Sağlık

Gömülü dişiniz varsa dikkat! Uzmanı uyarıyor: Yıllarca fark edilmeyebilir

Uzmanlar, çene kemiğinde gelişen kistlerin uzun süre belirti vermeden büyüyebileceğini belirterek rutin diş kontrollerinin ve radyolojik görüntülemenin önemine dikkat çekti

Abone Ol

Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Cenk Durmuşlar, çene kemiğinde gelişen kistlerin uzun süre hiçbir belirti vermeden büyüyebildiğini belirtti. Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Durmuşlar, bu nedenle rutin diş muayeneleri sırasında yapılan radyolojik görüntülemelerin erken tanı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

PANORAMİK RÖNTGENDE TESADÜFEN SAPTANABİLİYOR

Prof. Dr. Durmuşlar, çene kemiğinde diş veya diş dokularıyla ilişkili olarak gelişebilen kistlerin bazı hastalarda herhangi bir şikayet oluşturmadan ilerleyebildiğini söyledi. Bu tür kistlerin, rutin diş muayenesi sırasında çekilen panoramik röntgenlerde tesadüfen tespit edilebildiğini belirten Durmuşlar, erken dönemde fark edilmesinin tedavi planlamasını kolaylaştırdığını kaydetti.

ŞİŞLİK VE AĞRIYA NEDEN OLABİLİYOR

Çene kistlerinin büyüklüğüne ve bulunduğu bölgeye bağlı olarak farklı belirtiler ortaya çıkabileceğini ifade eden Durmuşlar, kistin ilerlemesi durumunda çenede veya yüzde şişlik, ilgili bölgede ağrı, dişlerde yer değiştirme ya da sallanma görülebileceğini anlattı. Durmuşlar, “Enfeksiyon gelişmesi durumunda ağrı ve şişlik daha belirgin hale gelebilir. Bu aşamaya gelmeden tespit edilmesi, hem çevredeki anatomik yapıların korunması hem de tedavinin planlanması açısından önemli.” ifadelerini kullandı.

GÖMÜLÜ DİŞLERE DİKKAT

Bazı çene kistlerinin gömülü dişlerle ilişkili olarak gelişebildiğine dikkat çeken Durmuşlar, özellikle gelişimini tamamlamamış veya çene kemiği içinde kalmış dişlerin düzenli olarak radyolojik değerlendirmeden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Gömülü dişlerin çoğu zaman ağrı oluşturmadığı için yıllarca fark edilmeyebileceğini ifade eden Durmuşlar, “Ancak bazı kist türleri, gömülü dişlerin çevresinde gelişebilir. Bu nedenle gömülü dişlerin yalnızca ağrı oluşturduğunda değil, hekim tarafından gerekli görülen aralıklarla değerlendirilmesi önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

BÜYÜK KİSTLER NADİREN KIRIK RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR

Fark edilmeden büyüyen çene kistlerinin çevre dokular üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini vurgulayan Durmuşlar, komşu dişlerin köklerine baskı yaparak dişlerde yer değiştirme, sallanma veya kök rezorpsiyonuna neden olabileceğini söyledi. Kistin bulunduğu bölgeye göre sinirlere baskı oluşabileceğini belirten Durmuşlar, bunun uyuşma ve his kaybına yol açabileceğini, enfeksiyon eklenmesi durumunda ise ağrı, şişlik ve iltihabi akıntının ortaya çıkabileceğini ifade etti. Durmuşlar, “Çok büyük kistler, çene kemiğini zayıflatarak nadiren kırık riskini de artırabilir. Bu nedenle belirti vermeyen kistlerin erken dönemde tespit edilmesi, çevre dokuların korunması ve daha kapsamlı cerrahi işlemlerin önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.” dedi.

KESİN TANI İÇİN PATOLOJİK İNCELEME GEREKEBİLİYOR

Çene kistlerinin farklı türlerinin bulunduğunu belirten Durmuşlar, görüntülemede kistik bir oluşum görülmesinin tek başına kesin tanı koymak için yeterli olmayabileceğini söyledi. Klinik ve radyolojik değerlendirmenin ardından gerekli görülen vakalarda çıkarılan dokunun patolojik incelemeye gönderildiğini ifade eden Durmuşlar, kesin tanının bu inceleme sonucunda konulabildiğini anlattı.

TEDAVİ HER HASTADA FARKLI PLANLANIYOR

Prof. Dr. Durmuşlar, kistin türü, büyüklüğü, bulunduğu bölge ve çevredeki anatomik yapılarla ilişkisine göre tedavi yönteminin değişebildiğini belirtti. Küçük ve uygun kistlerin cerrahi olarak tamamen çıkarılabildiğini, daha büyük kistlerde ise basıncı azaltarak küçülmesini sağlayan yöntemlerden yararlanılabildiğini ifade eden Durmuşlar, amaçlarının yalnızca kisti ortadan kaldırmak değil, sağlıklı çene kemiğini ve çevredeki yapıları da mümkün olduğunca korumak olduğunu söyledi. Cerrahi işlemin ardından sürecin tamamen sona ermiş kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayan Durmuşlar, özellikle tekrarlama riski bulunan kistlerde hekimin belirlediği aralıklarla klinik ve radyolojik takip yapılmasının gerekli olduğunu kaydetti.