilir.
DEMLİĞİ SÜREKLİ KARIŞTIRMAYIN
Çay demlenirken yaprakların sürekli hareket ettirilmesi veya demliğin sık sık açılması da gerekli değil. Çayın kendi halinde demlenmesine izin vermek, aromasının daha dengeli ortaya çıkmasına yardımcı olabilir. İyi çayın sırrı yalnızca kaliteli çay kullanmakta değil; suyun tazeliğinden demleme süresine, çayın ocakta tutulduğu sıcaklıktan kullanılan miktara kadar pek çok küçük ayrıntıda gizli. Çayınızın saatler geçmesine rağmen ilk fincandaki lezzetini korumasını istiyorsanız, en önemli nokta ise demlenen çayı yüksek ateşte kaynatmaya devam etmemek