İzmir’de çevre kirliliği ve atık yönetimine yönelik çözüm arayışları kapsamında yeni bir model önerisi gündeme geldi. CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı, mimar ve yerel yönetimler uzmanı Erkut Tamay, Avrupa’nın farklı ülkelerinde uygulanan başarılı atık yönetimi sistemlerinin İzmir’in yerel koşullarına uyarlanabileceğini belirtti. Tamay, “İzmir Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Modeli” adıyla önerdiği sistemin hayata geçirilmesi durumunda atıkların çevreye yük olmaktan çıkarılarak ekonomik değere dönüştürülebileceğini ifade etti. Almanya’nın depozito uygulamasını, Hollanda’nın akıllı atık toplama teknolojilerini, Avusturya’nın organik atıklardan kompost ve biyogaz üretimini, Slovenya’nın ise mahalle bazlı ayrıştırma sistemini örnek gösterdi.
“HER İLÇEYE AYNI MODEL UYGULANMAMALI”
İzmir’in 30 ilçesinin farklı yerleşim ve üretim özelliklerine sahip olduğuna dikkat çeken Tamay, atık yönetiminde bölgesel ihtiyaçların esas alınması gerektiğini vurguladı. Konak, Karşıyaka, Buca, Bornova, Bayraklı, Gaziemir, Balçova, Narlıdere, Çiğli ve Karabağlar gibi yoğun nüfuslu ilçelerde yer altı konteynerleri, akıllı toplama sistemleri ve ticari ambalaj yönetiminin yaygınlaştırılmasını önerdi. Apartmanlar, siteler, üniversiteler, öğrenci yurtları, restoranlar ve ticari işletmelerin de ayrı toplama sistemine dâhil edilmesi gerektiğini belirtti. Ödemiş, Tire, Bayındır ve Torbalı gibi tarımsal üretimin yoğun olduğu ilçelerde ise tarımsal ve organik atıkların değerlendirilmesine öncelik verilmesini istedi.
AKILLI KONTEYNERLER VE ORGANİK ATIKTAN ENERJİ
Tamay’ın önerisinde kâğıt, cam, plastik ve metal ambalajların kaynağında ayrı toplanması önemli bir yer tutuyor. Elektronik atıklar, piller, tekstil ürünleri ve hacimli atıklar için özel toplama noktalarının oluşturulmasını isteyen Tamay, doluluk sensörlü konteynerler ve GPS takip sistemiyle toplama güzergâhlarının daha verimli planlanabileceğini kaydetti. Pazar yerleri, restoranlar, oteller ve gıda işletmelerinden çıkan organik atıkların kompost ve biyogaz tesislerinde değerlendirilmesini de öneren Tamay, atık yönetiminde önceliğin atık oluşumunu azaltmak, yeniden kullanmak ve geri dönüştürmek olması gerektiğini vurguladı. Yalnızca araç ve ekipman yatırımıyla başarılı bir sistem kurulamayacağını belirten Tamay, atığın kaynağında ayrıştırılmasından taşınmasına, geri kazanımından bertarafına kadar bütün sürecin koordineli şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Çeşme, Alaçatı, Urla, Foça, Dikili, Çandarlı, Karaburun, Seferihisar, Gümüldür ve Özdere gibi turizm bölgelerinde yaz aylarında artan nüfusun dikkate alınmasını isteyen Tamay, mevsimsel yoğunluğa uygun atık toplama planları hazırlanması gerektiğini söyledi. Plajlarda ayrı toplama noktaları kurulmasını, marina ve balıkçı barınaklarında tekne atıklarının mevzuata uygun şekilde toplanmasını öneren Tamay, otel, restoran ve beach club işletmelerinin de “Sıfır Atık Turizm Programı”na dâhil edilmesini istedi.
2035 İÇİN YÜZDE 50 GERİ KAZANIM HEDEFİ
Tamay, İzmir’in atık yönetiminde 2035 yılına yönelik üç temel hedef belirledi. Buna göre belediye atıklarının en az yüzde 50’sinin geri dönüşüm ve kompost yoluyla değerlendirilmesi, kent genelinde ayrı toplama sistemine erişimin yüzde 100’e çıkarılması ve düzenli depolamaya gönderilen atık miktarının yüzde 10’un altına indirilmesi amaçlanıyor.
30 İLÇE İÇİN ORTAK PROTOKOL ÇAĞRISI
Önerilen modelin uygulanabilmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile 30 ilçe belediyesinin ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini belirten Tamay, görev ve sorumlulukların açıkça tanımlandığı kapsamlı bir iş birliği protokolü hazırlanmasını istedi. Protokolün yalnızca bir niyet açıklaması olarak kalmaması gerektiğini vurgulayan Tamay; ölçülebilir hedefler, yıllık uygulama programları ve kamuoyuna açık performans raporlarıyla sürecin takip edilmesini önerdi. Atık yönetiminin siyasi dönemlerden bağımsız, uzun vadeli bir çevre politikası olarak sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Tamay, belediyeler arasında koordinasyon ve ortak standartlar oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Dönüşümün yalnızca belediyelerin çalışmalarıyla gerçekleştirilemeyeceğini ifade eden Tamay, üniversiteler, meslek odaları, çevre örgütleri, sanayi kuruluşları, geri dönüşüm sektörü, turizm temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşların da sürece katılması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda farklı kesimlerin ortak çalışma yürütebileceği “İzmir Atık Yönetimi ve Döngüsel Ekonomi Konseyi” kurulmasını öneren Tamay, kentin sahip olduğu insan kaynağı, üniversiteler ve sanayi altyapısıyla Avrupa’nın örnek sıfır atık kentleri arasına girebileceğini savundu.




