Özel hastaneler açılıyor. Doktorlarımız özel hastanelere transfer oluyor. Her geçen gün açılan özel hastanelerin sayısıyla birlikte özellikle üniversite hastanelerimiz başta olmak üzere kamuda bulunan pek çok hocanın özel hastanelere transfer olması, ekonomik gücü yeterli olmayan, kamudan hizmet alan vatandaşlarımızın kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşımını zora sokmaktadır. İzmir ilimizde son açılan bir özel hastaneye, sadece Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden 20’ye yakın, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden 10’a yakın hocanın geçtiği konuşulmaktadır. Pek çok hocamıza cazip ekonomik koşullar sunan özel hastanelerin sayısı her geçen gün artmakta, kamu özel iş birliğiyle yapılan şehir hastaneleriyle birlikte devlete, dolaylı olarak millete çok büyük maliyetler getirmektedir. Devletin yetiştirdiği, yeni uzman olmuş hekimlerimizin ve mesleğinde ilerlemiş ve vatandaşlar tarafından aranan hocaların özel sektöre geçmesi kamu adına büyük bir kayıptır.
Bir başka sorun, ekonomik olarak özel hastanelerin yeterince denetlenmemesi vatandaşın ödediği ücrete ilaveten SGK’nın (Sosyal Güvenlik Kurumu) çok büyük ücretler ödemesi Sağlık Bakanlığı bütçesini de büyük yük getirmektedir. Şunu vurgulamakta yarar vardır ki, hiçbir gerekçe insan sağlığının önüne geçmemelidir. Bu gidişle üniversitelerimizde öğrenci yetiştirecek hocalarımız da kalmayacaktır. Sağlık hizmeti sunumu ve öğrenci yetiştirme konusunda üniversite hastanelerimizde tehlike çanlarının çaldığını vurgulamakta yarar vardır. Kamudan yurt dışına giden, ya da özel sektöre geçen hocalarımızdan boşalan kadrolara yabancı doktorla doldurmaya çalışmakta çözüm değildir. Maalesef bu gün yaşanan sıkıntıların temelinde, “beni Türk hekimlerine emanet edin” düşüncesinden, “giderlerse gitsinler” düşüncesine gelenlerin büyük payları vardır. Öncelikle, itibarsızlaştırılan hekimlerimizin itibar iadeleri yapılmalı, ekonomik, sosyal, özlük hakları ele alınarak kamudan ayrılmamaları için gerekli önlemler alınmalıdır. Özel hastaneler olabilir. Ancak özel hastanelerin çalışma şekli devlet hastanelerinin alternatifi şeklinde değil, ekonomik durumu iyi olan vatandaşlarımızın gittiği yerler olmalıdır. Bunun böyle olması için de, öncelikle kamu hastaneleri vatandaşlarımızın her türlü sağlık hizmetini temin edebilmelidir. Bunun en önemli yolu da, devlet elindeki mesleğinde uzmanlaşmış, vatandaşlar tarafından tercih edilen doktorları yurt dışına ya da özel hastanelere kaptırmamalıdır. Ve en önemli noktalardan bir tanesi de, özel hastane sayılarının bir şekilde kontrol altında tutulması için çalışmalar yapmaktır. Vatandaşlarımız şundan emin olsunlar ki, bu gün pek çok devlet hastanesinin imkanları özel hastanelerden çok daha iyi durumdadır.