Emeklilerin 2027 yılı maaş artışlarına yönelik beklentileri sürerken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ek düzenleme hazırlığına ilişkin açıklama yaptı. Teknik çalışmanın devam ettiğini belirten Şimşek, nihai hazırlığın büyük ihtimalle aralık ayında tamamlanarak bütçe görüşmelerinin ardından sunulacağını söyledi. Düzenlemenin tüm emeklileri kapsayacağını ifade eden Şimşek, yapılacak artışta yaş ve prim ödeme gün sayısının gözetilmesi gerektiğini dile getirdi.
EMEKLİYE EK ZAM İÇİN ARALIK AYI İŞARET EDİLDİ
Bakan Şimşek, emeklilerin alım gücünü desteklemeyi amaçlayan çalışmaya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Emeklilerimizin alım güçlerini desteklemesi amacıyla yürüttüğümüz teknik çalışma henüz tamamlanmadı. Düzenleme tüm emeklilerimizi kapsayacaktır. Yapılacak artışın emeklilerimizin yaş ve prim ödeme gün sayısına göre farklılaşmasının doğru olacağını düşünüyoruz. Seyyanen olsa da bu husus gözetilecek. Nihai çalışma büyük ihtimalle Aralık içerisinde yapılır ve bütçeden hemen sonra takdirinize getirilir." Açıklamada aralık ayı, çalışmanın tamamlanması için öngörülen dönem olarak yer aldı. Ek artışın ödeme tarihi, tutarı ve uygulama ayrıntıları ise belirtilmedi.
YAŞ VE PRİM GÜNÜ ARTIŞTA ETKİLİ OLACAK MI?
Şimşek’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, emeklilere yapılacak artışın yaş ve prim ödeme gün sayısına göre farklılaşması oldu. Bakan, seyyanen bir düzenleme yapılması durumunda da bu unsurların gözetileceğini ifade etti. Ancak hangi yaş grubuna veya kaç prim gününe ne kadar artış uygulanacağına ilişkin bir hesaplama açıklanmadı. Bu nedenle emeklilerin alacağı ek tutarları gösteren kesinleşmiş bir dağılım bulunmuyor.
SEYYANEN ZAM VE REFAH PAYI NE KADAR OLACAK?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da emeklilere yönelik bütçe hazırlığına ilişkin açıklamasında, “İnşallah 2027 bütçesinde, başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamaların ardından ek artış beklentisi güçlenirken, haberde gündeme getirilen yüzde 10 civarındaki oran kesinleşmiş bir karar niteliği taşımıyor. Ayrıca sabit tutarlı bir artışı ifade eden seyyanen zam ile yüzde üzerinden hesaplanan artışın birbirinden ayrılması gerekiyor. Hazırlanan çalışmada hangi yöntemin tercih edileceği henüz açıklanmış değil.
DÖRT AYLIK ENFLASYON NİHAİ OCAK ZAMMI DEĞİL
Paylaşılan verilere göre ekim enflasyonunun açıklanmasıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam hesabında dikkate alınan dört aylık birikimli oran yüzde 8,29’a ulaştı. Bu oran, ocak ayında uygulanacak kesin artışı göstermiyor. Kasım ve aralık ayı enflasyon verileriyle altı aylık tablo tamamlanacak. Gündemdeki ek düzenleme ise enflasyona bağlı artıştan ayrı olarak değerlendiriliyor.
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI İÇİN HANGİ TUTARLAR KONUŞULUYOR?
Ekonomist Muhammed Bayram, değerlendirmesinde en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylığını 23 bin 552 TL, en düşük memur emeklisi aylığını ise 31 bin 527 TL olarak aktardı. Bayram, yalnızca enflasyona bağlı artış senaryosunda bu tutarların yaklaşık 26 bin TL ve 34 bin TL seviyelerine çıkabileceğini öngördü. Refah payı verilmesi halinde daha yüksek rakamların gündeme gelebileceğini belirtti. Söz konusu tutarlar uzman tahmini olup açıklanmış yeni maaş miktarları değil.
36 BİN 500 TL SENARYOSU HANE DESTEĞİNE BAĞLI
Bayram’ın değerlendirmesinde yer alan 36 bin 500 TL tutarı ise doğrudan bütün emeklilere ödenecek bir aylık olarak açıklanmadı. Bu hesap, asgari ücrete ilişkin artış varsayımıyla birlikte hanenin gelirini desteklemeye yönelik olası vatandaşlık maaşı düzenlemesine dayanıyor. Bayram, emekli aylığı dışında geliri bulunmayan, ileri yaştaki veya çalışamayacak durumdaki kişilere daha fazla destek sağlanabileceğini değerlendirdi. Ancak bu desteğin kapsamı, başvuru şartları ve ödeme tutarı hakkında kesinleşmiş ayrıntılar aktarılmadı.
MEMUR EMEKLİLERİ İÇİN MAAŞ FARKI GÜNDEMDE
Prof. Dr. Abdulkadir Develi ise çalışan memurlar ile memur emeklilerinin aylıkları arasındaki farkı gündeme getirdi. Memurlara 2023 yılında yapılan seyyanen artışı hatırlatan Develi, bu farkın azaltılmasına yönelik bir çalışma yapılabileceğini ifade etti. Enflasyona bağlı artışın üzerine çıkılması halinde bunun refah payı kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Develi, "Bunun üzerindeki artışlar refah payı düzenlemesi olarak nitelendirilebilir." dedi.




