Sağlık

Her 100 kişiden 1’ini etkiliyor: Sessiz tehlike çölyak

9-15 Mayıs Dünya Çölyak Haftası kapsamında uzmanlar, toplumda her 100 kişiden 1’ini etkileyen çölyak hastalığının çoğu zaman sessiz ilerlediğini ve bu nedenle tanının gecikebildiğini belirtiyor.

Abone Ol

9-15 Mayıs Dünya Çölyak Haftası kapsamında Liv Hospital Ulus Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koruk, çölyak hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koruk, toplumda her 100 kişiden 1’inde görülen bu hastalığın çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini ve tanının gecikebildiğini söyledi.

HASTALIĞIN TEMEL MEKANİZMASI

Prof. Dr. Koruk, çölyak hastalığının genetik yatkınlığı olan bireylerde ortaya çıktığını ve ince bağırsakta hasara yol açarak besin emilimini bozduğunu belirtti. Erken tanı, doğru beslenme ve düzenli takip sürecinin kritik olduğunu vurguladı.

GLUTEN VE BAĞIŞIKLIK TEPKİSİ

Hastalığın temelinde gluten proteinine karşı gelişen anormal bağışıklık yanıtının bulunduğunu ifade eden Koruk: "Gluten; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan gliadin ve glutenin proteinlerinden oluşur. Bu proteine karşı gelişen hassasiyet sonucunda ince bağırsakta besin emilimini sağlayan villus adı verilen yapılar düzleşir ve hasar görür. Bu durum vitamin, mineral ve diğer besin öğelerinin emilememesine neden olarak çok sayıda sistemik soruna yol açabilir" dedi.

GÖRÜLME SIKLIĞI VE TANISIZ HASTALAR

Koruk, çölyak hastalığının dünya genelinde yaklaşık yüzde 1 oranında görüldüğünü belirtti.

Koruk: "Birçok hasta hafif veya atipik belirtiler nedeniyle uzun süre tanı alamayabiliyor. Bu da hastalığın ilerlemesine ve farklı organ sistemlerini etkilemesine neden oluyor" diye konuştu.

BELİRTİLERİN GENİŞ KAPSAMI

Hastalığın sadece sindirim sistemi ile sınırlı olmadığını belirten Koruk: "Şişkinlik, kronik ishal veya kabızlık, karın ağrısı, yağlı ve kötü kokulu dışkı gibi sindirim sistemi bulgularının yanı sıra; açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk sık görülür. Bunun dışında demir eksikliği anemisi, kemik erimesi (osteoporoz), boy kısalığı, diş minesi bozuklukları ve kaşıntılı deri döküntüleri gibi bağırsak dışı bulgular da çölyak hastalığının önemli ipuçlarıdır" dedi.

TANI SÜRECİNDE KRİTİK NOKTALAR

Tanı yöntemlerine değinen Koruk: "Kan testleri ile gluten ve bileşenlerine karşı oluşan antikorların ölçülmesi tanıda yol göstericidir. Ancak test öncesinde glutensiz diyete başlanması yanlış sonuçlara neden olabilir. Antikor testi pozitif olan bireylerde kesin tanı için endoskopi ile ince bağırsaktan biyopsi alınması gereklidir" diye konuştu.

TEDAVİ YÖNTEMİ: ÖMÜR BOYU DİYET

Prof. Dr. Koruk: "Buğday, arpa ve çavdar içeren tüm ürünler kesinlikle tüketilmemelidir. Ekmek, makarna, hamur işleri başta olmak üzere bu tahılları içeren tüm gıdalardan kaçınılmalıdır. Ayrıca işlenmiş gıdalarda gizli gluten bulunabileceği için etiket okuma alışkanlığı büyük önem taşır" dedi.

GİZLİ GLUTEN RİSKİ

Günlük yaşamda birçok üründe gizli gluten olabileceğini söyleyen Koruk: "Hazır çorbalar, bulyonlar, salata sosları, soya sosu, paketli baharat karışımları ve işlenmiş et ürünleri riskli olabilir. Ürün içeriklerinde ‘hidrolize bitkisel protein', kaynağı belirtilmemiş ‘nişasta' veya ‘aroma verici' ifadeleri varsa dikkatli olunmalı, gerekirse üretici firmadan bilgi alınmalıdır" diye konuştu.

İÇECEKLER VE YULAF KONUSU

Koruk: "Bira, boza ve malt içeren içecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Yulaf doğal olarak gluten içermese de üretim sırasında buğdayla temas edebileceği için çapraz bulaşma riski taşır. Bu nedenle yalnızca ‘glutensiz' sertifikalı yulaf ürünleri tercih edilmelidir" dedi.

GÜVENLİ BESİNLER

Glutensiz beslenmede güvenle tüketilebilecek gıdaları da sıralayan Koruk: "Pirinç, mısır, patates, kinoa, karabuğday gibi tahıllar; et, balık, yumurta ve baklagiller; katkısız süt ve süt ürünleri; taze sebze ve meyveler güvenle tüketilebilir. Çiğ ve katkısız kuruyemişler de beslenmede yer alabilir" diye konuştu.

ÇAPRAZ BULAŞMA RİSKİ

Ev ortamında bile gluten bulaşmasının sorun yaratabileceğini vurgulayan Koruk: "Aynı kesme tahtası, tost makinesi, kaşık veya süzgeçlerin kullanılması bulaşmaya neden olabilir. Kavanoz ürünlere glutenli ekmekle temas eden bıçakların sokulması dahi risklidir. Bu nedenle çölyak hastaları için ayrı mutfak ekipmanları kullanılmalı ve maksimum hassasiyet gösterilmelidir" dedi.

DIŞARIDA BESLENME VE DİYET TAKİBİ

Restoranlarda dikkat edilmesi gerektiğini belirten Koruk: "Personelden özel hazırlık talep edilmeli, çapraz bulaşma riski göz önünde bulundurulmalıdır" dedi.

Ayrıca glutensiz diyetin bazı besin öğelerinde eksiklik oluşturabileceğini ifade ederek dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.

UZMAN TAKİBİ

Prof. Dr. Koruk: "Çölyak hastaları mutlaka bir gastroenteroloji uzmanı tarafından izlenmeli, gerekli durumlarda tetkikler ve endoskopik değerlendirmeler yapılmalıdır. Diyete uyumsuzluk durumunda hastalık ilerleyerek farklı organ ve sistemlerde ciddi sorunlara yol açabilir" dedi.