Vatandaşlarımızın hac ibadeti için başvurusunu yapması ve sıra bekleyerek çekilen kura sonucunda hacca gidenlerin dışında, birde hacca görevli gönderilen devlet memurları da oluyor. Bu devlet memurlarının bir bölümü de, hac görevini ifa etmek için giden hacı adaylarına sağlık hizmeti sunmak için gönderilen sağlık personelleri.

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü her yıl olduğu gibi 2026 yılı için de, hac organizasyonunda görev alacak sağlık personeli için, duyuru yayınlayarak Ankara’da yazılı sınav yaptı.

Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya giden doktor, diş tabibi, hemşire, ebe, ATT, paramedik vb. pek çok sağlık personeli sınava girdi.

Sınav sonrası sağlık personellerinin yer aldığı bir Whastsapp grubunda sınavın şeffaf olmadığı konusunda tartışmalar başladı. Gruptaki tartışmalar neticesinde bir kaç sağlık personeli gruptan çıkarılırken, bir grup yöneticisinin, “Bunların hesabı sorulacak tek tek hepimize” demesi de adayların tepkisini çekti.

Adayların ifadesine göre, pek çok adayın 30 Kasım'da girmiş olduğu sınavda şeffaflığın olmaması kafaları karıştırdı. Tabi bu sorun sadece 2026 yılına ait bir sorun değil. Maalesef hemen her yıl düzenlenen hac organizasyonuna her yıl kafalar karışıyor. Maalesef hac görevine hangi sağlık personelinin hangi kritere göre gideceği de net değil.

Hacda sağlık personeli görevlendirmesi sıradan bir görevlendirme değil. Elbette bazı kriterler belirlenebilir. Ancak belirlenecek kriterlerin açık ve net olması gerekir.

Mesela; ülkemizde 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde görev yapan binlerce ambulans şoförümüz var iken, ambulans şoförlerinin din görevlisi olması da, görevlendirmelerde liyakatten ne kadar uzak olunduğunun bir göstergesi. Ambulans kullanmak sıran bir şoförlük işi değil. Tecrübe ve yetenek isteyen bir iş.

Hacca görevli gitmek isteyen sağlık personelinin kayıtlı olduğu whatsapp Grubunda, sınavın adaletli olup olmaması hususunda yapılan yazışmalarda “Suudi Arabistan’dan aniden gelen emir üzerine kurum ne yapsın” gibi ifadelerin yer alması, bazı personellerin yıllarca başvuru yapıp görevli olarak hacca gidememesine rağmen, hacca her yıl düzenli giden sağlık personellerinin olduğu da gelen bilgiler arasında.

Ayrıca hac görevlerinin tespiti ile ilgili bir komisyonun olduğundan da bahsediliyor.

Ancak komisyonun adayları seçmesindeki kriterlerinin ne olduğu belli değil.

Kriterler şeffaf olarak adaylara ve kamuoyuna açıklanmalı ki, kafalarda soru işareti kalmasın. Sınavla ilgili bilgi almak isteyen bazı sağlık personelleri gruptan atılmış olması, bazı grup yöneticilerinin bazı adaylara, “Bunların da hesabı sorulacak tek tek hepimize” gibi tehditkâr cümleler kullanmış olmasının kabul edilebilir bir yanı yok.

Öte yandan ülkemizin her bir köşesindeki memurlarımızın sınav için Ankara’ya gitmesi, ekonomik olarak zor geçinen sağlık personellerimize de ekstra bir külfet getirmektedir.

Tüm bu hususlarda Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri daha hassas davranmalı ve hacda görev alacak sağlık personellerinin aklındaki soru işaretlerini ortadan kaldırmalıdır.